Küresel imalat sektöründeki iyileşme Türkiye’yi de olumlu etkiledi

Kaynak: İSO ve IHS Markit

İstanbul Sanayi Odası ve IHS Markit işbirliğiyle hazırlanan İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) Mart ayında önceki aya göre 0,9 puan artışla 52,6 seviyesine yükseldi. PMI endeksinde 50,0 değerinin üzerindeki rakamlar sektörde genel anlamda iyileşmeye işaret ediyor. Yayınlanan raporda yer aldığı üzere Mart ayında “yeni siparişler yeniden büyümeye geçerken, üretim ve istihdamda artışlar devam etti, ham madde teminindeki zorluklar sürdü”. Siparişlerdeki artışın ana etkeni ihracat siparişlerindeki hızlanma oldu. Küresel yük taşımacılığındaki sıkıntılar, ham madde teminini zorlaştırırken teslimat süreleri Şubat’a göre yükseldi. Mart ayında Türk lirasındaki değer kaybıyla birlikte girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları hızla yükseldi. Artan siparişler ve üretimin etkisiyle imalat sektöründe istihdam artışı sürdü.

Özellikle en büyük ticaret ortağımız olan Almanya ve Euro Bölgesinde imalat sektörlerinin Mart ayında büyüme kaydetmesi, Türkiye’nin ihracat siparişlerini artırırken üretim artışı ekonomik büyümeyi destekledi. Dolayısıyla 2021 yılının ilk çeyreğinde imalat sektöründe kaydedilen görece ılımlı iyileşmeler, sanayi üretimini dolayısıyla da GSYH büyümesini destekleyen en önemli faktör olarak karşımıza çıktığını söyleyebilirim.

Benzer şekilde, 31 Mart’ta MÜSİAD tarafından yayınlanan ve PMI endeksleriyle benzer metodoloji ortaya koyan Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksi de Mart ayında bir önceki aya göre 0,9 puan azalarak 50,8 seviyesine gerilemesine rağmen 50 üzerindeki referans değeriyle büyüme bölgesinde kaldığını gösterdi. Yeni siparişler önceki aya göre 0,3 puan düşerek 47,6 seviyesine gerilemesine rağmen üretim endeksi önceki aya göre 4,2 puan artışla 53,0 seviyesine yükseldi. Her iki PMI endeksi de Türkiye’de imalat sektörünün satın alımlarını Mart ayında hızlandırsa da sınır ötesi tedarik zincirindeki sorunlar sebebiyle stoklarda düşüş yaşanmasına sebep olduğunu ortaya koydu. Öte yandan SAMEKS endeksi imalat sektöründeki istihdam artış hızının Mart ayında önceki aya göre sert düşüş yaşadığı işaretini aldık.

Kaynak: MÜSİAD

IHS Markit verilerine göre, özetle Covid-19 kısıtlamalarının küresel bazda vaka sayılarında iyileşme getirmesiyle birlikte Mart ayında özellikle ihracat siparişleri ve üretimde artış eğilimi gözlenirken, tedarik zincirindeki sıkıntılar girdi maliyetlerini ve paralelinde çıktı fiyatlarını artırarak enflasyonist baskının artmasına sebep oluyor. Küresel siparişlerdeki iyileşmeler Türkiye’nin ihracat siparişlerindeki artışı destekliyor. Daha detaylı olarak, bölgeler ve ülkeler bazında küresel imalat sektöründeki gelişmeleri aşağıda sizler için özetledim.

AMERİKA

ABD (58,6’dan 59,1’e): Yurt içi ve ihracat yeni siparişlerindeki sert artışa rağmen ham madde kısıtları sebebiyle üretim ılımlı bir artış kaydetti; istihdam, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı.

Brezilya (58,4’ten 52,8’e): Covid-19 kaynaklı yeni kısıtlamaların etkisiyle yeni siparişler, istihdam ve üretim daralma bölgesine geçti; enflasyon siparişleri durakladı. Tedarik zincirinde artan sorunla tedarik sürelerinin uzamasına, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarının artışına sebep oldu.

Kanada (54,8’den 58,5′): Üretim, yeni yurt içi ve ihracat siparişleri, satın alımlar, istihdam, tedarik süreleri, enflasyonist baskılar arttı.

EURO BÖLGESİ

Almanya, Avusturya, Fransa, Hollanda, İrlanda, İspanya, İtalya, Yunanistan ülkelerini kapsayan Euro Bölgesi PMI endeksi Mart ayında aylık 4,6 puan artışla 62,5 seviyesine yükseldi. Endeksteki tüm ülkelerin imalat sektörü PMI endeksleri artan yurt içi ve ihracat siparişlerinin desteğiyle Mart ayında kaydettikleri 51-67 aralığındaki değerlerle Şubat ayına göre büyüme kaydetti. En düşük büyüme performansı 51,8 seviyesi ile Yunanistan’a ait. En büyük ticaret ortağımız olan Almanya PMI endeksi 66,6 seviyesi ile tarihi zirvesine yükseldi. Almanya imalat sektörünün büyümesinde ana etken başta Çin olmak üzere Asya ve ABD’den gelen yeni ihracat siparişlerdeki artışların devam etmesi. Artan talep ve tedarik zincirindeki sıkıntılar, Euro Bölgesi genelinde girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarında sert artışlara sebep oldu. Siparişler ve üretimdeki artışlar Bölge genelinde imalat sektörü istihdamında artışı da beraberinde getirdi.

