Ekonomi Gündemi: GSYH, enflasyon, üretim, hizmet ve bütçe

1 MART 2021, PAZARTESİ

ŞUBAT AYI TÜRKİYE VE KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ SATIN ALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ (PMI) – İSO, IHS MARKİT

İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksi Ocak ayında aylık 3,6 puan artışla 54,4 seviyesine hızlanmıştı. Endeksin 50 üzerindeki değerler bir önceki aya göre imalat sektöründe büyüme, 50 seviyesinin altındaki değerler ise daralmaya işaret etmektedir. Buna göre, Türkiye imalat sektörü PMI endeksinde aylık 3,6 puanlık artış “büyüme hızının bir önceki aya göre hızlandığı” anlamına gelmektedir. JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi ise Ocak ayında aylık 0,3 puan düşüşle 53,5 seviyesine gerileyerek büyüme hızında yavaşlamaya işaret etmişti. 19 Şubat’ta IHS Markit tarafında açıklanan Şubat ayı öncü verilerine göre, ABD’de imalat sektörü büyümesinde önceki aya göre yavaşlama, Euro Bölgesi, Japonya ve İngiltere imalat sektörlerinde ise hızlanma işaretlerini almıştık.

2020 YILI 4. ÇEYREK GAYRİSAFİ YURT İÇİ HASILA (GSYH) BÜYÜME VERİLERİ – TÜİK

2020 yılı üçüncü çeyreğinde GSYH bir önceki yılın aynı dönemine göre %6,7 büyümüş, böylece yılın ilk dokuz aylık döneminde ortalama %4,3’lük büyüme kaydedilmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %15,6, takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,5 artış kaydetmişti. 2020 yılı dördüncü çeyreği için BETAM bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,7, bir önceki çeyreğe göre %3,5 büyüme öngörürken İstanbul Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (CEFIS) tahminleri de benzer şekilde sırasıyla %6,73 ve %3,22 seviyelerinde bulunuyor. CEFIS’in 2020 yılı geneli için ortalama büyüme tahmini %2,21’dir. Bloomberg HT Araştırma Birimi’nin düzenlediği anket sonuçlarını dikkate aldığımızda, 2020 yılı dördüncü çeyreğinde yıllık %7,3, 2020 yılı genelinde %2,3, 2021 yılı geneli için %4,5 büyüme tahmin ediliyor.

2 MART 2021, SALI

2020 YILI ARALIK AYI FİNANSAL KESİM DIŞI SEKTÖRÜN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB

2020 yılı Kasım ayında finans dışı sektörün döviz varlıkları bir önceki aya göre 559 milyon dolar azalarak 138 milyar 647 milyon dolar seviyesine gerilemiş, döviz yükümlülükleri aylık 2 milyar 117 milyon dolar artışla 296 milyar 965 milyon dolar seviyesine yükselmiş, böylece sektörün Net Döviz Pozisyon Açığı aylık 2 milyar 676 milyon dolar artışla 158 milyar 318 milyon dolar seviyesine yükselmişti.

ŞUBAT AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ (TEPE) – TEPAV

TEPE endeksi 2021 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre 10,1 puan, bir önceki yılın aynı ayına göre 2,6 puan azalışla -15,5 puan seviyesine gerilemişti. Söz konusu seviye “denge” değerine göre hesaplanmaktadır. Detaylandırırsak, endeksi hesaplamak için oluşturulan anket çalışmasında her soru için olumlu değerlendirme yapan katılımcıların yüzdesi ile olumsuz değerlendirme yapanların yüzdesi arasındaki fark “denge değeri” olarak adlandırılmaktadır. TEPE endeksi en son Ocak 2016’da pozitif değer almıştı.

3 MART 2021, ÇARŞAMBA

ŞUBAT AYI ENFLASYON VERİLERİ – TÜİK

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Ocak ayında yıllık %23,11, aylık %4,08 artış kaydetmiş; tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) ise yıllık %14,60, aylık %1,25 yükselmişti. Bloomberg HT anketine göre Şubat ayında TÜFE’nin ortalama olarak yıllık %15,50, aylık %0,8 artması bekleniyor.

ŞUBAT AYI JP MORGAN KÜRESEL HİZMET SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ – IHS MARKIT

Ocak ayında JP Morgan küresel hizmet sektörü PMI endeksi aylık 0,2 puan düşüşle 51,6 seviyesine gerileyerek sektörde büyümenin yavaşlayarak da olsa sürdüğünü göstermişti. IHS Markit’in 19 Şubat’ta açıkladığı öncü verilerde ise; hizmet sektörünün ABD’de Şubat ayında büyüme eğilimini koruduğu, İngiltere’de daralmanın yavaşladığı, Euro Bölgesi ve Japonya’da daralmanın daha da arttığı bilgilerini edinmiştik.

ABD MERKEZ BANKASI FED, BEJ KİTAP’I YAYINLAYACAK

Fed tarafından yılda 8 kere yayınlanan ve ABD ekonomisi hakkında bilgi ve tahminlerinin yer aldığı Bej Kitap’ın 2021 yılına ait ikinci sayısı yayınlanacak. 13 Ocak’ta yayınlanan yılın ilk kitabında ekonomik şartların bölgeler arasında farklılık gösterdiği belirtilerek bir önceki raporla karşılaştırmalı olarak ekonomide yaşanan gelişmeler şöyle sıralanmıştı: Otomobil satışlarında zayıflama, pandeminin başlangıcından bu yana enerji sektöründe ilk kez büyüme, tedarik zincirindeki zorluklara rağmen hemen hemen tüm bölgelerde imalat sektöründe büyüme, konut alım satımında güçlü aktivitenin korunmasına karşın ticari gayrimenkul piyasasında zayıflığın sürmesi, bankacılık sektörü kredi hacminin yatay kalmasına karşın önümüzdeki aylarda yeni paketin desteğiyle artış beklenmesi, Covid-19 aşılamalarına ilişkin olumlu beklentilerin son virüs dalgasıyla törpülenmesi, genel olarak istihdamda düşüş yaşanması (imalat, inşaat ve ulaştırma sektörlerinde artış, hizmet sektöründe artan işten çıkarmalar), çalışan ücretlerinde ılımlı artış, girdi maliyetlerinin nihai ürün ve hizmetlere kıyasla daha hızlı artış kaydetmesi. Fed, ekonomik görünüme ilişkin olumlu edinimlerinin sonrasında 27 Ocak para politikası toplantı özetinde enflasyonist gelişmelere ve istihdam piyasasına dikkat çekmiş, özellikle de Biden hükumetinin hedeflediği 1,9 trilyon dolarlık ek paketin de desteğiyle piyasalarda ABD tahvil faizleri oranları yükselmeye başlamıştı. 2021 yılına %1 seviyesinin hemen altında başlayan ABD 10-yıl vadeli tahvilin faiz oranı 25 Şubat’ta %1,60 seviyelerinin üzerine kadar yükseldi öyle ki bu seviye koronavirüs tehlikesinin artmaya başladığı Ocak 2020 sonu seviyelerine eşdeğer. ABD 10-yıl vadeli tahvil faizlerindeki yükselişe Şubat ayına ilişkin olumlu makro-ekonomik veriler de destek verdi. Yıllık enflasyon Ocak ayında %1,4 seviyesinde bulunurken işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş durumda. 2020 yılı başında enflasyon oranı %2,5, işsizlik oranı ise %3,5 seviyelerinde bulunuyordu. 1,9 trilyon dolarlık yeni yardım paketinin enflasyonist baskıları öngörülenden hızlı artırma riski bulunurken Eylül 2020 itibariyle 435 milyar dolar seviyesine yükselen Türkiye’nin toplam dış borç stokunu ve 2020 yılı genelinde kaydedilen 173 milyar TL’lik rekor bütçe açığını dikkate aldığımızda ABD ekonomisindeki ısınma işaretlerinin enflasyon ve tahvil faizlerini artıracağı, bunun da Türkiye’nin borçlanma maliyetleri ve cari işlemler açığı üzerindeki riskleri artırmaya devam edeceğini de eklemek isterim.

