Haftanın makro-ekonomi gündemi: Üretim, tüketim, bütçe, dış borç, merkez bankaları faiz kararları ve net uluslararası yatırım pozisyonu

14 Eylül 2020, Pazartesi

Ağustos ayı Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) açıklanacak. Temmuz ayında Tarım-ÜFE önceki aya göre %0,49, önceki yılın aynı ayına göre %16,28 artış kaydetmişti. 

TÜİK Temmuz ayı sanayi üretim endeksi verilerini açıklayacak. Endeks Haziran ayında önceki aya göre %17,6, önceki yılın aynı ayına göre %0,1 artış kaydetmişti. Haziran ayı verisiyle birlikte sanayi üretimi ikinci çeyrekte, bir önceki çeyreğe göre %20,2, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %16,9 daralma kaydetmiş oldu. Sanayi üretimi endeksi ile paralellik gösteren SAMEKS Sanayi Üretimi Endeksi Haziran ve Temmuz aylarında 51,8 ve 55,6 değerlerini alarak ardı ardına yükseliş kaydetmişti. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyümeye işaret ediyor. Ağustos ayında ise SAMEKS Sanayi Üretimi Endeksi 51 değeri ile önceki aya göre büyümüş olsa da büyüme hızında yavaşlama olduğunu gösterdi ki bu yavaşlamada Ağustos ayı TİM ihracat verisindeki düşüşün etkisi olduğunu öte yandan bu düşüşün iç talepteki artışla kısmen telefi edildiğini düşünüyorum. Bu veriler ışığında, sanayi üretimi endeksinin Temmuz ve Ağustos aylarında yükselişini sürdüreceği ihtimalini görüyorum. Tüketim (ETTE Tüketim Endeksi, kredi verileri), dış ticaret, güven endeksleri (Reel Kesim Güven Endeksi) ve üretim (kapasite kullanımı, SAMEKS) verileri sanayi üretiminin Temmuz ayında önceki aya göre artışını sürdüreceği, Ağustos ayında ise aylık bazda hız kaybı yaşanacağı işaretini veriyor.

Temmuz ayı perakende satış endeksleri açıklanacak. Endeks Haziran ayında önceki aya göre %16,5 artış kaydederken önceki yılın aynı ayına göre %0,8’lik düşüş yaşamıştı. Sanayi üretimi endeksleriyle paralellik gösteren perakende satış endeksi, kredilerdeki artışın desteğiyle Temmuz ve Ağustos aylarında artış eğilimi gösterecek.

15 Eylül 2020, Salı

Ağustos ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak. Merkezi yönetim bütçe dengesine yakın sonuçlar veren Hazine nakit bütçesi geçen hafta açıklandığı üzere Ağustos ayında 30,4 milyar TL fazla vermişti. Dolayısıyla merkezi yönetim bütçe dengesi de Ağustos ayında fazla verecek. Merkezi yönetim bütçesi yılbaşından bu yana toplam 139,1 milyar TL açık verdi.

Ağustos ayı konut satışları açıklanacak. Temmuz ayında 229 bin 357 konut satışı ile tarihi rekor kırıldı.

16 Eylül 2020, Çarşamba

ABD Merkez Bankası Fed, faiz kararını açıklayacak. Fed yeni para politikası yaklaşımı dahilinde maksimum istihdam ve ortalama %2 enflasyonu hedefliyor. Şubat ayında %3,5 ile tarihi düşük seviyesini gören işsizlik oranı Kovid-19 salgını ile kapatmaların devreye girdiği Nisan ayında tarihi yüksek seviye olan %14,7’ye yükselmişti. Ekonomik faaliyetlerin Mayıs ayında devreye alınmasıyla işsizlik oranı düşerek en son Ağustos ayında %8,4 seviyesine geriledi. Bunda iç talepteki artışın hizmet ve üretim sektörlerine doğrudan yansımasının etkisi var. İkinci çeyrekte ABD ekonomisi önceki çeyreğe göre yıllıklandırılmış olarak %31,7 daralma kaydetmişti. Temmuz ve Ağustos verileri mal ve hizmet üretiminde iyileşme işaretleri veriyor. Toplantıdan politika faizi ile ilgili bir değişiklik kararı gelmeyecek.  Dikkat edeceğimiz detaylar Fed’in ekonomik öngörüleri olacak.