Kaynak: IHS Markit

İngiltere: En büyük ihracat pazarlarımızdan olan İngiltere imalat sektörü PMI endeksi Mart ayında 58,9 seviyesi ile son 10 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Yurt içi ve ihracat siparişlerindeki artışla üretim ve istihdam artış kaydetti. İhracat siparişlerinin özellikle Avrupa, Asya ve ABD kaynaklı artışlar olduğuna dikkat çekildi. Tedarik zincirindeki kısıtlar ham madde sıkıntılarına sebep olmakla birlikte girdi maliyetleri son 50 ayın en hızlı artışını kaydetti, maliyet artışları çıktı fiyatlarına yansıtıldı.

ASYA VE UZAK-DOĞU

Avustralya (56,9’dan 56,8’e): Üretim, yurt içi siparişler arttı, ihracat zayıfladı; tedarik süreleri, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı.

Çin (50,9’dan 50,6’ya): Üretim, yurt içi siparişler ve istihdam ılımlı artış kaydetti; ihracat siparişleri,  girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları yükseldi, tedarik sürelerindeki artış zayıfladı.

Kaynak: IHS Markit

Endonezya (50,9’dan 53,2’ye): Üretim, yurt içi siparişler, istihdam, tedarik süreleri, girdi maliyetleri arttı; çıktı fiyatlarındaki artış sınırlı kaldı, ihracat siparişleri düştü.

Güney Kore (55,3 ile değişmedi): Üretim, yurt içi ve ihracat siparişleri, istihdam, tedarik süreleri arttı; girdi maliyetlerindeki artış kısmen çıktı fiyatlarına yansıtıldı.

Japonya (51,4’ten 52,7’ye): Üretim (özellikle otomotiv ve yarı iletkenler), yurt içi siparişler, istihdam, tedarik süreleri, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı; Çin dahil Asya ülkelerinden gelen talebe rağmen ihracat siparişlerindeki artış sınırlı kaldı.

Malezya (47,7’den 48,9’a): Üretim, yurt içi siparişler, istihdam arttı, ihracat siparişleri düştü; tedarik süreleri, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı.

Myanmar (27,7’den 27,5’e): Askeri darbenin getirdiği siyasi kargaşa ve ülke genelindeki protestolar sebebiyle fabrikalar kapalı. Hammadde sıkıntısı ve yerel para birimindeki sert kayıplar fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.

Rusya (51,5’ten 51,1’e): Üretim ve yurt içi siparişlerde ılımlı artış kaydedildi, ihracat siparişleri düştü; tedarik süreleri, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı.

Tayland (47,2’den 48,8’e): Yeni ihracat siparişleri arttı; üretim, yurtiçi siparişler ve istihdam azaldı; tedarik süreleri, girdi maliyetleri arttı, çıktı fiyatları değişmedi.

Tayvan (60,4’ten 60,8’e): Üretim, yurt içi ve ihracat siparişleri, istihdam, tedarik süreleri, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı.

Vietnam (51,6’dan 53,6’ya): Üretim, yurt içi ve ihracat siparişleri, istihdam, tedarik süreleri, girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı. Çelik fiyatları ve Çin’den temin edilen ürünlerdeki fiyat artışları girdi maliyetlerinin artmasında etkili oldu.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomi Gündemi: İmalat sektörü, güven endeksleri, dış ticaret ve dış borç

31 MART 2021, ÇARŞAMBA

MART AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ – TÜİK

Ekonomik güven endeksi Şubat ayında önceki aya göre 0,4 puan azalışla 95,8 seviyesine gerilemişti.

MART AYI HİZMET VE SANAYİ SEKTÖRLERİ SATINALMA MÜDÜRLERİ ENDEKSLERİ (SAMEKS) – MÜSİAD

Şubat ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış SAMEKS Hizmet Endeksi 5,0 puan düşüşle 51,9, Sanayi Endeksi 1,8 puan düşüşle 51,9 seviyelerine gerilemişti. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğüne işaret ediyor. Endekslerin Şubat ayında 50 seviyesinin üzerinde olması sektörlerin önceki aya göre büyüdüğünü, ancak endekslerin önceki aya göre gerilemeleri sektörlerin büyüme hızının önceki aya göre zayıfladığını göstermektedir.

ŞUBAT AYI İHRACAT VE İTHALAT VERİLERİ – TÜİK

Ticaret Bakanlığı verilerine göre “2021 yılı Şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre; İhracat, % 9,6 artarak 16 milyar 12 milyon dolar, İthalat, % 9,8 artarak 19 milyar 372 milyon dolar, Dış ticaret hacmi, % 9,7 artarak 35 milyar 384 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir”. Mart ayı öncü verilerine göre Türkiye’nin en büyük ticaret ortakları olan özellikle Almanya’nın imalat sektörü ve ihracat siparişlerinin önceki aya göre artış kaydetmesi, Türkiye’nin ihracat siparişlerinin de olumlu etkilendiği ihtimalini artırıyor.

TÜRKİYE’NİN 2020 YILI 4. ÇEYREK DIŞ BORÇ STOKU – HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Türkiye’nin 2020 yılı 3. çeyrek dış borç stoku önceki çeyreğe göre 11,4 milyar dolar artışla 435,1 milyar dolar olmuştu. Kısa vadeli dış borç stoku 133,9 milyar dolar, orta ve uzun vadeli dış borç stoku 301,2 milyar dolar idi. Toplam stok içinde Merkez Bankasının dış borcu 21,0 milyar dolar, bankaların 30,8 milyar dolar, bankacılık dışı finans sektörünün 0,7 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların 55,2 milyar dolar idi.