4 MART 2021, PERŞEMBE

TCMB VE BDDK, 26 ŞUBAT 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

19 Şubat ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) önceki haftaya göre hafif gerileme kaydedildi. Kredi tarafında ticari kredi faiz oranları düşerken, bireysel kredi faiz oranları artışını sürdürüyor: TL cinsi ticari kredi faiz oranları %19,73 seviyesine gerilerken bireysel kredi faiz oranları %22,64 ile bir önceki haftanın yüzde 0,63 puan üzerine gelmiş durumda. %16,14 seviyesine gerileyen TL cinsi mevduat faiz oranları son üç haftadır düşüşünü sürdürüyor. Döviz tevdiat hesapları yani yabancı para cinsi mevduatlar 226,2 milyar dolar büyüklük ile bir önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Yabancı yerleşiklerin mülkiyetindeki hisse senedi ve tahvil portföyü bir önceki haftaya göre 0,6 milyar dolar artışla 41,9 milyar dolar seviyesine yükseldi ki bu sayı 2010 yılından bu yana en düşük seviyesine gerilediği 30 Ekim 2020 haftasına göre 17,4 milyar dolarlık artışa işaret ediyor.

5 MART 2021, CUMA

ŞUBAT AYI HAZİNE NAKİT BÜTÇE DENGESİ

2021 yılı Ocak ayında nakit bütçe 26,1 milyar TL açık vermişti. 2020 yılı genelinde toplam nakit bütçe açığı 182 milyar TL ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Aşağıdaki grafikte kırmızı çubuklar nakit bütçe açığını, buna karşılık mavi çubuklar Hazine’nin net borçlanmasını göstermektedir. Dikkat edeceğiniz üzere ticaret savaşının küresel ekonomide derin yaralar açtığı 2019 yılında ve pandeminin yaraları derinleştirdiği 2020 yılında Türkiye Hazinesi yüksek borçlanma maliyetlerine katlanarak bütçe açığından daha fazla borçlanma gerçekleştirmek zorunda kalmıştır. 2021 yılında borçlanma tarafını rahatlatabilecek başlıca faktör bütçe disiplini çerçevesinde bütçe gelirlerini sürdürülebilir olarak artırabilecek adımların devreye alınmasıdır. Bu sebeple Mart ayında açıklanacak olan reform adımlarını merakla bekliyoruz.

Kaynak: TDM

ABD’DE ŞUBAT AYI İŞGÜCÜ VERİLERİ

Ocak ayında ABD’de işsizlik oranı %6,3 seviyesine gerilemiş, ortalama saatlik kazançlar yıllık %5,38 artış kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Makro-ekonomi gündemi: İmalat sektörü verileri, uluslararası rezervler ve finansal istikrar raporu

23 Kasım, 2020, Pazartesi

EKİM AYI TURİZM VERİLERİ

2019 yılında Türkiye’ye gelen turist sayısı tarihi rekorla 45 milyon 58 bin kişiye ulaşırken, 30,1 milyar dolar net turizm geliri elde edilmişti. 2020 yılının ilk 9 ayında ise KOVİD-19 salgının etkisiyle toplam 9 milyon 459 bin turist ülkemize giriş yaparken, toplamda 7,2 milyar dolar net turizm geliri elde edildi. KOVİD-19 etkisiyle Nisan-Haziran döneminde turizm geliri elde edilemedi ancak küresel bazda kısıtlamaların gevşemesiyle Temmuz-Eylül döneminde gelen turist sayısında artış yaşandı.  Pandemide ikinci dalganın getirdiği küresel kısıtlamalar sebebiyle Ekim ayıyla birlikte turizm sektörünün gelir yaratmakta zorlanacağı bir döneme girdik. Hatırlatalım, 2019 yılı Ekim-Aralık döneminde turizm sektörü 6,9 milyar dolar net gelir elde etmişti. Cari işlemlerde önemli bir döviz girdisi sunan turizm sektöründe 2019 yılında kaydedilen rekor gelir artışının etkisiyle yıl genelinde toplam 8,6 milyar dolar cari fazla kaydedilmişti. 2020 yılının ilk dokuz ayında ise turizm geliri kayıplarının etkisiyle 28 milyar dolar cari işlemler açığı verilmiş durumda. Maliyeti ise 2020 yılı ilk dokuz ayında rezervlerin 42,6 milyar dolar azalması ve Türk lirasında %18’lik değer kaybı.

KASIM AYI IHS MARKIT ABD, EURO BÖLGESİ VE İNGİLTERE İMALAT SEKTÖRLERİ PMI İLK TAHMİNLERİ

Ekim ayında ABD PMI aylık 0,2 puan artışla 53,4, Euro Bölgesi PMI 1,1 puan artışla 54,8, İngiltere 0,4 puan düşüşle 53,7, Japonya 1,0 puan artışla 48,7 değerlerini almıştı. Endeksin 50 üzerindeki değerler imalat sektöründe önceki aya göre büyüme, altındaki değerler ise küçülme yaşandığını gösteriyor. En büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi imalat sektörünün özellikle Almanya PMI’ının 58,2 seviyesine yükselmesine bağlı olarak bölge genelinde büyüme göstermesi Türkiye imalat sektörü PMI endeksinin de aylık 1,1 puan artışla 53,9 seviyesine yükselmesine katkı sağladı. Söz konusu veriler Salı günü açıklanacak olan Kasım ayı kapasite kullanımı, reel kesim ve sektörel güven endeksleri için bir ön gösterge niteliği taşıyor. Cuma günü Japonya PMI Kasım ayı ilk tahminlerinde hem imalat sektörünün hem de hizmet sektörünün önceki aya göre daha sert küçüldüğünü gördük. Raporda, dünya genelinde artan KOVİD-19 vakalarının küresel ticareti dolayısıyla da Japon ihracatçılarını olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Japonya imalat sektörü Ekim ayında canlanan Çin imalat sektörünün etkisiyle önceki aya göre küçülmeye devam etse de küçülme hızı yavaşlamıştı. Çin imalat sektöründeki iyileşme de Almanya imalat sektörünü doğrudan olumlu etkilemişti. Ne yazık ki Japonya PMI Kasım ayı raporunda Çin ile ilgili bir detay yer almıyor.

