Ekonomi Gündemi: Beklenti, bütçe, cari açık, dış ticaret, enflasyon, hizmet PMI, reel faiz

4 – 8 Temmuz haftasında, Temmuz ayına ilişkin olarak TCMB piyasa anket sonuçlarında enflasyon ve GSYH büyüme beklentilerine odaklanacağız. Haziran ayına ilişkin olarak enflasyonda yükseliş, reel faizde düşüş, dış ticaret verilerinde gerileme göreceğiz. Mayıs ayına ilişkin olarak cari açıkta artış sürpriz olmayacak, dış ticaret endeksleri ise şirketlerin karlılığı açısından önemli ipuçları verecek.

4 TEMMUZ 2022, PAZARTESİ

HAZİRAN AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Mayıs ayında yıllık %73,50, aylık %2,98 artış kaydetmişti. Yurt içi üretici fiyat endeksindeki (Yİ-ÜFE) artış ise yıllık bazda %132,16, aylık bazda %8,76 olmuştu. Yıllık artış olarak TÜFE ve Yİ-ÜFE arasındaki fark Mayıs ayında tarihi en yüksek seviye olan yüzde 59 puana yükselmişti. Merkez Bankası Katılımcı Beklenti Anketine göre TÜFE’nin aylık %3,77 artması bekleniyor. AA Finans anketine göre TÜFE’de aylık ortalama %4,44, Reuters anketine göre aylık ortalama %5,38 (yıllık %78,35) artış bekleniyor. Reuters anketinde ekonomistlerin yılsonu TÜFE beklentisi ortalaması ise %69,5 seviyesinde bulunuyor. Yİ-ÜFE’ye ilişkin olarak Haziran ayı imalat sektörü PMI verileri girdi maliyetlerinde sert yükselişe işaret etti. Nitekim Dolar/TL kurunun %8,89 yükseldiği Haziran ayında Yİ-ÜFE’nin paralel bir artış kaydetmesi halinde Yİ-ÜFE’deki yıllık artış %143 olacak. Söz konusu artış TÜFE ve Yİ-ÜFE arasındaki farkın (grafikte sarı çubuklar) yüzde 64 puana yükselmesine sebep olacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

HAZİRAN AYI REEL FAİZ ORANLARI – TURKEY DATA MONITOR

Turkey Data Monitor hesaplamalarına göre Mayıs ayında 12-ay geriye dönük gerçekleşen reel faiz oranı yüzde eksi 27,51, 12-ay ileriye dönük beklenen reel faiz oranı yüzde eksi 5,63 olmuştu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

HAZİRAN AYI DIŞ TİCARET VERİLERİ – TİCARET BAKANLIĞI

Mayıs ayında 19,0 milyar dolarlık ihracat, 29,6 milyar dolarlık ithalat yapılmış, böylece 10,6 milyar dolarlık dış ticaret açığı oluşmuştu. Haziran ayı imalat sektörü PMI verileri sektörde daralmaya, siparişlerde düşüşe işaret etti. Dış ticaret verilerinde önceki aya göre düşüş kaçınılmaz gözüküyor.

Kaynak: TÜİK

FİNANSAL KESİM DIŞINDAKİ FİRMALARIN (FKDF) NİSAN AYI DÖVİZ VARLIK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ – TCMB

2022 yılı Mart ayında FKDF’lerin döviz varlıkları aylık 5,5 milyar dolar artışla 162,3 milyar dolara yükselmiş, döviz yükümlülükleri ise 276,4 milyar dolar ile önceki aya göre değişmemişti. Böylece FKDF’lerin net döviz pozisyonu aylık 5,5 milyar dolar azalışla 114,1 milyar dolara gerilemişti.

Kaynak: TCMB

5 TEMMUZ 2022, SALI

HAZİRAN AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU (REDK) – TCMB

Mayıs ayında TÜFE bazlı REDK aylık 1,2 puan düşüşle 55,62 seviyesine gerilemişti. Haziran ayında Dolar/TL’de %8’lik artış REDK’de düşüş getirecektir.