Temmuz ayı Merkez Bankası konut fiyat endeksi yayınlanacak. Haziran ayında endeks aylık %2,6 yükselişle 139,5 seviyesine yükselmişti.

Temmuz ayı özel sektör uzun vadeli kredi borcu açıklanacak. Şubat 2018’de 226 milyar dolar ile rekor seviyeye yükselen özel sektörün uzun vadeli kredi borcu düşüş eğilimine girerek en son Haziran ayında 161,6 milyar dolar seviyesine geriledi. Finans dışı sektörün borcu 90,5 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

17 Eylül 2020, Perşembe

Japonya Merkez Bankası (BOJ) politika faiz kararını açıklayacak. 15 Temmuz tarihli para politikası toplantısında BOJ, 2022 mali yılında bile ülke ekonomisinin Kovid-19 öncesi dönemi yakalayamayacağını vurgulamıştı. BOJ bu ayki para politikası toplantısında, Aralık 2008’den bu yana %0,3 seviyesindeki borç verme faiz oranı ve Şubat 2016’dan bu yana %-0,1 (yüzde eksi 0,1) seviyesindeki mevduat faiz oranında değişiklik yapmayacak.

İngiltere Merkez Bankası (BOE) faiz kararını açıklayacak. 6 Ağustos tarihli para politikası toplantısında BOE, GSYH büyümesinin 2021 yılı sonuna kadar Kovid-19 öncesi dönem büyüklüğüne ulaşamayacağını, atıl kapasitenin azalması halinde %2 seviyesindeki hedef enflasyona iki yıllık sürede ulaşılabileceğini kaydetmiş, bu hedeflere ulaşıncaya kadar sıkı para politikasına geçmeyeceğini belirtmişti. Eylül ayı toplantısında %0,1 seviyesindeki politika faizinde değişiklik olmayacak.

Türkiye’nin Temmuz ayı kısa vadeli dış borç stoku açıklanacak. Kasım 2014’te 143,5 milyar dolar ile zirve yapan kısa vadeli dış borç stoku Haziran ayında 124 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Kalan vadeye göre Temmuz 2020-Haziran 2021 döneminde ödenecek toplam dış borç tutarı ise 171,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Söz konusu borcun 61,8 milyar doları finansal olmayan özel sektör kuruluşlarına, 50,1 milyar doları özel finansal kuruluşlara ait.

TCMB ve BDDK, 11 Eylül 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. 4 Eylül tarihli verilere göre döviz tevdiat hesaplarında önceki haftaya göre hafif bir gerileme oldu. Kamu bankalarının yabancı para net genel pozisyon açığı önceki haftaya göre 763 milyon dolar artışla 5,6 milyar dolara yükseldi. Merkez Bankasının döviz rezervleri ise sıkılaştırıcı para politikası kapsamında zorunlu karşılıklardaki artışın etkisiyle 3,3 milyar dolar artış kaydederek 44,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. TL ve yabancı para cinsi mevduat faiz oranları Temmuz ayı sonundan bu yana artışını sürdürdü. Kredi faiz oranlarında ise TL cinsi ticari kredi oranları önceki haftaya göre yüzde 2,2 puan artışla %14 seviyesine yükseldi. TL cinsi tüketici kredileri faiz oranındaki artış sınırlı kalarak önceki %16,57’den %16,94’e yükseldi. Euro cinsi ticari kredilerin faiz oranı ise önceki %2,93’ten %2,55’e, ABD doları cinsi kredilerin faiz oranı %5,79’dan %4,0 seviyesine düştü; aynı hafta döviz bazında yabancı para kredi hacmi geriledi.

4 Eylül 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

18 Eylül 2020, Cuma

TCMB Eylül ayı Beklenti Anketi sonuçları açıklanacak. Ağustos ayı beklentilerine göre yıl sonu TÜFE %10,82, yıl sonu Dolar/TL kuru 7,343, yıl sonu cari açık 17,32 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu. Yıl sonu GSYH’sinde, %1,56 daralma, 2021 yıl sonu GSYH’sinde %4,33 büyüme bekleniyor.

Temmuz ayı net uluslararası yatırım pozisyonu (NUYP) açıklanacak. Haziran ayında NUYP açığı 341,6 milyar dolar seviyesine yükselmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed’in yeni para politikasını anlamaya başlayalım mı?