24 Kasım, 2020, Salı

KASIM AYI İMALAT SEKTÖRÜ KAPASİTE KULLANIMI

Mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı Ekim ayında bir önceki aya göre 0,6 puan artışla %74,9 seviyesine yükselmişti.

KASIM AYI REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE)

Ekim ayında RKGE, bir önceki aya göre 2,8 puan artışla 108,1 seviyesine yükselmişti. 0-200 arasında değer alan endeksin 100 seviyesinin üzerinde olması anketin kapsadığı reel kesim temsilcilerinin ekonomik faaliyetlere ilişkin güveninin arttığını (iyimser), 100 seviyesinin aşağısındaki değerler ise güvenin azaldığını (kötümser) gösteriyor. Ekim ayında imalat sektöründe, mevcut yurt içi ve ihracat siparişlerinde önceki aya göre artış görmüştük. Pazartesi günü açıklanacak Kasıma ayı Euro Bölgesi ve Alman PMI verileri ile birlikte RKGE verileri Türkiye’nin Kasım ayı ihracat performansı hakkında ipucu vermiş olacak.

KASIM AYI SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ

Ekim ayında hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endeksleri önceki aya göre sırasıyla %6,4, %1,7 ve %0,6 artış kaydetmişti. Artan KOVİD-19 vakalarının etkisiyle özellikle restoran ve kafelerin 20 Kasım itibariyle kapanması hizmet sektörünü olumsuz etkileyecek.

26 Kasım 2020, Perşembe

TCMB VE BDDK, 13 KASIM 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ

13 Kasım ile biten haftada, TL cinsinden ticari kredi faiz oranı %16,78, tüketici kredileri faiz oranı %19,80, mevduat faiz oranı %12,28, TCMB’nin ortalama fonlama maliyeti %14,96 seviyelerine yükseldi. 7 Eylül 2020’de 343,1 milyar TL ile zirve yapan Merkez Bankasının günlük toplam fonlama miktarı ise sıkılaştırıcı tedbirlerin etkisiyle 20 Kasım’da 210,5 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. 13 Kasım 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

Kaynak: BDDK, TCMB, TDM

27 Kasım 2020, Cuma

KASIM AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ

Ekim ayında ekonomi güven endeksi önceki aya göre 4,3 puan artışla 92,8 seviyesine yükselmişti.

TCMB EKİM AYI ULUSLARARASI REZERVLER VE DÖVİZ LİKİDİTESİ VERİLERİ

Eylül ayında Merkez Bankasının 36,3 milyar dolar döviz ve 41,8 milyar dolar altın olmak üzere toplam rezervleri 79,7 milyar dolarken; yükümlülük tarafında 25,7 milyar dolar kredi, menkul kıymet ve mevduat borcu; swap gibi TL karşılığı döviz borçları 57,9 milyar dolar; Merkez Bankası’nda tutulmakta olan ticari bankaların yabancı para ve altın cinsinden zorunlu karşılıkları gösteren şarta bağlı döviz yükümlülükleri ise 39,9 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Zorunlu karşılıklar hariç olmak üzere, swap yükümlülüğünü dikkate aldığımızda Merkez Bankasının net döviz rezervini hesaplarsak 36,3 – 57,9 = -21,6 milyar dolar (eksi 21,6 milyar dolar) seviyesinde olduğunu görüyoruz.

2020 YILI KASIM AYI FİNANSAL İSTİKRAR RAPORU

Finansal İstikrar Raporu Mayıs ve Kasım olmak üzere senede iki kere yayınlanmaktadır. Raporda; uluslararası ve yurt içi makro ekonomik görünüm; hanehalkı, reel sektör ve finansal kesim gelişmeleri ile risk görünümüne dair Merkez Bankası analizleri yer alıyor. Merkez Bankası Temmuz 2019’dan itibaren %24 seviyesindeki politika faiz oranını kademeli olarak düşürerek, en son Haziran 2020’de %8,25 seviyesine kadar indirmişti. Mayıs ayı Finansal İstikrar Raporunda yapılmış olan faiz indirimlerinin özellikle de KOVİD-19 sonrasında finansal istikrarı olumlu desteklemeye devam ettiği ifadelerini okumuştuk. Eylül ayında ise TL’de yaşanan değer kayıpları ve artan enflasyonist baskılara istinaden ilk gelen faiz artırımıyla politika faizi %10,25’e, Ekim ayında ise politika faizi yerine Geç Likidite Penceresi kapsamında kullandırılan borç verme faizi %14,75’e yükseltilmişti. Kasım toplantısında yeni Merkez Bankası yönetiminin para politikasını sadeleştirerek 1-haftalık borç verme faizi olan politika faizini %15’e yükseltmesiyle birlikte Kasım ayı raporunda finansal istikrara yönelik alınacak tedbirlere ve beklentilere odaklanacağız.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Üretim, tüketim, bütçe, dış borç, merkez bankaları faiz kararları ve net uluslararası yatırım pozisyonu

14 Eylül 2020, Pazartesi

Ağustos ayı Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) açıklanacak. Temmuz ayında Tarım-ÜFE önceki aya göre %0,49, önceki yılın aynı ayına göre %16,28 artış kaydetmişti. 

TÜİK Temmuz ayı sanayi üretim endeksi verilerini açıklayacak. Endeks Haziran ayında önceki aya göre %17,6, önceki yılın aynı ayına göre %0,1 artış kaydetmişti. Haziran ayı verisiyle birlikte sanayi üretimi ikinci çeyrekte, bir önceki çeyreğe göre %20,2, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %16,9 daralma kaydetmiş oldu. Sanayi üretimi endeksi ile paralellik gösteren SAMEKS Sanayi Üretimi Endeksi Haziran ve Temmuz aylarında 51,8 ve 55,6 değerlerini alarak ardı ardına yükseliş kaydetmişti. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyümeye işaret ediyor. Ağustos ayında ise SAMEKS Sanayi Üretimi Endeksi 51 değeri ile önceki aya göre büyümüş olsa da büyüme hızında yavaşlama olduğunu gösterdi ki bu yavaşlamada Ağustos ayı TİM ihracat verisindeki düşüşün etkisi olduğunu öte yandan bu düşüşün iç talepteki artışla kısmen telefi edildiğini düşünüyorum. Bu veriler ışığında, sanayi üretimi endeksinin Temmuz ve Ağustos aylarında yükselişini sürdüreceği ihtimalini görüyorum. Tüketim (ETTE Tüketim Endeksi, kredi verileri), dış ticaret, güven endeksleri (Reel Kesim Güven Endeksi) ve üretim (kapasite kullanımı, SAMEKS) verileri sanayi üretiminin Temmuz ayında önceki aya göre artışını sürdüreceği, Ağustos ayında ise aylık bazda hız kaybı yaşanacağı işaretini veriyor.