Kaynak: TCMB

HAZİRAN AYI KÜRESEL HİZMET SEKTÖRLERİ PMI ENDEKSLERİ – TÜİK

Mayıs ayında JP Morgan ve S&P Global tarafından hazırlanan verilere göre küresel hizmet sektörü PMI endeksi 52,2 puan ile önceki aya göre değişiklik göstermemişti. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğünü gösteriyor. Mayıs ayında girdi maliyetleri son 200 ayın en hızlı artışını kaydetmiş, paralelinde çıktı fiyatları da sert yükselmişti. Haziran ayı ilk tahminlerine göre ABD, Avustralya ve Euro Bölgesi’nde hizmet sektörleri önceki aya göre yavaş hızla büyümelerini sürdürdü, Japonya’da ise hizmet sektöründeki büyüme Haziran ayında hızlandı.

Kaynak: JP Morgan, S&P Global

7 TEMMUZ 2022, PERŞEMBE

HAZİRAN AYI BM KÜRESEL GIDA FİYAT ENDEKSLERİ – http://www.foa.org

BM Gıda Fiyat Endeksi Mayıs ayında aylık bazda %0,6 düşerken yıllık %22,8 artış kaydetmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

HAZİRAN AYI NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Mayıs ayında Hazine bütçesi 316,5 milyar TL gelir, 167,2 milyar TL harcama gerçekleştirmiş, 149,2 milyar TL bütçe fazlası vermişti. Hazine 13,4 milyar TL net borçlanma gerçekleştirmiş, 15,3 milyar TL kur farkı geliri elde etmiş, 178,3 milyar TL banka hesabına eklemiştir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ (1 TEMMUZ) – BDDK, TCMB

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmeye devam ettiği 24 Haziran ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artmaya devam etti. TL cinsi mevduat faizleri ortalama %16-19 aralığına yükseldi, TL cinsi kredi faiz oranları da %18-31 aralığına geriledi. TL mevduatları önceki haftaya göre %0,9, kredi hacmi %1,4 artış kaydetti. Yabancı para kredi hacmi ise haftalık 1,3 milyar dolar düşüşle 145,0 milyar dolara geriledi. Gerçek kişilerin döviz mevduatları (DTH) 133,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişmedi, tüzel kişilerin 79,8 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar arttı, böylece yurt içi döviz mevduatları 0,9 milyar dolar artışla 213,5 milyar dolar oldu. Yurt dışı döviz mevduatları 26,7 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,7 milyar dolar arttı. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu önceki haftaya göre 0,4 milyar dolar artışla 4,0 milyar dolara yükseldi. Merkez Bankasında tutulan uluslararası rezervler 101,9 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar arttı; altın rezervleri 41,6 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişmedi, brüt döviz rezervleri 60,3 milyar dolar ile önceki haftaya göre 0,9 milyar dolar arttı. Merkez Bankasının net rezerv açığı önceki haftaya göre 0,1 milyar dolar artışla 57,8 milyar dolara yükseldi. Yurt dışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stokları toplamı 17,5 milyar dolar ile bir önceki haftaya göre 0,1 milyar dolar arttı. Yurt dışı yerleşikler hisse senetlerinde 98 milyon dolar ve DİBS’te 58 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi; böylece yılbaşından bu yana yurt dışı yerleşikler hisse senetlerinde 3,3 milyar dolar, DİBS’te 2,0 milyar dolarlık net satış yaptı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

8 TEMMUZ 2022, CUMA

TCMB TEMMUZ AYI PİYASA KATILIMCILARI ANKETİ – TCMB

Haziran ayında piyasa katılımcıları 2022 yılını TÜFE’nin yıllık %64,6 seviyesinden kapatmasını, 2022 yılında toplam 37,0 milyar dolar cari açık verilmesini, 2022 yılında %3,5’lik GSYH büyümesi kaydedilmesini bekliyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MAYIS AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Arındırılmamış verilere göre ihracat miktar endeksi önceki aya göre hafif gerilemiş, ithalat miktar endeksi aylık %8,9 düşmüş, ihracat birim değer endeksi aylık %3,2 artmış, ithalat birim değer endeksindeki aylık artış ise %4,9 olmuştu. Daha anlaşılabilir bir anlatımla: Nisan ayında miktar bazında ihracattaki düşüş ithalat miktarına göre daha hafif olsa da birim değer bazında ithalat fiyatı ihracat fiyatından daha fazla artmıştır, söz konusu artış Şubat 2021’den itibaren hızlanarak artmaktadır. Mayıs ayı dış ticaret verileri ihracat miktar endeksinde düşüş, ithalat miktar endeksinde yatay bir seyre işaret ediyor. Dikkatimiz birim değer endekslerine yönelmiş olacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MAYIS AYI ÖDEMELER DENGESİ – TCMB