27 Ağustos’ta Jackson Hole konuşmasında Fed Başkanı Powell politika faizi kararında “%2 enflasyon hedefi” yerine bundan sonra “ortalama %2 enflasyon hedefine” odaklanacaklarını duyurmuştu. Ortalamadan kasıt, Fed’in enflasyon %2’ye geldiğinde hemen politika faizini değiştirmek yerine bir süre enflasyonun %2’nin biraz altında veya biraz yukarısında hareket etmesine izin verecek olması. Henüz Fed, ortalama %2’lik enflasyonun hangi aralıkta olması gerektiğine karar vermiş değil. Dahası, Powell’in de vurguladığı gibi “söz konusu aralık duruma göre değiştirilebilecek”. Fed, yeni para politikası sürecini, ekonomik şartlara göre gerekçelerini halkla paylaşarak yönetmeye başlayacak.

Jackson Hole, yeni para politikasıyla tanışmamıza ev sahipliği yapmış olsa da daha detaylı ipuçları, Fed’in internet sitesinde Ağustos 2020 tarihli bir makalede yer alıyor. Makale, Fed ekonomistlerinin görüşlerini yansıtıyor.

Yazarlar, “ortalama %2 enflasyon hedefi” çatısı altında yeni para politikasına yönelik olarak Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) üç çeşit enflasyon aralığı belirleyebileceğini söylüyor:

1) Uygun bir politika altında, enflasyondaki değişimlerin büyüklüğünü gösteren aralık (belirsizlik aralığı). Yazarlara göre söz konusu aralık “kısa-orta dönemdeki belirsizliği veya uzun vadede ortalama belirsizliği” ifade edebilir. Hatta farklı olarak, kamuyu bilgilendirirken “büyüme dönemlerinde enflasyonun yüksek olasılıkla aralığın üst bandını geçmeyeceği” veya “daralma dönemlerinde enflasyonun, aralığın alt bandına gerilemeyeceği” gibi ifadeler de kullanılabileceği örnekleniyor.

2) Fed’in enflasyonun geçici olarak bir süreliğine hedefinden uzak hareket etmesine izin vereceği aralık (operasyonel aralık),

3) Enflasyondaki dalgalanmanın para politikasını etkilemeyeceği aralık (kayıtsızlık aralığı).

Bununla birlikte makalede, Fed’in iletişim ve hesap verebilirliği çerçevesinde söz konusu aralıklara ilişkin risklere ve önemli noktalara değiniliyor:

1) Enflasyon aralığı belirlense bile Fed’in bu aralığı oluşturma sebepleri yanlış anlaşılabilir.

2) Belirlenen aralıklar, Fed’in ortaya koyduğu strateji ve para politikası çerçevesi birbirlerini desteklemeli, birbirleriyle uyumlu şekilde net olarak ortaya konulmalıdır.

3) Enflasyondaki dalgalanmaların sürekliliği ve buna sebep olan etkenler, kamunun anlayabilmesi amacıyla, net bir biçimde ortaya konulmalıdır.  

4) Bant aralığı, “arz şoklarında dalgalanma ve işgücü piyasasında olası yapısal değişimler” gibi “zamanla değişkenlik gösterebilecek yapısal faktörlere bağlıdır”. Dolayısıyla, belirlenmiş olan bant aralığının söz konusu faktörler sebebiyle yenilenebileceği bilgisi kamuyla paylaşılmalıdır.

Nitekim Powell da yeni para politikası çerçevesini tanıtırken söz konusu risklere değinmişti.

Makalede yeni para politikası çerçevelenirken, Fed’in güvenirliliğini zarara uğratmayacak şekilde uygulanması gerektiğine vurgu yapılıyor: esnek, hesap verebilir, net, uygun, uyumlu, tutarlı, koordineli.

Dr. Fulya Gürbüz

Bu hafta nakit bütçe, dış ticaret, işsizlik, cari açık ve AMB para politikası kararını takip edeceğiz

7 Eylül 2020, Pazartesi

Ağustos ayı nakit bütçe dengesi açıklanacak. Koronavirüs kaynaklı olarak giderlerin gelirlerden hızlı artması sebebiyle Şubat ayından bu yana aralıksız artan bütçe dengesi en son 30 Temmuz ayında 30,8 milyar TL açık verdi. Böylece 2019 yılı genelinde toplam 130,5 milyar TL açık veren nakit bütçe dengesi 2020 yılının ilk 7 ayında yeni bir rekor kırarak 140 milyar TL’lik bütçe açığı kaydetti. 