1 NİSAN 2021, PERŞEMBE

MART AYI İSO VE IHS MARKIT İŞBİRLİĞİYLE HAZIRLANAN İMALAT SEKTÖRÜ SATINALMA MÜDÜRLERİ (PMI) ENDEKSLERİ – TÜİK

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış imalat sektörü PMI endeksi Şubat ayında aylık 2,7 puan düşüşle 51,7 seviyesine gerilemişti. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörün önceki aya göre büyüdüğüne işaret etmektedir. Endeksin Şubat ayında önceki aya gerilemesi ve aynı zamanda 50 seviyesinin üzerinde olması sektördeki büyümenin önceki aya göre zayıfladığını göstermektedir. Geçen hafta IHS Markit tarafından açıklanan Mart ayı öncü verilere göre ihracat pazarlarımız olan Euro Bölgesi’nin imalat sektörü PMI verileri önceki aya göre 4,5 puan artışla 62,4, Almanya’nın 5,9 puan artışla 66,6, ABD’nin 0,4 puan artışla 59, İngiltere’nin 2,8 puan artışla 57,9 seviyesine yükseldi. Tümünde mal ihracatı önceki aya göre artarken, girdi maliyetleri ve satış fiyatlarında da artış devam etti. Almanya’nın raporunda özellikle başta Çin olmak üzere Asya ülkeleri, ABD ve Euro Bölgesi genelinde ihracat siparişlerinin artması sebebiyle Almanya’nın ihracatının önceki aya göre arttığı açıklaması yer alıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan Türkiye’nin imalat sektörünün de Mart ayında söz konusu gelişmeden olumlu etkileneceğini bekleyebiliriz.

TCMB VE BDDK, 26 MART 2021 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ – BDDK, TCMB

19 Mart ile biten haftada piyasadaki likiditeyi gösteren parasal göstergelerde (M1, M2, M3) repo, para piyasası fonları ve ihraç edilen menkul kıymetlerin dahil M3’te önceki haftaya göre 20 milyar TL’lik artış oldu. TL cinsi ticari kredi faiz oranları %20’nin hemen altına geriledi. TL mevduatları önceki haftaya göre 17,5 milyar TL azalırken, TL cinsi krediler 8,8 milyar TL artış kaydetti. Döviz tevdiat hesapları (yabancı para cinsi mevduatlar) önceki haftaya göre 1,6 milyar dolar artışla 223,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 1,6 milyar dolar artışla 93,2 milyar dolar seviyesine yükseldi; altın rezervleri 0,3 milyar dolar, döviz rezervleri 1,2 milyar dolar artış gösterdi. TL cinsi mevduat faizleri %16,80, ticari krediler %20,45, tüketici kredileri %22,78 seviyelerine yükseldi.  

2 NİSAN 2021, CUMA

OCAK AYI FİNANSAL KESİM DIŞINDAKİ FİRMALARIN DÖVİZ POZİSYONU – TCMB  

2020 yılı Aralık ayında finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlıkları önceki aya göre 4,0 milyar dolar artışla 142,6 milyar dolar, yükümlülükler aylık 2,8 milyar dolar artışla 300,2 milyar dolar seviyelerine yükselmiş, böylece net döviz pozisyon açığı aylık 1,2 milyar dolar azalışla 157,6 milyar dolar seviyesine gerilemişti.

MART AYI TEPAV PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ – TEPAV

Şubat ayında mevsimsel etkilerden arındırılmış TEPAV perakende güven endeksi önceki aya göre 1,3 puan artışla -16,5 seviyesine gerilemişti. Endeksteki gerileme, kötümser görünüm ortaya koyanların iyimserlerden daha fazla olduğunu gösteriyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Küresel imalat sektörlerinden olumlu sinyaller geldi

25-29 Ocak haftasına imalat ve hizmet sektörleriyle ilgili verilerle başlayacağız. Biliyoruz ki yüksek enflasyon ve yüksek faiz mal ve hizmet üreticilerinin üzerinde ağır bir yük oluşturuyor özellikle de pandeminin daha da kötüleştirdiği işsizlik artışlarının ve gelir seviyesindeki azalmaların tüketici talebini aşağı çekmeye devam ederken. Yurt içinde hane halkının kemerleri daha da sıktığı, hizmet sektörünün de Kovid-19 ile mücadelede kapatmaların etkisiyle iş yapma kabiliyetinin durma noktasına geldiği bir ortamda gözlerimiz elbette imalat sektörünü doğrudan etkileyen yurt dışı talepte yani ihracat siparişlerinde.

Türkiye’nin ihracat performansıyla ilgili olası ipuçlarını Cuma günü açıklanan Ocak ayı IHS Markit küresel PMI (satın alma müdürleri endeksi) ilk tahminlerinde bulmaya çalıştım. IHS Markit PMI verileri ve ekonomik büyümeyi gösteren GSYH verilerinin benzer yönde hareket ettiklerini hatırlatalım.

IHS Markit her ayın üçüncü haftasında ABD, Almanya, Avustralya, Euro Bölgesi, Fransa, İngiltere ve Japonya hizmet ve imalat sektörleriyle ilgili ilk tahminlerini yayınlıyor. Ocak ayı PMI ilk tahminlerinden; Kovid-19 kaynaklı ikinci ve üçüncü dalga kapatmalar ve kısıtlamaların ABD haricinde diğer ülke ve bölgelerin hizmet sektöründeki kan kaybını arttırdığı, tedarik zincirindeki sorunların tüm ülkelerin imalatını olumsuz etkilediği, arz kısıtlarının girdi maliyetlerini artırırken çıktı fiyatlarında indirimlere gidildiği, öte yandan aşılamanın başlamasıyla beklentilerin iyimser olduğu ve bunun istihdam tarafında işe alımları beraberinde getirdiği sinyallerini aldık.