Nisan ayında cari işlemler dengesi 2,7 milyar TL açık vermişti. Mayıs ayında 10 milyar dolar dış ticaret açığı kaydedilmesi cari açıkta paralel bir artışa sebep olacak, turizm gelirlerindeki artış ise (yaklaşık 1 milyar dolar) cari açığı azaltıcı yönde etki yaratacak.

Kaynak: Turkey Data Monitor

ABD HAZİRAN AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ – http://www.bls.gov

Mayıs ayında ABD’de işsizlik oranı %3,6 ile önceki aya göre değişiklik göstermemiş, ortalama saatlik kazançlar 31,95 dolar ile önceki yıla göre %5,24 artış kaydetmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Üretici maliyetleri artmaya devam ediyor

Kaynak: Turkey Date Monitor

Mayıs ayında enflasyon maratonunda tarımsal girdi maliyetleri (Tarım-GFE) ikinci sıraya yükseldi. Mayıs ayında yurt içi üretici maliyetleri (Yurtiçi-ÜFE) yıllık %132,16 ile rekor kırarken, Tarım-GFE yıllık %117,3 (aylık %7,45) artış kaydetti. Yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE) ise Mayıs ayında yıllık %100,54 (aylık %6,51) arttı.

Mayısta tarımsal girdi maliyetlerinin yıllık %117,3 artmasında ana etken gübre maliyetlerindeki artış oldu.

Yurt dışı üretici maliyetlerinin mayısta yıllık %100,5 artmasında ise ana etken enerji maliyetlerindeki artış oldu.

Maliyet artışlarını, döviz kurunda istikrar ve enflasyon beklentilerinde düşüş yavaşlatabilir.

Güven artırıcı önlemler şart: Merkez Bankasının bağımsızlığı, bütçe disiplini, verimliliği artıracak ve üretimi teşvik edecek bir tarım politikası, etkin bir eğitim reformu, sağlık reformu,… Liste uzadıkça uzuyor.

Ekonomi Gündemi: Enflasyon, imalat sektörü PMI, beklenti anketi, Merkez Bankası politika faizi

3-7 Mayıs haftasında açıklanacak verilerde enflasyon ve enflasyon beklentilerinde artış ile ihracatın imalat sektörünü desteklemeye devam ettiğini göreceğiz. Merkez Bankası ise para politikası toplantısında yüksek ihtimalle %19 olan politika faizinde değişikliğe gitmeyecek.

3 MAYIS 2021, PAZARTESİ

NİSAN AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Nisan ayında yıllık %16,19, aylık %1,08 artış kaydetmişti. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise aynı ayda yıllık %31,20, aylık %4,13 arttı. %50 ABD doları %50 Euro’dan oluşan döviz sepetinin Türk lirasına karşı Nisan ayında yıllık %25,4, aylık %6,5 değer kazanmış olması sebebiyle hem TÜFE hem de Yİ-ÜFE’de artışlar sürecek. Nitekim Bloomberg HT anket çalışmasında ekonomistler Nisan ayında TÜFE’de ortalama olarak aylık %1,8, yıllık %17,2 artış beklerken yıl sonu tahminleri %14,4’e yükseldi. Merkez Bankası ise geçen hafta yayınlanan 2. çeyrek enflasyon raporunda yıl sonunda TÜFE tahminini %12,2 seviyesine yükseltmişti. Yİ-ÜFE’de ise Türk lirasındaki değer kaybından doğrudan etkilenmesi sebebiyle, Nisan ayında aylık %4-%6 arasında bir artış Yİ-ÜFE’yi yıllık olarak %34-%38 aralığına taşıyabilir.