Temmuz ayı perakende satış endeksleri açıklanacak. Endeks Haziran ayında önceki aya göre %16,5 artış kaydederken önceki yılın aynı ayına göre %0,8’lik düşüş yaşamıştı. Sanayi üretimi endeksleriyle paralellik gösteren perakende satış endeksi, kredilerdeki artışın desteğiyle Temmuz ve Ağustos aylarında artış eğilimi gösterecek.

15 Eylül 2020, Salı

Ağustos ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak. Merkezi yönetim bütçe dengesine yakın sonuçlar veren Hazine nakit bütçesi geçen hafta açıklandığı üzere Ağustos ayında 30,4 milyar TL fazla vermişti. Dolayısıyla merkezi yönetim bütçe dengesi de Ağustos ayında fazla verecek. Merkezi yönetim bütçesi yılbaşından bu yana toplam 139,1 milyar TL açık verdi.

Ağustos ayı konut satışları açıklanacak. Temmuz ayında 229 bin 357 konut satışı ile tarihi rekor kırıldı.

16 Eylül 2020, Çarşamba

ABD Merkez Bankası Fed, faiz kararını açıklayacak. Fed yeni para politikası yaklaşımı dahilinde maksimum istihdam ve ortalama %2 enflasyonu hedefliyor. Şubat ayında %3,5 ile tarihi düşük seviyesini gören işsizlik oranı Kovid-19 salgını ile kapatmaların devreye girdiği Nisan ayında tarihi yüksek seviye olan %14,7’ye yükselmişti. Ekonomik faaliyetlerin Mayıs ayında devreye alınmasıyla işsizlik oranı düşerek en son Ağustos ayında %8,4 seviyesine geriledi. Bunda iç talepteki artışın hizmet ve üretim sektörlerine doğrudan yansımasının etkisi var. İkinci çeyrekte ABD ekonomisi önceki çeyreğe göre yıllıklandırılmış olarak %31,7 daralma kaydetmişti. Temmuz ve Ağustos verileri mal ve hizmet üretiminde iyileşme işaretleri veriyor. Toplantıdan politika faizi ile ilgili bir değişiklik kararı gelmeyecek.  Dikkat edeceğimiz detaylar Fed’in ekonomik öngörüleri olacak.

Temmuz ayı Merkez Bankası konut fiyat endeksi yayınlanacak. Haziran ayında endeks aylık %2,6 yükselişle 139,5 seviyesine yükselmişti.

Temmuz ayı özel sektör uzun vadeli kredi borcu açıklanacak. Şubat 2018’de 226 milyar dolar ile rekor seviyeye yükselen özel sektörün uzun vadeli kredi borcu düşüş eğilimine girerek en son Haziran ayında 161,6 milyar dolar seviyesine geriledi. Finans dışı sektörün borcu 90,5 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

17 Eylül 2020, Perşembe

Japonya Merkez Bankası (BOJ) politika faiz kararını açıklayacak. 15 Temmuz tarihli para politikası toplantısında BOJ, 2022 mali yılında bile ülke ekonomisinin Kovid-19 öncesi dönemi yakalayamayacağını vurgulamıştı. BOJ bu ayki para politikası toplantısında, Aralık 2008’den bu yana %0,3 seviyesindeki borç verme faiz oranı ve Şubat 2016’dan bu yana %-0,1 (yüzde eksi 0,1) seviyesindeki mevduat faiz oranında değişiklik yapmayacak.

İngiltere Merkez Bankası (BOE) faiz kararını açıklayacak. 6 Ağustos tarihli para politikası toplantısında BOE, GSYH büyümesinin 2021 yılı sonuna kadar Kovid-19 öncesi dönem büyüklüğüne ulaşamayacağını, atıl kapasitenin azalması halinde %2 seviyesindeki hedef enflasyona iki yıllık sürede ulaşılabileceğini kaydetmiş, bu hedeflere ulaşıncaya kadar sıkı para politikasına geçmeyeceğini belirtmişti. Eylül ayı toplantısında %0,1 seviyesindeki politika faizinde değişiklik olmayacak.

Türkiye’nin Temmuz ayı kısa vadeli dış borç stoku açıklanacak. Kasım 2014’te 143,5 milyar dolar ile zirve yapan kısa vadeli dış borç stoku Haziran ayında 124 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Kalan vadeye göre Temmuz 2020-Haziran 2021 döneminde ödenecek toplam dış borç tutarı ise 171,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Söz konusu borcun 61,8 milyar doları finansal olmayan özel sektör kuruluşlarına, 50,1 milyar doları özel finansal kuruluşlara ait.

TCMB ve BDDK, 11 Eylül 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. 4 Eylül tarihli verilere göre döviz tevdiat hesaplarında önceki haftaya göre hafif bir gerileme oldu. Kamu bankalarının yabancı para net genel pozisyon açığı önceki haftaya göre 763 milyon dolar artışla 5,6 milyar dolara yükseldi. Merkez Bankasının döviz rezervleri ise sıkılaştırıcı para politikası kapsamında zorunlu karşılıklardaki artışın etkisiyle 3,3 milyar dolar artış kaydederek 44,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. TL ve yabancı para cinsi mevduat faiz oranları Temmuz ayı sonundan bu yana artışını sürdürdü. Kredi faiz oranlarında ise TL cinsi ticari kredi oranları önceki haftaya göre yüzde 2,2 puan artışla %14 seviyesine yükseldi. TL cinsi tüketici kredileri faiz oranındaki artış sınırlı kalarak önceki %16,57’den %16,94’e yükseldi. Euro cinsi ticari kredilerin faiz oranı ise önceki %2,93’ten %2,55’e, ABD doları cinsi kredilerin faiz oranı %5,79’dan %4,0 seviyesine düştü; aynı hafta döviz bazında yabancı para kredi hacmi geriledi.

4 Eylül 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

18 Eylül 2020, Cuma

TCMB Eylül ayı Beklenti Anketi sonuçları açıklanacak. Ağustos ayı beklentilerine göre yıl sonu TÜFE %10,82, yıl sonu Dolar/TL kuru 7,343, yıl sonu cari açık 17,32 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu. Yıl sonu GSYH’sinde, %1,56 daralma, 2021 yıl sonu GSYH’sinde %4,33 büyüme bekleniyor.