9 Eylül 2020, Çarşamba

Temmuz ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. Nisan ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle dip yapan ihracat ve ithalat miktar endeksleri Mayıs ayında tedbirlerin gevşetilmesiyle kısmen, Haziran ayında ise daha sert yükseliş kaydetti. Birim değer endekslerinde bozulmanın ise Haziran ayında yavaşlayarak da olsa sürdüğünü gördük. Dış ticaret endeksleri hizmet dış ticaretini kapsamamaktadır.

10 Eylül 2020, Perşembe

Avrupa Merkez Bankası (AMB) para politikası kararını açıklayacak. Toplantıda politika faizinde değişiklik gelmeyecek ancak AMB’nin bölge ve küresel ekonomi değerlendirmelerine, enflasyon ve büyüme beklentilerine ve Banka’nın likidite ihtiyacını sağlamaya yönelik faaliyetlerinde olası yeniliklere odaklanacağız. AMB, 16 Temmuz tarihli olağan para politikası toplantısında enflasyonda yıllık %2 hedefini koruduklarını, %-0,5 (yüzde eksi 0,5) ile %0,25 aralığındaki politika faiz oranlarında ise değişiklik yapmadıklarını, toplam 1,35 trilyon Euro büyüklüğündeki Pandemi Acil Satın Alma Programını en az Haziran 2021’e kadar sürdüreceklerini, 20 milyar Euro değerindeki aylık net varlık alım programına politika faizlerini artırana kadar devam edeceklerini, son olarak da bankaların şirket ve hane halkına kredi vermeyi sürdürebilmeleri için yeniden finansman faaliyetlerine devam edeceklerini duyurmuştu. Makro-ekonomik veri tarafında, 2019 yılında ortalama yıllık %1,3 büyüyen Euro Bölgesi GSYH’si 2020 yılının ilk çeyreğinde yıllık %3,1, ikinci çeyreğinde de yıllık %15,0 daraldı. İkinci çeyrekte önceki çeyreğe göre daralma %12,1 oldu. AMB Başkanı Lagarde, 16 Temmuz tarihli para politikası toplantısı sonrasında yaptığı basın toplantısında üçüncü çeyrekte ekonomik toparlanma beklediklerini, enflasyonun ise önümüzdeki aylarda düşmeye devam edeceğini, 2021 yılı başlarında ise yükselme eğilimine gireceğini beklediklerini duyurmuştu. Temmuz ayında yıllık %0,4 artan tüketici fiyatları endeksinin Ağustos ayında yıllık %0,2 düşmesi Lagarde’ın ilk öngörülerini doğruladı. Lagarde, Mart-Haziran döneminde aldıkları tedbirlerin 2022 yılı sonuna kadar GSYH’ye %1,3, yıllık enflasyona ise %0,8 katkı yapacağını tahmin ettiklerini eklemişti.

Haziran dönemi (Mayıs-Haziran-Temmuz) işgücü verileri açıklanacak. Pandemi kaynaklı olarak işten çıkarma yasağının etkisiyle Mayıs ayında işsizlik oranı %12,89 ile önceki aya göre hemen hemen aynı kalmıştı. tradingeconomics.com işsizlik oranının Haziran döneminde %13,4 seviyesine yükseleceğini tahmin ediyor.

TCMB ve BDDK 4 Eylül 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. 28 Ağustos tarihli verilere göre TL cinsi mevduat faiz oranı ile TL cinsinden tüketici kredi faiz oranı ortalama değerler olarak son dört haftadır yükselişini sürdürdü. Öte yandan kamu bankalarının yabancı para (YP) net genel pozisyon açığının önceki haftaya göre 3,1 milyar dolar azalarak 4,8 milyar dolara gerilemesi toplam bankacılık sektörünün YP net genel pozisyon açığının 0,4 milyar dolar seviyesine gerilemesinde etkili oldu. TCMB’nin brüt döviz rezervleri ise önceki haftaya göre 3,8 milyar dolar düşüş kaydederek 41,6 milyar dolar seviyesine geriledi. 28 Ağustos 2020 para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