PMI raporlarında, imalat sektörlerine odaklandığımızda;

. Euro Bölgesi genelinde arz tarafındaki kısıtların üretimi zayıflattığını,

. Almanya’da özellikle Çin ve ABD’den gelen ihracat siparişlerinin arttığını, sınırlı yük kapasitesi ve yetersiz konteyner sayısının tedarik zincirini kısıtladığını;

. ABD’de imalat sektörü genelinde ve üretiminde ihracat siparişlerinin de desteğiyle büyümenin güçlenerek devam ettiği, artan imalat maliyetleri ve satış fiyatlarının enflasyon üzerinde yukarı yönde baskı yarattığını;

. Japonya’da ve Fransa’da ihracat siparişlerindeki düşüşün Ocak ayında zayıfladığı, Fransa’da tedarikteki sorunların özellikle metaller olmak üzere hammadde fiyatlarındaki artışın üretim maliyetlerini sert artırırken çıktı fiyatlarında indirime gitmeye devam ettiklerini okuduk.

AB’den ayrılan ve Türkiye’nin son zamanlarda ihracat hacminde önemli bir yer tutan İngiltere’de Kovid-19 kaynaklı üçüncü ulusal kapatmaların sonucu olarak hizmet sektörü sert bir darbe alırken; tedariklerdeki gecikmeler, artan üretim maliyetleri ve azalan ihracat siparişleri İngiltere imalat sektöründeki büyümeyi zayıflattı. Ocak ayında İngiltere’de ihracat siparişlerindeki azalmanın imalat sektöründeki büyümeyi zayıflatmasının Türkiye ihracatını ne derecede etkilediğini bilmek faydalı olacak zira arz tarafındaki kısıtlara rağmen Türkiye’nin 2020 yılının son dört ayında İngiltere’ye ihracatını artırmış olması ve bu eğilimi Ocak ayında da sürdürebilmesi Türkiye’nin arz zincirindeki konumu açısından önemli bir gösterge olacak.

Kaynak: IHS Markit

İhracat hacmimizin en yüksek olduğu Euro Bölgesi ve ABD imalat sektörlerinden Ocak ayında gelen olumlu sinyaller ise Türkiye’nin ihracat performansı hakkında olumlu bir işaret verdi. Ticaret Bakanlığı Şubat ayı başında Ocak ayı dış ticaret verilerini açıklayacak. 29 Ocak Cuma günü TÜİK’in açıklayacağı Aralık ayı nihai dış ticaret verileri ise sürpriz olmayacak zira Ticaret Bakanlığının Ocak ayı başında yaptığı duyuruda Aralık ayı ihracat ve ithalat hacminin Kasım ayına göre artış kaydettiğini görmüştük.

Dr. Fulya Gürbüz

Ekonomide büyümenin anahtarı aşıda

Ekonomide büyümenin kilidini bilginin küreselleştiği mevcut pandemi sürecinde aşıların etkinliği, virüsün yapısındaki değişikliklere uyumları ve aşılama süreci açacak.

Çember daralıyor derken Covid-19 hanemize girdi. 14-18 Aralık haftasının başında kızım ve hemen ardından oğlum Covid-19 virüsüne yakalandılar. Evde izolasyon, hijyen tedbirleri ve maske kullanımı sayesinde virüse maruz kalmadım. Kadıköy İlçe Sağlık Müdürlüğünün sürekli takibinde olmamız, süreci atlatmakta önemli bir faktör oldu. Tüm İlçe Sağlık çalışanlarına sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.

Gelelim makro-ekonomik verilerden uzak kaldığım son 11 gündeki gelişmeleri anlamaya. Öncelikle sanayi üretimi.

14 Aralık’ta TÜİK Ekim ayı sanayi üretimi endeksini, 22 Aralık’ta da Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Kasım ayı otomotiv sektörü verilerini açıkladı.

Sanayi üretimi Ekim ayında bir önceki aya göre %1,1 artış kaydetse de artış hızı Eylül ayındaki %1,7’lik artışın gerisinde kaldı. Sanayi üretimi, Mayıs ayında bir önceki aya göre %18,2’lik sert yükselişin ardından son 4 aydır artışını yavaşlayarak da olsa sürdürüyor.

Aşağıdaki grafikte gri çubuklar sol eksendeki sanayii üretimi endeksini, mavi çizgi sağ eksendeki otomotiv sektörü toplam üretimini, kırmızı çizgi ise yine sağ eksendeki otomotiv sektörü ihracat verilerini gösteriyor.

Grafikte Ağustos aylarında dikkat çeken düşüşlerin sebebi, Ağustos ayının otomotiv sektörünün tatil yaptığı döneme denk geliyor olması.

Yukarıdaki grafiği incelediğimizde; otomotiv ihracatının otomotiv üretimini, otomotiv üretiminin ise sanayi üretimini doğrudan etkilediğini görebiliyoruz.

Türkiye’nin toplam ihracatının en büyük payını otomotiv sektörü ihracatı oluşturuyor. Türkiye, ihracatının en büyük kısmını ise Almanya’ya yapıyor. Dolayısıyla Türkiye’de sanayi üretiminin Almanya’daki talep şartlarından doğrudan etkilendiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Aşağıdaki grafiği tradingeconomics.com’dan aldım. Mavi çizgi sol eksendeki Almanya’nın otomotiv üretimini, siyah kesikli çizgi ise sağ eksendeki Türkiye’nin otomotiv üretimini gösteriyor. Tarihsel olarak bakıldığında, her iki ülkenin otomotiv üretimindeki artış ve azalışlar paralel seyrediyor.