Temmuz ayı net uluslararası yatırım pozisyonu (NUYP) açıklanacak. Haziran ayında NUYP açığı 341,6 milyar dolar seviyesine yükselmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Bu hafta nakit bütçe, dış ticaret, işsizlik, cari açık ve AMB para politikası kararını takip edeceğiz

7 Eylül 2020, Pazartesi

Ağustos ayı nakit bütçe dengesi açıklanacak. Koronavirüs kaynaklı olarak giderlerin gelirlerden hızlı artması sebebiyle Şubat ayından bu yana aralıksız artan bütçe dengesi en son 30 Temmuz ayında 30,8 milyar TL açık verdi. Böylece 2019 yılı genelinde toplam 130,5 milyar TL açık veren nakit bütçe dengesi 2020 yılının ilk 7 ayında yeni bir rekor kırarak 140 milyar TL’lik bütçe açığı kaydetti. 

9 Eylül 2020, Çarşamba

Temmuz ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. Nisan ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle dip yapan ihracat ve ithalat miktar endeksleri Mayıs ayında tedbirlerin gevşetilmesiyle kısmen, Haziran ayında ise daha sert yükseliş kaydetti. Birim değer endekslerinde bozulmanın ise Haziran ayında yavaşlayarak da olsa sürdüğünü gördük. Dış ticaret endeksleri hizmet dış ticaretini kapsamamaktadır.

10 Eylül 2020, Perşembe

Avrupa Merkez Bankası (AMB) para politikası kararını açıklayacak. Toplantıda politika faizinde değişiklik gelmeyecek ancak AMB’nin bölge ve küresel ekonomi değerlendirmelerine, enflasyon ve büyüme beklentilerine ve Banka’nın likidite ihtiyacını sağlamaya yönelik faaliyetlerinde olası yeniliklere odaklanacağız. AMB, 16 Temmuz tarihli olağan para politikası toplantısında enflasyonda yıllık %2 hedefini koruduklarını, %-0,5 (yüzde eksi 0,5) ile %0,25 aralığındaki politika faiz oranlarında ise değişiklik yapmadıklarını, toplam 1,35 trilyon Euro büyüklüğündeki Pandemi Acil Satın Alma Programını en az Haziran 2021’e kadar sürdüreceklerini, 20 milyar Euro değerindeki aylık net varlık alım programına politika faizlerini artırana kadar devam edeceklerini, son olarak da bankaların şirket ve hane halkına kredi vermeyi sürdürebilmeleri için yeniden finansman faaliyetlerine devam edeceklerini duyurmuştu. Makro-ekonomik veri tarafında, 2019 yılında ortalama yıllık %1,3 büyüyen Euro Bölgesi GSYH’si 2020 yılının ilk çeyreğinde yıllık %3,1, ikinci çeyreğinde de yıllık %15,0 daraldı. İkinci çeyrekte önceki çeyreğe göre daralma %12,1 oldu. AMB Başkanı Lagarde, 16 Temmuz tarihli para politikası toplantısı sonrasında yaptığı basın toplantısında üçüncü çeyrekte ekonomik toparlanma beklediklerini, enflasyonun ise önümüzdeki aylarda düşmeye devam edeceğini, 2021 yılı başlarında ise yükselme eğilimine gireceğini beklediklerini duyurmuştu. Temmuz ayında yıllık %0,4 artan tüketici fiyatları endeksinin Ağustos ayında yıllık %0,2 düşmesi Lagarde’ın ilk öngörülerini doğruladı. Lagarde, Mart-Haziran döneminde aldıkları tedbirlerin 2022 yılı sonuna kadar GSYH’ye %1,3, yıllık enflasyona ise %0,8 katkı yapacağını tahmin ettiklerini eklemişti.

Haziran dönemi (Mayıs-Haziran-Temmuz) işgücü verileri açıklanacak. Pandemi kaynaklı olarak işten çıkarma yasağının etkisiyle Mayıs ayında işsizlik oranı %12,89 ile önceki aya göre hemen hemen aynı kalmıştı. tradingeconomics.com işsizlik oranının Haziran döneminde %13,4 seviyesine yükseleceğini tahmin ediyor.

TCMB ve BDDK 4 Eylül 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. 28 Ağustos tarihli verilere göre TL cinsi mevduat faiz oranı ile TL cinsinden tüketici kredi faiz oranı ortalama değerler olarak son dört haftadır yükselişini sürdürdü. Öte yandan kamu bankalarının yabancı para (YP) net genel pozisyon açığının önceki haftaya göre 3,1 milyar dolar azalarak 4,8 milyar dolara gerilemesi toplam bankacılık sektörünün YP net genel pozisyon açığının 0,4 milyar dolar seviyesine gerilemesinde etkili oldu. TCMB’nin brüt döviz rezervleri ise önceki haftaya göre 3,8 milyar dolar düşüş kaydederek 41,6 milyar dolar seviyesine geriledi. 28 Ağustos 2020 para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

11 Eylül 2020, Cuma

Temmuz ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak. Haziran ayında cari işlemler hesabı 2,9 milyar dolar açık vermişti. Temmuz ayında dış ticaret açığındaki hafif gerileme, cari işlemler açığında da paralel bir etki yaratacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Güven endeksleri, kapasite kullanım oranı ve turizm

24 Ağustos 2020, Pazartesi

Temmuz ayı turizm verileri açıklanacak. 2019 yılında Türkiye’yi ziyaret eden turist sayısı aylık ortalama 3 milyon 755 bin seviyesindeyken pandemi sebebiyle Haziran 2020’de 215 bin kişi olarak kaydedildi.

25 Ağustos 2020, Salı

TCMB Ağustos ayı imalat sektörü kapasite kullanım oranı (KKO) açıklanacak. Pandemi kaynaklı kapatmaların etkisiyle Nisan ayında 61,6 seviyesine kadar gerileyen KKO, sonrasında izolasyonun esnetilmeye başlamasıyla en son Temmuz ayında 70,7 seviyesine kadar yükseldi. KKO’nun 2019 yılı genel ortalaması 75,9 olarak gerçekleşmişti.

TCMB Ağustos ayı Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) açıklanacak. Mevsimsellikten arındırılmış RKGE, Nisan ayında 62,3 seviyesine geriledikten sonra Temmuz ayında 99,4 seviyesine yükselmişti. Endeksin 100 seviyesinin üzerindeki değerler sektörde büyümeye, altındaki değerler ise daralmaya işaret ediyor. Ağustos ayı RKGE tahmininde Ağustos ayı verilerinin güncel olduğu iki veriye odaklanacağım. Bunlardan ilki talep tarafını gösteren bankacılık sektörü kredi hacmi verileri. Kredi hacmi, Temmuz ayında düşük faiz oranlarının etkisiyle hızlanma kaydetmiş, Ağustos ayının ilk yarısında ise TCMB hamlelerine bağlı olarak yavaşlama göstermişti. Dolayısıyla Ağustos ayında kredi talebinde önceki aya göre yavaşlayarak da olsa artış olduğunu görüyoruz. Bir diğer öncü ipucu da IHS Markit satın alma müdürleri endeksi (PMI) verilerinden geliyor. Geçen hafta açıklanan en büyük ticaret ortağımız olan Almanya’ya ait Ağustos ayı öncü PMI verileri imalat sektöründe özellikle Çin ve Türkiye’den gelen siparişlerdeki artışa bağlı olarak üretim ve ihracatında artış olduğu kaydedildi. Dolayısıyla imalat sektörü üretiminde aktivitenin Ağustos ayında da sürdüğünü anlıyoruz. Bu iki ipucuna göre Ağustos ayında RKGE’de iyileşme ihtimali var.