Kaynak: Turkey Data Monitor

NİSAN AYI IHS MARKIT İMALAT SEKTÖRÜ TÜRKİYE VE DÜNYA PMI ENDEKSLERİ – IHS MARKIT

İSO ve IHS Markit iş birliğiyle hazırlanan Türkiye’nin imalat sektörü PMI endeksi, Mart ayında küresel imalat sektöründeki toparlanmaya bağlı olarak önceki aya göre büyüme kaydetmişti. IHS Markit’in Nisan ayı ilk tahminleri Türkiye’nin en önemli dış ticaret ortakları olan Euro Bölgesi, ABD ve İngiltere’de imalat sektörlerinde büyüme eğiliminin sürdüğünü, ihracat talebinin ve üretimin arttığını gösterdi. Dolayısıyla, Nisan ayında Türkiye imalat sektörü de ihracatın desteğiyle bu olumlu gelişmelerden etkilenecektir. MÜSİAD’ın yayınladığı Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi Nisan ayında aylık 1,7 puan artışla 52,5 seviyesine yükseldi. İSO ve MÜSİAD’ın yayınladığı endekslerin 50 üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyümeyi, altındaki değerler ise küçülmeyi gösteriyor.

Kaynak: ISO, IHS MARKIT

NİSAN AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ (TEPE) – TEPAV

Mart ayında TEPE aylık yüzde 4,1 puan düşüşle eksi %19,1 seviyesine gerilemişti. Bu değer, anket sorularına katılımcıların olumlu ve olumsuz gelişme ve beklenti sunanların yüzdesi arasındaki farkı gösteriyor. TEPE, en son Nisan 2016’da pozitif değer almıştı.

Kaynak: Turkey Data Monitor

4 MAYIS 2021, SALI

NİSAN AYI REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU (REDK) – TCMB

Nominal efektif döviz kuru, Türkiye’nin dış ticaretinde önemli paya sahip ülkelerin para birimlerinden oluşan sepete göre, Türk lirasının ağırlıklı ortalama değeridir. TÜFE bazlı REDK Mart ayında aylık %5,4 değer kaybıyla 65,71 seviyesine gerilemişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

ŞUBAT AYI FİNANSAL KESİM DIŞINDAKİ FİRMALARIN DÖVİZ VARLIK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ – TCMB

Merkez Bankası, Türkiye’de finansal kesim dışında faaliyet gösteren firmaların yurt içi finansal kesim ve yurt dışında yerleşiklerle olan işlemlerinden doğan döviz varlık ve yükümlülüklerine, dolayısıyla taşıdıkları kur riskine ilişkin göstergeleri her ay yayınlamaktadır. Aralık 2020 verilerine göre varlıklar Ocak 2021’de 1,4 milyar dolar, yükümlülükler 3,0 milyar dolar azalmıştı. Net Döviz Pozisyonu Açığı ise Ocak ayında 156,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiş ve Aralık 2020’ye göre 1,6 milyar dolar azalmıştı. Sektör, 2018 yılı Mart ayında 223,3 milyar dolarlık Net Döviz Pozisyonu Açığı ile rekor kırmıştı. 2018 yılının Ağustos ayında Türk lirasında yaşanan sert değer kaybının ardından finansal kesim dışındaki firmalar döviz varlıklarını artırıp döviz yükümlülüklerini azaltmayı tercih etmiş, sektörün Net Döviz Pozisyonu Açığı düşüş eğilimini sürdürmüştür.

Kaynak: Turkey Data Monitor

5 MAYIS 2021, ÇARŞAMBA

NİSAN AYI BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI – TCMB

Mart ayında yıl sonu TÜFE beklentisi %13,1, cari açık beklentisi 25,8 milyar dolar seviyelerine yükselmiş, 2021 yılı GSYİH büyüme beklentisi %4,3 seviyesine gerilemişti.

NİSAN AYI IHS MARKIT HİZMET SEKTÖRÜ KÜRESEL PMI ENDEKSLERİ – IHS MARKIT

IHS Markit göstergeleri pandemi ile savaşta özellikle aşılamada hızlı hareket eden ülkelerin hizmet sektörlerinin Mart ayında büyüme kaydettiğini göstermişti. Nisan ayında da ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere’de hizmet sektörlerinin büyümeye devam ettiği sinyallerini aldık.

6 MAYIS 2021, PERŞEMBE

MERKEZ BANKASI PARA POLİTİKASI TOPLANTISI – TCMB

TCMB’nin artan gıda, emtia ve ham madde fiyatlarına bağlı olarak artan enflasyonist baskıya rağmen politika faizinde değişiklik yapmayacağını tahmin ediyoruz.