Ancak grafikte bariz bir şekilde dikkatimizi çeken, Kasım ayında Almanya’nın otomotiv üretimi artarken, Türkiye’nin otomotiv üretiminde gerileme yaşanmış olması. Söz konusu gerilemenin sebeplerini araştırdığımızda;

. Kasım ayı TİM ihracat verilerine göre Almanya’ya yapılan ihracatın Ekim ayına göre gerilediğini,

. Kasım ayı İSO imalat sanayi PMI endeksine göre Türkiye’de yeni ihracat siparişlerinin Ekim ayına göre ivme kaybettiğini,

. IHS Markit Almanya imalat sektörü PMI verilerine göre Almanya’nın ihracat siparişlerindeki artışın Kasım ayında ivme kaybı yaşadığını görüyoruz.

Özellikle en büyük ticaret ortaklarımız olan Euro Bölgesi ve İngiltere’de Covid-19 kaynaklı kapatmaların sıkılaştırılmaya başlandığı Kasım ayında Türkiye’nin ihracatının bir önceki aya göre azalması, sanayi üretiminde de Kasım ayında güç kaybı yaşanacağı ihtimalini artırıyor.

Peki, Aralık ayı ile birlikte sanayi üretiminde nasıl bir tablo bizi bekliyor?

Avrupa’da kapatmaların Aralık ve Ocak aylarında sürecek olması Türkiye’nin üretim performansı üzerinde olumsuz etki yaratacak. Nitekim Avrupa Merkez Bankası (AMB), 10 Aralık tarihli toplantı kararında pandemi ve aşılamaya yönelik artan belirsizliklere vurgu yapılırken negatif faiz politikasını sürdürecekleri belirtilmişti. İngiltere Merkez Bankası da 17 Aralık tarihli toplantısında pandemi kaynaklı kapatmaların 2021 yılı ilk çeyreğine yönelik büyüme beklentilerini aşağı çekeceği vurgulandı. Ek olarak, Almanya ve Çin arasındaki ticaretin Uzak Doğu’da pandemi kaynaklı kapatmalardan doğrudan etkilenecek olması dikkatleri aşı konusundaki gelişmelere çekiyor.

Öte yandan, 16 Aralık tarihli toplantısında Amerikan merkez bankası Fed ekonomik aktivite, işsizlik ve enflasyon üzerinde ağır sonuçları olan pandeminin yarattığı sağlık sorunlarının orta vadede ekonomik görünüm üzerinde dikkate değer bir risk oluşturduğu ve ekonominin seyrinin tamamen virüsün seyrine bağlı olduğu belirtildi.

Bununla birlikte, 20 Ocak’ta resmen başkanlık koltuğuna oturacak olan Biden’in ticari ve siyasi ilişkileri diyalog yoluyla sürdüreceği vaadi, Trump yönetimine göre daha ılımlı bir tablo ihtimalini ortaya koyuyor. Bu, elbette risk algısı üzerinde olumlu bir etki yaratacaktır ancak küresel ekonomide büyümenin kilidini bilginin küreselleştiği mevcut pandemi sürecinde aşıların etkinliği, virüsün yapısındaki değişikliklere uyumları ve aşılama süreci açacak.

Yüksek enflasyonu yüksek faizle dizginlemeye çalışan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına ise hükümetin reformlar yoluyla destek vermesi bekleniyor. İşsizliğin arttığı, gelirlerin azaldığı hem Türkiye ekonomisini hem de küresel ekonomiyi 2021 yılında çok zorlu bir süreç bekliyor. Anahtar ise pandeminin seyri ve aşıda.

Dr. Fulya Gürbüz

İmalat sektörünü ihracat siparişleri destekledi

Merkez Bankasının, Kasım ayında imalat sanayinde faaliyet gösteren 1708 işyerinden anket yoluyla oluşturduğu Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) verilerine göre endeks Kasım ayında bir önceki aya göre 4,2 puan azalışla 103,9 seviyesinde gerçekleşti. Endeksin 100 seviyesi üzerindeki değerler imalat sektöründeki görünüme dair iyimser olunduğuna işaret ediyor. Yayınlanan raporda gerekçeler şöyle sıralanmış:

“… sabit sermaye yatırım harcaması ve mevcut toplam sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, gelecek üç aydaki üretim hacmi, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, mevcut mamul mal stoku, gelecek üç aydaki toplam istihdam ve genel gidişata ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkilemiştir.”

Yukarıda yazılan değerlendirmeyi Merkez Bankası aşağıdaki tabloyla görsel olarak özetlemiş:

Kaynak: TCMB

Tablonun altında küçük puntoyla yazılan açıklamaya göre kısa oklar önceki aya göre değişimi, uzun oklar ise bir önceki yılın aynı ayına göre değişimi gösteriyor.

“Mevcut” duruma odaklandığımızda toplam siparişi oluşturan hem iç piyasa hem ihracat siparişlerinde önceki aya göre artış var. İhracat siparişlerindeki artışın sebebini dün IHS Markit tarafından açıklanan imalat sektörü Kasım ayı PMI ilk tahminlerini sunan Euro Bölgesi raporlarından okumuş ve değerlendirmelerimi paylaşmıştım. Raporlarda kaydedildiği üzere, ülke bazında en büyük ticaret ortağımız olan Almanya’nın imalat sektörü, Asya kaynaklı ihracat siparişlerinin etkisiyle Kasım ayında büyümesini sürdürdü. Almanya dahil, bölgesel olarak en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi genelinde imalat sektörleri Kasım ayında büyümeye devam etse de Ekim ayına göre hafif bir vites düşüklüğü var. Tekrar edeyim, en büyük ticaret ortaklarımızın imalat sektöründeki iyileşme Türkiye’nin ihracat hacmini, dolayısıyla da imalat sektörünü olumlu etkiliyor.