TÜİK Ağustos ayı sektörel güven endeksleri açıklanacak. Mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet sektörü güven endeksi önceki aya göre %20 artışla 66,7, perakende ticaret sektörü güven endeksi önceki aya göre %10 artışla 94,6, inşaat sektörü güven endeksi önceki aya göre %12 artışla 87,0 seviyesine yükselmişti. Endeksin 100’den büyük olması sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir.

27 Ağustos 2020, Perşembe

TCMB ve BDDK 21 Ağustos 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. Toplam döviz tevdiat hesapları 14 Ağustos’ta önceki aya göre 873 milyon dolar azalışla 214,7 milyar dolara gerilemiş, gerçek kişilerin yurtiçi döviz tevdiat hesapları önceki aya göre 645 milyon dolar azalışla 105,6 milyar dolar olmuştu. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyon açığı 14 Ağustos’ta önceki aya göre 4 milyar dolar azalışla 4,3 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Bu düşüşte kamu bankalarının yabancı para net genel pozisyon açığının 3,7 milyar dolar azalarak 8,5 milyar dolara gerilemesi etkili oldu. TCMB uluslararası rezervleri ise aynı dönemde 3,6 milyar dolar azalışla 88,2 milyar dolar seviyesine geriledi. Bu düşüşte altın rezervlerinin önceki haftaya göre 2,4 milyar dolar azalışla 42,8 milyar dolar, brüt döviz rezervlerinin ise 1,2 milyar dolar azalışla 45,4 milyar dolar seviyesine gerilemesi etkili oldu. 14 Ağustos 2020 para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

28 Ağustos 2020, Cuma

TÜİK Ağustos ayı Ekonomik Güven Endeksi verilerini açıklayacak. Temmuz ayında endeks 82,2 seviyesine gerilemişti. Ekonomik Güven Endeksi’nin alt endekslerini Tüketici Güven Endeksi, Reel Kesim Güven Endeksi ve Sektörel Güven Endeksleri oluşturmaktadır. Geçen hafta açıklandığı üzere Tüketici Güven Endeksi Ağustos ayında aylık 1,3 puan azalışla 59,6 seviyesine geriledi. Bu verinin etkisinin endeks üzerinde sınırlı olacağını düşünüyorum zira Ekonomik Güven Endeksi, alt endekslerine bakıldığında Hizmet Sektörü Güven Endeksi ile görece olarak daha yakın hareket etmektedir. Dolayısıyla Salı günü açıklanacak olan Sektörel Güven Endeksleri verilerindeki seyir önemli olacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Signs of increasing pressure on interest rates in the Treasury’s cash balance data

Being a leading indicator for Central government budget data, Treasury’s cash balance gave a deficit of TRY 30.8 billion (USD 4.5 billion) in July up TRY 4 billion from June figures. Cash balance has been in a row of negative territory since February 2020.

Revenues rose by 42% m/m to TRY 87 billion in July while expenditures rose by 32% to TRY 118,2 billion.

Year-to-date aggregate cash deficit hit to top to TRY 140 billion in the first seven months of 2020 alone while total cash deficit recorded TRY 131 billion in 2019 and TRY 70 billion in 2018.

Source: Turkey Data Monitor, Ministry of Treasury and Finance

Another importance of cash balance is that it provides information about the sources of financing of cash deficit. Budget deficit of TRY 30,8 in July was financed with net borrowing of TRY 48.9 billion and the change in exchange rate of TRY 1.2 billion in the Cash/Bank item, and lastly the excess amount of TRY 18.2 billion was transferred to the deposit account of Treasury in the Central Bank of Turkey (CBT).

The main financing source of the cash deficit is the borrowing item. Let’s focus on borrowing strategy of the Treasury in July:

. The Treasury being a net payer in foreign borrowing since March 2020 did not borrow from abroad while paying its foreign debt of TRY 0.4 billion in July. For sure, this is due to the lower level of foreign debt payments. The first higher foreign debt payment of USD 4.6 billion is due on March 2021 while USD 1.3 billion of foreign debt is due on June 2021.

. The Treasury borrowed a debt of TRY 64.2 billion from domestic markets July while paying domestic debt of TRY 14.9 billion. Thus, net domestic borrowing amounted to TL 49.3 billion in July.

Source: Turkey Data Monitor, Ministry of Treasury and Finance

As it is understood, the Treasury concentrated on domestic borrowing in a current time of decreasing revenues, soaring expenditures, and depreciation of Turkish lira due to pandemic. It is quite reasonable that the Treasury concentrates on domestic borrowing to decrease the currency risk in a time of CBT melting its foreign exchange reserves so that Turkish lira not to depreciate.

What are the costs of CBT melting its foreign exchange reserves?

. Opening the credit taps mainly through public banks at lower interest rates to increase domestic demand,

. Returns on deposits and government bonds being under inflation rate (which is called as negative real rates)

. CBT financing the banks at the rates below policy rate (which makes the deposit rates being under inflation rate),

. Latest implementations jeopardizing asset quality of banking sector, and lastly

. All of the factors counted above combined with concerns on second wave of pandemic resulted in

.. interest rate of 2-year government bond increased above 14% on August 11th from the levels of 9% seen in the beginning of July,

.. USD/TRY increased above 6% and EUR/TRY increased above 5% compared to the levels at the end of July, and

.. Turkey’s 10-year CDS premium surged above 600.

CBT responded all these developments above as

. reducing liquidity limits of primary banks to half of their current limits on August 7th,

. increasing funding rate of banks to 8.25%,

. reducing liquidity limits of primary banks to zero on August 11th.

Besides, in its announcement dated August 6th, BDDK (Banking Regulation and Supervision Agency) announced that international development banks are exempted from the limitations of accessing TRY in case of fulfilling specified conditions.

CBT will convene for monetary policy meeting on August 20th. Bank’s policy rate, which is 1-week repo rate, is at 8.25%. CBT has been holding policy rate since May 2020 when CBT decreased the policy rate by 50 bps to 8.25%. Considering latest liquidity tightening measures, any rate hike seems uncertain as for now. Even if CBT decides to hold the policy rate next week, steps should be taken to restore confidence in the current environment where the budget deficit continues to increase. Otherwise, even if not in September, the pressure on bond yields may increase in October, when the Treasury’s redemptions will increase twice compared to September, as the Treasury tries to roll over its increasing domestic debt by issuing bonds. This may force the CBRT to raise interest rates drastically sooner or later. We witnessed drastic rate hikes when CBT raised policy rate from 4.5% to 10.0% in January 2014, from 8.0% to 16.5% in June 2018, from 17.75% to 24,0% in September 2018.