11 Eylül 2020, Cuma

Temmuz ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak. Haziran ayında cari işlemler hesabı 2,9 milyar dolar açık vermişti. Temmuz ayında dış ticaret açığındaki hafif gerileme, cari işlemler açığında da paralel bir etki yaratacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Doğu ve Uzak Doğu’da imalat sektöründe artan maliyet işten çıkarmalara, artan rekabet satış fiyatlarında indirime sebep oluyor

IHS Markit tarafından açıklanan Ağustos ayı imalat sektörü satın alma müdürleri endeksi (PMI) verilerine göre Doğu ve Uzak Doğu’da genel olarak yurt içi talepte kısmi iyileşmeye, yurt dışı talepte bozulmaya, işten çıkarmaların devam ettiğine, girdi maliyetlerinin yükselmesine rağmen satışlarını artırmak adına üreticilerin fiyat düşürdüğünü gösterdi. Üreticilerin artan maliyetlere bağlı artan işsizlik ortamında fabrika satış fiyatlarını düşürmesi hem imalatçıların hem de hane halkının finansman ihtiyacını artırıyor.

Gelelim Ağustos ayında Doğu ve Uzak Doğu ülkeleri bazında imalat sektörü gelişmelerine…

Çin imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 0,3 puan artışla 53,1 seviyesine yükseldi. Üretim ve yeni siparişler önceki aya göre hızlanırken Aralık 2019’dan bu yana ilk kez ihracat siparişlerinde artış yaşandı. Paralelinde istihdamdaki azalma hız kesti: bazı firmalar maliyetleri azaltmak için işten çıkarmalara devam ederken bazı firmalarda artan iş hacmine bağlı olarak işe alımlar oldu. Yüksek hammadde maliyetlerine bağlı olarak girdi maliyetleri yükselirken, maliyetlerdeki artış kısmen çıktı fiyatlarına yansıtıldı. Tedarik zincirindeki aksaklıklar devam etti.

Japonya imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 2,0 puan artışla 47,2 seviyesine yükseldi. Üretim, yeni siparişler, ihracat ve istihdamdaki bozulma kısmen yavaşladı. Hammadde fiyatlarındaki yükselişe bağlı olarak imalat sektörü, girdi maliyetleri artmasına rağmen, satışların artması amacıyla çıktı fiyatlarında indirime gitti. Anket katılımcıları, pandeminin tedarik zincirini olumsuz etkilediğini belirtirken pandeminin ne kadar daha süreceği konusunda endişeliler.

Hindistan imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 6,0 puan artışla 52,0 seviyesine yükseldi. Artan iç talep paralelinde üretim de artarken yurt dışı talepteki zayıflık sürdü. İşten çıkarmalar devam etti. Tedarik zincirindeki aksaklıklar devam ederken firmalar, teslimat sürelerindeki artışın nakliye kısıtlamaları, tedarikçi gecikmeleri ve kapasite baskılarından kaynaklandığını belirtti. Tedarik kıtlığı ve nakliye gecikmeleri sebebiyle hammadde maliyetleri arttı. Öte yandan, imalatçılar, rekabetçi baskılara ve satışları artırma çabalarına bağlı olarak, çıkış fiyatlarını önceki aylara göre daha düşük hızla da olsa düşürdüklerini belirttiler.

Rusya imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 2,7 puan artışla 51,1 seviyesine yükseldi. Bunda yurt içi talepteki artış etkili oldu, yurt dışı talepteki zayıflık ise yavaşlayarak da olsa sürdü. Paralelinde, istihdamdaki düşüş yavaşladı. Yüksek tedarik maliyetleri ve para birimindeki değer kaybının ithal malları fiyatlarını yukarı çekmesine bağlı olarak işletme maliyetleri yükseldi. Şirketler söz konusu artışı çıktı fiyatlarına kısmen de olsa yansıttılar.

Güney Kore imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 1,6 puan artışla 48,5 seviyesine yükseldi. Panelistlere göre Avrupa ve ABD’deki kademeli ekonomik iyileşmenin etkisiyle tedarik zincirindeki bozulma yavaşladı. Yurt içi ve yurt dışı satışlarındaki azalma düşük hızla da olsa sürdü. Bu da işten çıkarmaların hız kesmesine sebep oldu. Öte yandan, yüksek nakliye ücretleri, artan petrol fiyatları ve hammadde fiyatlarındaki artışın etkisiyle girdi maliyetlerindeki artış hızlandı. İmalatçılar ise artan maliyetlerine rağmen yoğun rekabet ortamında fiyat indirimlerine gitmek zorunda kaldılar. Tedarik zincirindeki bozulma devam etti.