TCMB VE BDDK, 30 NİSAN 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

22 Nisan ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergeler (M1, M2, M3) önceki haftaya göre artışlarını sürdürdü. TL cinsi mevduatlar önceki haftaya göre artarken, TL cinsi krediler geriledi. Ortalama mevduat faizleri %19’lara yaklaşırken, ihtiyaç kredileri %24,5 seviyelerinde seyretti, ticari krediler ise yeniden %21 seviyelerini aştı. Döviz mevduatları haftalık 1,6 milyar dolar azalışla 217,0 milyar dolar seviyesine geriledi; tüzel kişiler döviz mevduatlarını 0,6 milyar dolar, yurt dışı döviz mevduatları ise 0,7 milyar dolar azaldı, bireysellerin döviz mevduatları değişiklik göstermedi. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyonu 6,1 milyar dolar ile önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Uluslararası rezervler 88,7 milyar dolar ile önceki haftaya 0,9 milyar dolar geriledi; altın rezervleri 0,9 milyar dolar artarken, brüt döviz rezervleri 1,7 milyar dolar azaldı. Rezervlerin azalmasına bağlı olarak Merkez Bankası döviz likiditesi açığı 1,5 milyar dolar artışla 43,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku toplamı önceki haftaya göre 1,7 milyar dolar azalışla 29,2 milyar dolar seviyesine geriledi. Yurt dışı yerleşikler 22 Nisan haftasında 148 milyon dolarlık net satış yapılırken; hisse senetlerinde net 104 milyon dolarlık alış, DİBS’te net 253 milyon dolarlık satış oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

7 MAYIS 2021, CUMA

NİSAN AYI NAKİT BÜTÇE VERİLERİ – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Hazine’nin nakit bazlı bütçe dengesi Mart ayında 41,0 milyar TL fazla vermiş, böylece yılın ilk çeyreğinde nakit bütçe dengesi 11,3 milyar TL fazla vermiş oldu. 2020 yılı genelinde toplam 181,9 milyar TL nakit açığı kaydedilmişti.

Kaynak: Turkey Data Monitor

MART AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ – TÜİK

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2021 Ocak ayında 139,0 olan ihracat miktar endeksi %5,5 azalarak, 2021 Şubat ayında 131,3 olmuştu. İthalat miktar endeksi ise aynı dönemde %1,0 azalışla 2021 Şubat ayında 110,5 seviyesine gerilemişti. Mart ayında ihracat ve ithalat hacimlerinde aylık bazda hızlanma yaşamıştık, dolayısıyla dış ticaret endekslerinde de yukarı yönlü bir seyir görülecektir. Öte yandan ihracat birim değer endeksinin (100,4), ithalat birim değer endeksine (105,5) bölünerek 100 ile çarpılmasıyla oluşan dış ticaret haddi aylık 2,4 puan düşüşle 95,1 seviyesine gerilemişti. Küresel tedarik zincirindeki kısıtlardan dolayı Türkiye’de ithalat maliyetlerindeki hızlanma Eylül 2020’den bu yana ihracattan elde edilen geliri gerisinde bırakmaya devam etmektedir. Enerji dışı dış ticaret haddinin, dış ticaret haddinin aşağısında olması ise özellikle ithal girdi kullanarak ürettiğini ihraç eden imalatçıların yüksek ithalat maliyetleri ve yüksek dış rekabet ortamında savaşmaya devam ettiklerini gösteriyor.

Kaynak: TÜİK
Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Finans dışı özel sektörün dış borcu artıyor

Türkiye’de özel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcu artmaya başladı…

Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, 2018 yılı Şubat ayında 228,0 milyar dolar seviyesine kadar çıkan özel sektörün uzun vadeli toplam yurt dışı kredi borcu, Aralık 2020’de bir önceki aya göre 2,6 milyar dolarlık artışla 163,5 milyar dolar seviyesine yükseldi. Söz konusu yükselişte, finansal olmayan şirketlerin borcunda 1,9 milyar dolar, finansal kuruluşlarda ise 0,7 milyar dolarlık artışların etkisi oldu. Böylece, finans dışı şirketlerin uzun vadeli yurt dışı kredi borcu, Aralık 2020 itibariyle 93,1 milyar dolara, finans kuruluşlarının ise 70,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Aşağıdaki grafikte siyah renkli çubuklar özel finansal sektörün, gri renkli çubuklar finans dışı özel sektörün, açık gri çubuklar ise özel sektörün toplam yurt dışı kredi borcunu göstermektedir. 