Source: Turkey Data Monitor

Fulya Gürbüz, Ph.D.

Nakit bütçe verilerinde artan faiz baskısı sinyalleri

Merkezi yönetim bütçe verileri için ön gösterge olan Hazine nakit dengesi Temmuz ayında 30,8 milyar TL açık verdi. Şubat ayından itibaren aralıksız açık veren nakit dengesi en son Haziran ayında 26,8 milyar TL açık vermişti. Nakit bütçe gelirleri Temmuz ayında aylık %42 artışla 87,0 milyar TL’ye yükselirken, 118,2 milyar TL’ye yükselen bütçe giderlerindeki artış %32 oldu.

2020 yılı başından bu yana nakit bütçe açığı toplamı 140 milyar TL’ye ulaştı ki 2019 yılının tümünde kaydedilen açık 131 milyar TL idi. 2018 yılında nakit bütçe açığı 70 milyar TL seviyesindeydi.

Kaynak: Turkey Data Monitor, Hazine ve Maliye Bakanlığı

Nakit dengesi verilerinin bir diğer önemi de bütçenin finansman kaynakları hakkında bilgi vermesi. Temmuz ayında 30,8 milyar TL’lik nakit bütçe açığının 48,9 milyar TL’si net borçlanmayla, 1,2 milyar TL’si Kasa/Banka kaleminde ortaya çıkan kur farkından kaynaklanırken, aradaki fark olan 18,2 milyar TL’lik fazlalık Hazine’nin Merkez Bankası’nda bulunan mevduat hesabına aktarıldı.

Nakit bütçe açığının finansmanında ana kalemi borçlanma bacağı oluşturuyor. Hazine’nin Temmuz ayındaki borçlanma stratejisine bakalım:

. Mart 2020’den beri yurt dışından borçlanmaya gitmeyerek net dış borç ödeyicisi konumunda olan Hazine, Temmuz ayında da dış borçlanmaya gitmedi, 379 milyon TL tutarında vadesi gelen dış borç ödemesini gerçekleştirdi. Elbette dış borç itfalarının düşük olmasının bunda etkisi var. Hazine’nin ilk yüklü dış borç ödemesi 4,6 milyar dolar olarak Mart 2021’de gerçekleştirilecek. Haziran 2021’de ise dış borç ödemesi 1,3 milyar dolar olacak.

. Temmuz ayında 14,9 milyar TL iç borç ödemesi yapan Hazine, 64,2 milyar TL iç borçlanma gerçekleştirdi. Böylece yurt içinden net borçlanma tutarı 49,3 milyar TL oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor, Hazine ve Maliye Bakanlığı

Anlaşıldığı üzere pandemi kaynaklı olarak gelirlerin azaldığı, giderlerin hızla arttığı, Türk lirasının değer kaybettiği mevcut dönemde Hazine yurt içi borçlanmaya ağırlık verdi. TL’nin yabancı para birimleri karşısında değerinin düşmemesi amacıyla TCMB döviz rezervlerinin eridiği bir ortamda, Hazine’nin kur riskini azaltmak adına iç borca yönelmesi elbette makul bir çözüm.

Peki, Türk lirası değer kaybetmesin diye Merkez Bankasının döviz rezervlerini eritmesinin maliyeti ne oldu?

İç talebi artırmak adına ağırlıklı olarak kamu bankaları aracılığıyla düşük faizle kredi musluklarının açılması, öte yandan da mevduat ve tahvil getirilerinin enflasyonun altında kalması (Merkez Bankasının bankalara politika faizinin altında borç vererek mevduat faizlerinin enflasyonun aşağısında kalmasına sebep olması -ki buna negatif reel faiz deniyor) ve son olarak da bankacılık sisteminin aktif kalitesini zedeleyici uygulamalar pandemide ikinci dalga endişeleriyle birleşince 2-yıllık devlet tahvilinin bileşik faizi Temmuz ayı başındaki %9,1 seviyesinden 11 Ağustos itibariyle %14 seviyesinin üzerine çıktı. Dolar/TL kuru ise Temmuz sonuna göre %6, Euro/TL kuru ise %5’in üzerinde yükseldi (yani TL, Dolar ve Euro karşısında değer kaybetti). Bu gelişmeler beraberinde ülke risk primini gösteren 10 yıl vadeli CDS primlerinin 600 seviyesinin üzerine çıkmasına sebep oldu.

Merkez Bankası bu gelişmelere,

. 7 Ağustos tarihli duyurusunda bankaların likidite imkanlarını azaltarak,

. gecelik fonlama maliyetini politika faizi olan %8,25 seviyesine yükselterek,

. 11 Ağustos’ta da likidite imkanını sıfırlayarak karşılık verdi.

BDDK ise 6 Ağustos tarihli duyurusunda belirli şartları sağlamaları halinde uluslararası kalkınma bankalarının TL’ye erişim sınırlamalarından muaf tutulduklarını duyurdu.

Merkez Bankası gelecek hafta 20 Ağustos tarihinde olağan para politikası toplantısını gerçekleştirecek. Merkez Bankasının 1 hafta vadeli borç verme faizi olan politika faizi %8,25 seviyesinde bulunuyor. Mayıs ayı toplantısında politika faizini %0,50 puan indirerek %8,25’e düşüren Merkez Bankası Haziran ve Temmuz ayları toplantılarında faiz değişikliğine gitmedi. Gelecek haftaki toplantıdan faiz artırım kararının gelmesi şimdilik belirsiz.

TCMB gelecek hafta faiz artırmazsa bile, bütçe açığının artmaya devam ettiği mevcut ortamda, güven tazeleyici adımların gelmesi gerekiyor. Aksi takdirde, Eylül ayında olmasa bile, artan iç borcunu tahvil ihraç ederek çevirmeye çalışan Hazine’nin itfalarının Eylül ayına göre 2 kat artacağı Ekim ayında tahvil faizleri üzerindeki baskı artabilir. Bu da TCMB’yi sert bir şekilde faiz yükseltmek zorunda bırakabilir. TCMB’nin sert faiz artışlarına, politika faizini Ocak 2014’te %4,5’ten %10,0’a, Haziran 2018’de %8,0’den %16,5’e, Eylül 2018’de %17,75’ten %24,0’e yükselttiğinde tanık olmuştuk.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Enflasyon, PMI, döviz pozisyonu, reel efektif döviz kuru, İngiltere Merkez Bankası faiz kararı ve ABD işgücü verileri

4 Ağustos 2020, Salı

Temmuz ayı enflasyon verileri açıklanacak. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ve yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Haziran ayında önceki aya göre sırasıyla %1,13 ve %0,69 artış kaydetmiş, yıllık artışlar sırasıyla %12,62 ve %6,17 olarak gerçekleşmişti. RKGE Temmuz ayı verileri üretim maliyetleri ve satış fiyatlarında yukarı seyrin sürdüğünü gösterdi.