Endonezya, Filipinler, Malezya, Myanmar, Singapur, Tayland ve Vietnam’ı kapsayan ASEAN imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 2,5 puan artışla 49,0 seviyesine yükseldi. Toplam yeni siparişlerdeki azalma hız keserken ihracat siparişlerindeki azalma sürdü. Girdi maliyetlerinde süregelen artış, çıktı fiyatlarına yansıtılmazken işten çıkarmalar devam etti.

Tayvan imalat sektörü PMI endeksi Ağustos ayında aylık 1,6 puan artışla 52,2 seviyesine yükseldi. Bunda, yurt içi ve yurt dışı satışlarındaki artış etkili oldu. Girdi maliyetlerindeki sert artış çıktı fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılmadı. Artan maliyetlere karşın verimlilikteki bozulmayı önlemek amacıyla işten çıkarmalar devam etti.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: GSYH büyümesi, dış ticaret, PMI, enflasyon, ABD işsizlik oranı

31 Ağustos 2020, Pazartesi

2020 yılı ikinci çeyrek GSYH büyüme verileri açıklanacak. Birinci çeyrekte ekonomi bir önceki yılın aynı dönemine göre %4,5 artış kaydetmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise bir önceki çeyreğe göre %0,6 artmıştı. BETAM ikinci çeyrekte yıllık olarak %7 daralma, önceki çeyreğe göre %4,8 daralma bekliyor. Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezinin beklentileri yıllık bazda 6,6 daralma ve çeyreklik bazda %10,3 daralma iken trandingeconomics.com tahminleri sırasıyla %12,4 daralma ve %8,2 daralma.

SAMEKS Ağustos ayı hizmet ve sanayi sektörleri PMI verileri açıklanacak. Temmuz ayında Hizmet PMI 58,6, Sanayi PMI 59,9 seviyelerine yükselmiş, böylece Bileşik PMI 58,9 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50’nin üzerindeki değerler önceki aya göre iyileşmeyi, 50’nin altındaki değerler kötüleşmeyi gösteriyor. Geçen hafta TCMB tarafından açıklanan Ağustos ayı Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) önceki aya göre sektörde iyileşmenin sürdüğünü göstermişti. Hizmet tarafında ise geçen hafta TÜİK’in açıkladığı Ağustos ayına ilişkin Hizmet Sektörü Güven Endeksi ve Perakende Ticaret Güven Endeksi verileri sektörlerdeki bozulmanın zayıflamaya devam ettiğini göstermişti. Söz konusu veriler SAMEKS endekslerinin de Ağustos ayında iyileşme sinyallerinin süreceğine işaret ediyor. SAMEKS verilerinde özellikle istihdam ve yeni siparişlerdeki eğilimi izleyeceğiz.

TÜİK Temmuz ayı dış ticaret istatistiklerini açıklayacak. Nisan ayında KOVİD-19 kaynaklı kapatmaların etkisiyle ihracat ve ithalat verileri 2008 küresel finansal krizden bu yana en sert düşüşünü kaydetmesinin ardından açılmaların başlamasıyla Mayıs ve Haziran aylarında kademeli olarak yükseliş kaydetmeye başladı. TİM ve Ticaret Bakanlığı verileri Temmuz ayında ihracat ve ithalat verilerinin Temmuz 2019 verilerinin gerisinde kalsa da iyileşmenin Temmuz ayında da sürdüğünü göstermişti. Ticaret Bakanlığı verilerine göre dış ticaret açığı Temmuz ayında 2,7 milyar dolar olacak. TİM ise hafta içerisinde Ağustos ayı ihracat verilerini açıklayacak.

1 Eylül 2020, Salı

IHS Markit, Türkiye dahil küresel imalat sektörü Ağustos ayı PMI verilerini açıklayacak. Temmuz ayında İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksi 56,9 değeri ile önceki aya göre sektörde büyümenin sürdüğüne işaret etmişti. Ağustos ayı RKGE ve öncü Almanya İmalat Sektörü PMI verileri İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksindeki önceki aya göre iyileşmenin süreceği ipuçlarını vermişti. İSO Türkiye Sektörel PMI Anketi ise Temmuz ayında Tekstil, Gıda ile Giyim ve Deri ürünleri haricinde diğer sektörlerin önceki aya göre büyüme kaydettiği görülmüştü. Söz konusu anketin Ağustos ayı detaylarında sektörlerdeki gelişmeleri okuyacağız.