Benzer şekilde, Türkiye’nin ihracatının hızlanma gösterdiği İngiltere’de imalat sektörü PMI ilk tahminleri de sektörde ihracat desteğiyle büyümenin Kasım ayında sürdüğüne işaret etti. Aşağıdaki grafik ağırlıklı olarak ihracat siparişlerinin (kırmızı çizgi) imalat sektörünü desteklediğini gösteriyor. Ek olarak, mal stoklarında kaydedilen mevcut artışın ve yatırım harcamalarındaki artış beklentilerinin mevcut durumda yurt içi siparişlerini de olumlu etkilediğini anlıyorum.

Kaynak: TCMB

İmalat sektöründe aktivitenin canlı kalmasına bağlı olarak, imalat sektörü kapasite kullanım oranı da Kasım ayında önceki aya göre 0,4 puan artışla %75,8 seviyesine yükseldi.

Mevcut veriler, Kasım ayında Türkiye’nin ihracat performansının Ekim ayına göre bir miktar zayıflasa da rotasını koruduğuna işaret ediyor.

İmalat sektörü PMI verilerinin, ülkenin sanayi üretimi ve GSYH performansını doğrudan etkileyen önemli bir veri olduğunu hatırlatmak isterim.

Dr. Fulya Gürbüz

Euro Bölgesi imalat sektöründen iyi haber geldi

Kasım ayı imalat ve hizmet sektörlerine ilişkin ilk veriler gelmeye başladı.

IHS Markit tarafından açıklanan ilk tahminlere göre Almanya’da imalat sektörü PMI endeksi Kasım ayında vites kısmen düşmüş olsa da 57,9 değeri ile büyümesini sürdürdü. Endeksin 50 üzerindeki değerler sektörün bir önceki aya göre büyüdüğünü gösteriyor. PMI verilerinin, hem sanayi üretimi hem de GSYH performansını doğrudan etkileyen önemli bir veri olduğunu hatırlatalım.

Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olan Almanya’nın imalat sektöründeki iyileşme Türkiye’nin ihracat hacmini, dolayısıyla da imalat sektörünü olumlu etkiliyor. Kasım ayında Alman imalat sektöründeki büyümeyi destekleyen en önemli faktör Ekim ayına benzer olarak Kasım ayında da devam eden Asya kaynaklı ihracat talebindeki artış. İmalat sektöründeki büyüme sektörde istihdam artışını beraberinde getirirken, girdi maliyetlerindeki artışın etkisiyle çıktı fiyatları yükseldi.

Euro Bölgesi genelinde imalat sektörü PMI endeksi Kasım ayında ilk tahminlere göre 53,6 değeri ise yine imalat sektörünün önceki aya göre büyüme kaydettiğine işaret etti, büyüme hızı ise Almanya verilerine benzer olarak kısmen yavaşladı.

Avrupa Birliği’nden ayrılma sürecindeki İngiltere’de imalat sektörü PMI endeksi de ihracattaki artışın desteğiyle Kasım ayı ilk tahminlerine göre son üç ayın en yükseği olan 55,2 değeri ile önceki aya göre büyüme kaydetti. Ancak hizmet sektöründeki daralma Kasım ayında da sürdü.

Almanya dahil olmak üzere Euro Bölgesi genelinde, Kovid-19 pandemisinde yaşanan ikinci dalganın hizmet sektöründe kapatmaları beraberinde getirmesi sebebiyle hizmet sektörü sert daralma kaydetti. Düşen talep, hizmet fiyatlarında indirimleri getirdi.

Yarın açıklanacak olan Türkiye Kasım ayı reel kesim güven endeksi verilerinde imalat sektörünün Türkiye’nin en büyük ticaret ortaklarının Kasım ayında kaydettiği performansa benzer bir performans gösterip göstermediğine odaklanacağız.

Dr. Fulya Gürbüz

Cari işlemler dengesini Eylül ayında dış ticaret ve turizmi destekledi

Cari işlemler açığı Eylül ayında önceki aya göre 1,96 milyar dolar azaldı…

Merkez Bankası tarafından her ay açıklanan Ödemeler Dengesi tablosunda yer alan Cari İşlemler Hesabında yerleşik hanehalkının yerleşik olmayanlarla yaptığı faaliyetleri karşılığında oluşan döviz giriş ve çıkışları gösterilmektedir. Cari işlemler dengesi ise Cari İşlemler Hesabında yer alan Dış Ticaret Dengesi, Hizmetler Dengesi, ücret ödemeleri ve yatırım dengesinden (doğrudan, portföy ve diğer yatırımlar) oluşan Birincil Gelir Dengesi ile hükumetin yaptığı transferlerden oluşan İkincil Gelir Dengesi kalemlerinin toplamından oluşmaktadır.

Ağustos ayında 4,32 milyar dolar cari işlemler açığı kaydedilmişti. Eylül ayında Cari İşlemler Hesabı altındaki ana kalemlerin Ağustos ayına göre nasıl değiştiğine bakarsak:

. Eylül ayında Dış Ticaret açığı, Ağustos ayına göre 1,65 milyar dolar azaldı.

. Hizmet Dengesi, Ağustos ayına göre 0,17 milyar dolar arttı.

. Birincil Gelir Dengesi, Ağustos ayına göre 0,08 milyar dolar arttı.

. İkincil Gelir Dengesi Ağustos ayına göre 0,06 milyar dolar arttı.

Yukarıdaki maddeler halinde belirtilen artış ve azalışları netleştirdiğimizde Eylül ayında cari işlemler açığı Ağustos ayına göre 1,96 milyar dolar iyileşerek 2,36 milyar dolar seviyesine gerilemiş oldu.

Dolayısıyla, cari işlemler açığına Eylül ayında önceki aya göre en büyük katkı, dış ticaret dengesindeki 1,65 milyar dolarlık daralmadan geldi. Söz konusu katkının 0,7 milyar doları altın ithalatında önceki aya göre kaydedilen düşüş.