Kaynak: TCMB, TDM

Finans dışı sektörün alt sektörlerine bakıldığında, sınai sektörünün uzun vadeli dış borcu 35,5 milyar dolar, sınai sektörünün alt sektörleri olan imalat sektörünün uzun vadeli dış borcu 23,4 milyar dolar; elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörünün ise 11,1 milyar dolardır.

Finans dışı sektörün diğer bir kolu da hizmetler sektörüdür ve 57,1 milyar dolarlık uzun vadeli dış borcu bulunmaktadır. Hizmet sektörünün alt sektörleri olan inşaat şirketlerinin uzun vadeli dış borcu 19,7 milyar dolar, ulaştırma ve depolama şirketlerinin 13,6 milyar dolar, bilgi ve iletişim şirketlerinin 6,4 milyar dolar, gayrimenkul faaliyetlerinin 5,3 milyar dolar, toptan ve perakende şirketlerinin 4,6 milyar dolar, insan sağlığı ve sosyal hizmetler kuruluşlarının 3,9 milyar dolardır.

Dolayısıyla, özel sektörün uzun vadeli yurt dışı kredi borcunun en büyük kısmını Covid-19’un durma noktasına getirdiği hizmet sektörü yüklenmiş durumdadır. İşte bu yüzden, Covid-19 kısıtlamaları devam ettikçe, şirketlerin borç ödeme kabiliyetleri ve borç döndürürken maruz kaldıkları yüksek maliyetler, ana başlıklar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Özel sektör finans dışı kuruluşların kısa vadeli dış borcu da artıyor…

TCMB verilerine göre Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku Aralık ayında bir önceki aya göre 4,2 milyar dolar artışla 138,7 milyar dolar seviyesine, finans dışı özel sektörün kısa vadeli dış borç stoku ise, aylık 1,3 milyar dolar artışla 57,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. Aşağıdaki grafikte özel sektör finans dışı kuruluşların kısa ve uzun vadeli yurt dışı borcunu görebilirsiniz.

Kaynak: TCMB, TDM

Gelecek 12 ayda vadesi dolacak ve yapılması gereken ödemeler ise, Kasım ayındaki 184,3 milyar dolardan Aralık ayında 188,8 milyar dolar seviyesine yükselmiştir.

Yurt içinde kredi faiz oranlarındaki artış, özel sektörü dış borca yöneltiyor…  

6 Kasım 2020’den itibaren Naci Ağbal başkanlığında TCMB, enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikasını devreye sokarak, politika faizini Kasım ve Aralık ayı toplantılarında toplam 675 baz puan (yüzde 6,75 puan) artışla %17 seviyesine yükseltti. Artık, bankalar gecelik vadede değil, 1-haftalık vade ile fonlanmaya başlandı. Elbette, faiz artışı kredi faizlerine de yansıyarak TL cinsi ticari kredi faiz oranları %20, ihtiyaç kredisi faiz oranları ise %23 seviyelerinin üzerine çıktı.

Enflasyonun sadece Türkiye’de değil küresel bazda da sinyallerini almaya başladık. Özellikle Türkiye’nin dış borçlanmada ağırlıklı olarak ABD doları ve Euro cinsinden borçlanması sebebiyle gözümüz ABD ve Euro Bölgesi ekonomilerinde. Nitekim ABD merkez bankası Fed, enflasyon vurgusu yapmaya başladı bile. Bu sebeple düşük faiz imkanından yararlanmak isteyen Türk şirketleri yurt dışındaki düşük faiz oranlarından faydalanmayı tercih etmeye başladı. Aslında şu şekilde sorsaydım siz zaten cevabını vermiş olacaktınız: “Bir şirket yöneticisi olsaydınız, yurt dışı borçlanma faizleri halen düşük seviyelerini korurken, üstelik de Türkiye’nin risk primi düşmüşken yurt içinden mi, yoksa yurt dışından mı borçlanmayı tercih ederdiniz?”