Temmuz ayı IHS Markit satın alma müdürleri endeksleri (PMI) açıklanacak. Haziran ayında hizmet ve imalat sektörlerinden oluşan JP Morgan Küresel Bileşik Üretim Endeksi 11,4 puan artışla 47,7 seviyesine yükselmişti. Hizmetler İş Aktivitesi alt endeksi aylık 12,9 puanla 48,0 puan seviyesine yükseldi. Endeksin 50 seviyesi üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyümeye işaret ediyor. Temmuz ayı ilk tahminlerine göre ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere imalat sektörü PMI endeksleri 50 seviyelerinin üzerine çıkarak sırasıyla 51,3, 54,0 ve 53,6 değerlerini aldı. Özellikle Temmuz ayında Euro Bölgesi imalat sektöründeki büyümenin olumlu etkisini Türkiye Temmuz ayı SAMEKS Sanayi Sektörü Endeksi, Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) ve Sektörel Güven Endekslerinde gördük. Dolayısıyla Haziran ayında 53,9 seviyesine yükselen İSO Türkiye İmalat PMI endeksindeki iyileşmenin Temmuz ayında da sürdüğünü göreceğiz.

5 Ağustos 2020, Çarşamba

Finans dışı firmaların Mayıs ayı döviz pozisyonu açıklanacak. Nisan ayında varlıklar aylık 4,2 milyar düşüşle 122,3 milyar dolara, yükümlülükler aylık 6,6 milyar dolar düşüşle 292,3 milyar dolara, net döviz pozisyon açığı da aylık 2,4 milyar dolar azalışla 170,0 milyar dolara gerilemişti.

Temmuz ayı Reel Efektif Döviz Kuru endeksi açıklanacak. Haziran ayında endeks önceki aya göre 0,67 puan artışla 69,32 seviyesine yükselmişti. Tarihsel olarak endeks 2007 yılı Aralık ayında 127,7 ile en yüksek, 2018 yılı Eylül ayında ise 62,5 ile en düşük seviyesini görmüştü. Türk lirası 2020 yılının ilk yarısında reel olarak %9 değer kaybetti.

IHS Markit hizmet sektörleri PMI endeksleri açıklanacak. Temmuz ayı ilk tahminlerine göre Euro Bölgesi ve İngiltere hizmet sektörü PMI endeksleri 50 seviyelerinin üzerine çıkarak sırasıyla 55,1 ve 56,6 değerlerini aldı. ABD hizmet sektörü PMI endeksi önceki aya göre iyileşme kaydederek 49,6 değerini aldı.

6 Ağustos 2020, Perşembe

İngiltere Merkez Bankası (BOE), para politikası toplantı kararını açıklayacak. BOE, 17 Haziran tarihli toplantısında %0,1 seviyesindeki politika faizini sabit bırakmıştı. Dünyanın altıncı büyük ekonomisi 2019 yılında %1,4 büyümüşken 2020 yılı ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,7, bir önceki çeyreğe göre ise %2,2 daraldı. 

7 Ağustos 2020, Cuma

ABD’de Temmuz ayı işgücü istatistikleri açıklanacak. Nisan ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle %14,7 seviyesine yükselen işsizlik oranı Haziran ayında %11,1 seviyesine gerilemişti. İşsizlik oranı 2010-2014 döneminde ortalama %8,0 iken 2015-2019 döneminde %4,4 seviyesine gerilemişti. Finansal krizin etkisini gösterdiği 2009 yılında ise işsizlik oranı maksimum %10,0 seviyesine ulaşmış yıllık ortalama işsizlik oranı ise %9,3 olmuştu. Ortalama saatlik kazançların yıllık artışı ise Nisan ayında yıllık %7,98 seviyesini gördükten sonra Haziran ayında %5,04 seviyesine geriledi. 24 Temmuz 2020 tarihli haftalık TCMB ve BDDK para ve banka verileri açıklanacak. 17 Temmuz verileri aşağıdaki gibidir:

Dr. Fulya Gürbüz

BDDK’dan vadede TL alım yönlü türev işlemlere sınırlama

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), 08/02/2020 tarihli ve 8860 Sayılı Kararı ile bankaların yurtdışı yerleşiklerle yaptıkları bir bacağı döviz diğer bacağı TL olan ve vadede TL alım yönünde gerçekleştirecekleri para swapı, forward, opsiyon ve diğer türev işlemlerin toplamının bankaların en son hesapladıkları yasal özkaynaklarının %25 olan sınırını %10 seviyesine indirdi. Yayınlanan basın açıklamasında söz konusu oranın günlük olarak solo ve konsolide bazda hesaplanması uygulamalarına devam edileceği, mevcut aşımlar giderilinceye kadar yeni bir işlem yapılamayacağı ve bu mahiyetteki vadesi gelen işlemlerin yenilenemeyeceği belirtiliyor.

Para swap örneğiyle açıklayalım…

Şu detaya dikkat: İşlemin bir bacağı döviz, bir bacağı TL olacak ve yurtiçi banka vadede TL alacak.

Diyelim ki, yurtiçi banka döviz ihtiyacını karşılamak amacıyla yurtdışı yerleşik bir banka ile belirli bir vade için para swapı anlaşması yapıyor.

Vade başında yurtiçi banka, yurtdışı yerleşik bankadan ihtiyacı olan dövizi belirli bir faiz karşılığında alırken, yurt dışı bankaya belirli bir faiz oranıyla TL veriyor.

Vade geldiğinde yurtiçi banka döviz borcunu faiziyle birlikte yurtdışı yerleşik bankaya öderken, yurtdışı banka TL borcunu faiziyle birlikte yurtiçi bankaya ödüyor.

Diyelim ki, vade tarihinde yurtiçi bankanın yeni bir döviz ihtiyacı doğdu. Banka BDDK’nın %10’luk sınırına ulaşmışsa döviz ihtiyacını nasıl karşılayacak?

Seçeneklerden biri döviz fazlası olan yurt içi bir bankayla TL karşılığı swap anlaşması yapacak ya da son borç merci olan TCMB’ye başvuracak. Yurtiçi banka, TCMB ile döviz depo işlemi yapabilir veya eğer aynı gün TCMB döviz satım ihalesi açmışsa yurtiçi banka ihale yoluyla ihtiyacı olan dövizi edinebilir.

BDDK’nın son hamlesi ne anlama geliyor?

Öncelikle BDDK’nın, Mart 2019’da Londra’da yaşanan TL krizinin TL swap faizlerini dört haneli seviyelere çıkarması gibi bir etkisi olmayacaktır.

BDDK, Suriye sınırı ve koronavirüs salgını gibi artan jeopolitik risklere karşılık, yabancı bankaların swap işlemleri ile TL’yi manipülatif şekilde dalgalandırmasının önüne bir engel koymuş olabilir. 

Dr. Fulya Gürbüz