Eylül ayında turizm gelirleri cari işlemler dengesini iyileştirdi…

Yukarıdaki hesaplamalar, Ağustos ayına göre cari işlemler dengesinin Eylül ayında nasıl değiştiğini ortaya koymuştu. Ana resimde Dış Ticaret Dengesindeki iyileşmeyi açıkça görebilmişken, diğer üç ana kalemde nette önemli bir etki yok gibi duruyor. Etkinin olup olmadığını anlamak için alt kalemleri dikkate almak gerekiyor. Gelin, ana resmi büyütelim ve Hizmetler Dengesi kalemine odaklanalım.

Covid-19 etkisiyle Hizmetler Dengesi Mart-Temmuz döneminde cari işlemler dengesine önemli bir katkı sağlayamazken, Temmuz ayındaki 0,5 milyar dolarlık net gelirin ardından Ağustos ayında 1,52 milyar dolar, Eylül ayında ise 1,69 milyar dolarlık net Hizmetler Dengesi geliri elde edildi. Arka arkaya elde edilen görece yüksek gelirlerin ana sebebi, Hizmetler Dengesi’nin alt kalemi olan ve turizm gelirlerini gösteren Seyahat kalemindeki iyileşme oldu. Nisan-Haziran döneminde sınır kapatmaları ve seyahat yasaklarının etkisiyle Türkiye’de turizm geliri kaydedilmemişken Temmuz ayında 0,43 milyar dolar, Ağustos ayında 1,33 milyar dolar, Eylül ayında ise 1,56 milyar dolar net turizm geliri elde edilmiştir. Dolayısıyla Seyahat gelirlerindeki artış Ağustos-Eylül döneminde cari işlemler açığını azaltıcı yönde etki yaratmıştır. Aşağıdaki grafikte, tarihsel olarak cari işlemler dengesinin (gri çubuklar) dış ticaret dengesindeki (mavi çizgi) değişime benzer hareket ettiğini, yaz aylarında artan turizm gelirlerinin (kırmızı çizgi) ise cari işlemler dengesini iyileştirdiğini görüyoruz. Turizm gelirlerinin, Covid-19 tedbirlerinin etkisiyle Nisan-Temmuz döneminde cari işlemler dengesine önemli bir katkı sağlayamazken, Ağustos-Eylül döneminde önceki yıllara göre düşük miktarda da olsa cari işlemler açığını iyileştirici rol oynadı. Aşağıdaki grafikte turizm gelirlerinin cari işlem üzerindeki iyileştirici rolünü görebilirsiniz.

Ek olarak, aşağıdaki grafikte ise son 12 aylık toplamlar dikkate alındığında cari işlemler dengesi (gri kolonlar) ile dış ticaret dengesinin (kırmızı çizgi) paralel hareketini daha net görebiliyoruz. Eylül 2020 itibariyle 12-aylık cari işlemler açığı 27,5 milyar dolar seviyesine yükselmiş durumda. Özellikle en büyük ticaret ortağımız olan Almanya ekonomisindeki hareketlenmeler Türkiye’nin ihracat ve ithalat hacmini yukarı çekmeye başladı. Tekrar başlayan kapatmaların ise dış ticaret dolayısıyla da cari işlemler dengesi üzerindeki etkilerini takip etmekte fayda var.

Eylül ayında bankalar net borç kullanan, banka dışı sektör net borç ödeyen oldu…

Cari işlemler dengesinin finansman tarafını gösteren Finans Hesabında ise özellikle hükumet, banka ve banka dışı sektörün borçlanma ve borç ödeme kabiliyeti ile döviz rezervlerindeki gelişmeleri görebiliyoruz. Yurtdışı bankalar ve yurtdışı kişilerin mevduatları Eylül ayında 1,05 milyar dolar azaldı. Öte yandan kredi tarafında; bankalar Eylül ayında nette 0,81 milyar dolar net kredi kullanırken, banka dışı sektör 0,4 milyar dolar net borç ödeyicisi oldu. Türkiye’nin resmi rezervleri ise Eylül ayında 3,6 milyar dolar azaldı. Aşağıdaki grafik kredi yoluyla yurtdışından borçlanan hükumet (mavi çubuk), bankalar (kırmızı çubuk) ve banka dışı sektörün (yeşil çubuk) 2018 yılı Mayıs ayından bu yana ağırlıklı olarak net borç ödeyen konumunda olduğunu gösteriyor. Aylar itibariyle, pozitif değerler net borçlanma gerçekleştirildiğini, negatif değerler ise net borç ödeyicisi konumunda olunduğunu göstermekte.

Ekim ayında dış ticaret açığındaki azalma cari açığı da azaltacak…

Ekim ayına ilişkin olarak Ticaret Bakanlığı verilerine göre, hem ihracat hem de ithalat Eylül ayına göre artış kaydetti, dış ticaret açığı ise Eylül ayındaki 4,8 milyar dolardan Ekim ayında 2,4 milyar dolara geriledi. Dış ticaret açığındaki söz konusu gerileme cari işlemler açığında Eylül ayına göre 2,4 milyar dolarlık azalma etkisi yaratacak. Öte yandan Hazine’nin Ekim ayında tahvil ihracı yoluyla sağladığı 2,5 milyar dolarlık dış borç tutarını Finansman Hesabı’nın altındaki Portföy Yatırımları kaleminde göreceğiz. Aşağıdaki grafik; hükumet (mavi çubuk), bankalar (kırmızı çubuk) ve banka dışı sektörün (yeşil çubuk) tahvil yoluyla yurt dışı borçlanma eğilimlerini gösteriyor. Ağırlıklı olarak hükumet ve bankalar tahvil yoluyla borçlanmayı tercih ederken banka dışı sektör daha kısa vadeli olan kredi yoluyla yurt dışından borçlanmayı tercih etmektedir.