Eklemekte fayda var; aşılamanın olumlu sonuçlar vermesi ile birlikte, yılın ikinci yarısında kısıtlamalar da azalmaya başlayacaktır. Ve enflasyon sinyallerinin arttığı bir ortamda, Fed de faiz artırımına ilişkin sözlü yönlendirmelerine devam edecektir. Aşağıdaki grafikte, Fed’in 2013 yılı sonlarında faiz artırımı yapacağını sözlü olarak belirtmesiyle, Türkiye’deki finans dışı özel sektörün yurt dışından uzun vadeli borçlanmaya ağırlık verdiğini açıkça görebiliyoruz. 

Kaynak: TSMB, TDM

Peki, risk primi ne zamana kadar düşük kalmaya devam edecek?

Türkiye’nin Nisan 2020’de 650 seviyesinin üzerine çıkan 10-yıl vadeli CDS primleri 18 Şubat itibariyle 318 seviyelerine kadar geriledi. Benzer şekilde, 2-yıl vadeli CDS primi Mayıs 2020’de 580 seviyesini aşmışken yine 18 Şubat itibariyle 213 seviyelerine gerilemiş durumda. Bu iki sayı şunu ifade ediyor: Türkiye Hazinesi ve şirketleri diyelim ki ABD doları cinsinden 2-yıl vadeli borçlanmak istiyor. Yatırımcıya vadedilen getiri 2-yıl vadeli ABD tahvil faiz oranının üzerine %2-3 gibi ek bir prime işaret ediyor, ki bu prim hatırlarsak, 2020 yılı Nisan ayında %6’lara kadar yükselmişti. investing.com sitesinden aldığım aşağıdaki grafikte Türkiye’nin 2-yıl vadeli CDS primlerinin seyrini görebilirsiniz.

Kaynak: INVESTING.COM

Türkiye’nin risk primi düşmesine rağmen, Covid-19 ile ilgili her olumlu gelişme başta petrol olmak üzere emtia ve özellikle de gıda fiyatları üzerindeki baskıyı artırıp, enflasyon beklentilerini yukarı çekecektir. Bu sebeple Türkiye’nin risk primi düşmüşken yurt dışındaki mevcut düşük faiz imkanından faydalanmak elbette şirketler için rasyonel bir çözümdür.

Yukarıda sorduğum risk priminin ne zamana kadar düşük kalacağı tamamen Covid-19’a bağlı. Nasıl mı? Kısıntılar devam etse de etmese de, enflasyon baskısı sürecek, kısıntılardaki gevşeme fiyat artışlarını daha da hızlandıracaktır. Bu arada şunu hatırlatmak istiyorum; tedarik zincirindeki zorluklar (beklenen ithal ürünlerle ihraç edilecek ürünlerin nakliyesindeki zorluklar) küresel olarak tedarikçilerin fiyat yükseltmesine, yüksek maliyetler ise nihai ürün fiyatlarına yansıtılarak tüketici fiyat enflasyonunun küresel olarak artmasına sebep oluyor. Bütün bunların yanı sıra, enflasyon beklentilerindeki artış da, borç verenlerin yüksek faiz oranı istemesini beraberinde getiriyor. Bu durum, dış borcu oldukça fazla olan Türk kamu ve özel sektörünün üzerindeki yükünü artıran çok önemli bir faktördür. Dolayısıyla, Covid-19 kısıtlamalarındaki gevşeme; enflasyon, cari açık, bütçe ve borç sorunlarını artıracak sonuçları da doğuracaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

Hizmet sektöründe güven arttı, perakende ticaret ve inşaat sektörlerinde azaldı

TÜİK verilerine göre mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Şubat ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe %3,4 arttı, perakende ticaret sektöründe %2,0 ve inşaat sektöründe ise %5,7 azaldı.

Yukarıdaki grafik ve tablodan;

. Son 3-aylık dönemde hizmet sektöründe yaşanan iyileşmenin gelecek 3-aylık dönem beklentilerinde iyimserlik getirdiğini,

. Perakende ticaret sektöründe son 3-aylık dönemde iş hacmi-satışlardaki düşüşün ve mevcut mal stoklarındaki artışın geleceğe yönelik beklentilerinde bozulma getirdiğini,

. İnşaat sektöründe ise alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyindeki azalmanın gelecek döneme ilişkin beklentilerde bozulma getirdiğini anlıyoruz.