Dr. Fulya Gürbüz

Almanya imalat sektörü PMI endeksi Temmuz ayında 50 seviyesine yükseldi

Türkiye’nin ihracat ve sanayi üretimi için Temmuz ayına ilişkin ilk ipucu Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olan Euro Bölgesi öncü IHS Markit PMI verileriyle geldi.

İlk tahminlere göre Euro Bölgesi imalat sektörü satın alma müdürleri (PMI) endeksi Temmuz ayında önceki aya göre 3,7 puan artışla büyüme bölgesi olan 51,1 seviyesine yükseldi. Almanya imalat sektörü PMI endeksi de aylık 4,8 puan artışla 50,0 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörde büyümeye işaret ediyor.

Almanya PMI raporunda özellikle Çin olmak üzere Avrupa bölgesinden gelen ihracat talebinin etkili olduğu kaydediliyor. Öte yandan Euro Bölgesi’ndeki genel görünüme paralel olarak Almanya imalat sektörü istihdam endeksinde son beş aydır düşüş sürüyor.

Dr. Fulya Gürbüz

TİM verilerine göre ihracat Mayıs’ta 10 milyar dolara yükseldi

Avrupa imalat sektörü PMI verileri Nisan ayında sert düşmüştü. Mayıs ayı verileri ise sektörde kötüleşmenin kısmen zayıfladığını göstermişti. Bu da Türkiye’nin ihracat performansındaki kötüleşmenin Mayıs ayında bir miktar zayıflayacağı işaretini vermişti.

Nitekim Mayıs ayı TİM verilerine göre ihracat (genel ticaret sistemine göre), Nisan ayındaki 8 milyar 993 milyon dolardan Mayıs ayında 9 milyar 964 milyon dolara yükseldi.

Ürün bazında taşıt araçları ve yan sanayi ihracatı Mayıs ayında 1 milyar 203 milyon dolara, hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı 840 milyon dolara, elektrik-elektronik ve makine ürün ihracatı ise 672 milyon dolara yükseldi.

Ülke bazında en büyük ilk 8 ihracat pazarımızın 5’ine Mayıs ayında ihracatımız Nisan ayına göre artış kaydetti. En büyük ilk iki ihracat pazarımız olan Almanya ve İngiltere’nin imalat sektöründeki kötüleşmenin Mayıs ayında zayıflaması doğrudan Türkiye’nin ihracat performansını olumlu etkilediğini görüyoruz.

Mayıs ayında ihracatta önceki aya göre 1 milyar dolarlık artışı dikkate aldığımızda ithalat hacminde de Mayıs ayında artış göreceğiz.

Dr.Fulya Gürbüz

Pandemi kaynaklı izolasyonun dış ticarete etkisi: dış talep (ihracat) ve iç talep (ithalat) sert düştü

Geçen hafta cuma günü TÜİK, Nisan ayı dış ticaret verilerini açıklamıştı. TİM verileri Nisan ayındaki düşüşü TÜİK’ten daha evvel ortaya koymuştu, ancak daha geç açıklanan ithalattaki gelişme için “Nisan ayında düşer” diye tahmin ediliyordu ki TÜİK verisi bu beklentiyi teyit etti. Elbette ekonomist olmaya gerek yok kime sorsanız aynı beklentiyi söyleyecektir, ancak verilerle de bu beklentilerin teyit edilmesi de gerekiyor. İhracat Nisan ayında önceki aya göre 4 milyar 383 milyon dolar azalarak 8 milyar 990 milyon olarak gerçekleşti. İthalat ise 5 milyar 259 milyon dolar azalarak 13 milyar 553 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece dış ticaret açığı Mart ayında görülen 5 milyar 439 milyon dolar seviyesinden Nisan ayında 4 milyar 564 milyar dolar seviyesine geriledi. Yukarıdaki grafikte Nisan ayında, ihracat ve ithalat arasındaki farkı gösteren dış ticaret açığında önceki aya göre kısmen azalma olduğunu görüyoruz.

Aşağıdaki grafik ise sanayi ürünleri ihracat ve ithalatı verilerini gösteriyor. Mart ayında sanayi ürünleri dış ticaret açığı 2 milyar 383 milyar dolar iken Nisan ayında 2 milyar 609 milyon dolar seviyesine yükseldi. Nisan ayında söz konusu ihracat önceki aya göre 4 milyar 378 milyon dolar azalırken, ithalattaki azalma 4 milyar 152 milyon dolar oldu. Yani sanayi ürünleri ihracatındaki azalış ithalattaki azalıştan daha fazla oldu. Peki, Mayıs ayında ihracatla ilgili bir ipucu var mı?

Mayıs ayı satınalma müdürleri endeksleri (PMI) üretimde kötüleşmenin Nisan ayında yavaşlamaya işaret ettiğini göstermişti. En büyük ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği’ne olan ihracatımız 2019 yılında ortalama %50 iken bu oran kademe kademe azalarak Nisan 2020’de %42 seviyesine geriledi. Avrupa Birliği’ne ihracatımızın %23’ünü ise Nisan ayında Almanya oluşturmuştu ki bu oran 2019 yılı genelinde %18 idi. Mayıs ayı PMI verileri Almanya dahil Avrupa Birliğinde imalat sektöründe üretimin kötüleşmeye devam ettiğini gösterdi ancak söz konusu kötüleşmede kısmen yavaşlama işaretleri var. Dolayısıyla PMI verilerinde Türkiye’nin ihracat verilerindeki bozulmanın Mayıs ayında yavaşladığı olasılığını görüyorum.

Dr.Fulya Gürbüz