2 Eylül 2020, Çarşamba

Finansal kesim dışındaki firmaların Haziran ayı net döviz pozisyonu açıklanacak. Mayıs ayında sektörün döviz pozisyon açığı 2 milyar dolar azalışla 165 milyar dolar seviyesine gerilemişti.

3 Eylül 2020, Perşembe

TÜİK Ağustos ayı enflasyon verilerini açıklayacak. Temmuz ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) önceki aya göre %0,58, önceki yılın aynı ayına göre %11,76 artış kaydetmişti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise aylık %1,02 ve yıllık %8,33 artışlara işaret etmişti. Yarı yarıya Euro ve Dolar kurundan oluşan döviz kuru sepetinin Ağustos ayında önceki aya göre %8,1’lik artış kaydetmesi hem üretici hem de tüketici fiyatlarında artış etkisi yaratacak. Bloomberg HT anketi de bu beklentiyle örtüşüyor; TÜFE’nin Ağustos ayında aylık %1, yıllık ise %11,9 artış kaydetmesi bekleniyor.

IHS Markit, Ağustos ayı küresel hizmet sektörü PMI verilerini açıklayacak. Temmuz ayında endeks 50,5 değeri ile büyüme bölgesine geçmişti. Ağustos ayı öncü verilerine göre ABD’de hizmet sektörü önceki aya göre büyümeye devam ederken benzer seyri İngiltere verisinde de gördük. Ancak Euro Bölgesi öncü verileri Ağustos ayında hizmet sektöründeki büyümenin yavaşladığını ortaya koydu.

TCMB ve BDDK 28 Ağustos 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. Toplam döviz tevdiat hesapları 21 Ağustos’ta önceki aya göre 1,14 milyar dolar azalışla 213,5 milyar dolara gerilerken, gerçek kişilerin yurtiçi döviz tevdiat hesapları önceki aya göre 725 milyon dolar azalışla 104,8 milyar dolar oldu. Hem mevduat hem de kredi faiz oranları 21 Ağustos ile biten haftada artışını sürdürdü. Bu yükselişte TCMB’nin politika faizini %8,25 olarak sabit bırakmasına rağmen kurda yaşanan yükselişe ve artan enflasyonist baskılara bağlı olarak TCMB’nin piyasadan TL ve yabancı para çekebilmek amacıyla zorunlu karşılık oranlarını artırması ve repo ihale vadelerini 1 aya uzatması etkili oldu. Öte yandan, bankacılık sistemi yabancı para (YP) net genel pozisyon açığı 21 Ağustos’ta önceki haftaya göre 586 milyon dolar azalışla 3,7 milyar dolar seviyesine, kamu bankalarının YP net genel pozisyon açığı da 8,0 milyar dolar seviyesine geriledi. TCMB uluslararası rezervleri ise aynı dönemde 517 milyon dolar artışla 88,7 milyar dolar seviyesine yükseldi; altın rezervleri 461 milyon dolar artışla 43,3 milyar dolar, brüt döviz rezervleri 56 milyon dolar artışla 45,4 milyar dolar oldu. 21 Ağustos 2020 para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

4 Eylül 2020, Cuma

ABD’de Ağustos ayı işgücü verileri açıklanacak. Nisan ayında KOVİD-19 sebebiyle %14,7 seviyesine kadar yükselen işsizlik oranı Mayıs ayı ile birlikte kapatmaların gevşemeye başlamasıyla kademeli olarak düşerek Temmuz ayında %10,2 seviyesine kadar geriledi. Fed Başkanı Jerome Powell, 27 Ağustos Perşembe günü Jackson Hole konuşmasında %2 olan hedef enflasyonun “ortalama %2” olarak değiştirildiğini, %4 olan işsizlik oranı hedefi yerine “maksimum istihdam seviyesini” hedeflediklerini belirtti. Fed, 10 Haziran 2020 tarihli “What are the Federal Reserve’s objectives in conducting monetary policy?” notunda “maksimum istihdam” için “çalışmak isteyen tüm Amerikalıların kazançlı bir şekilde istihdam edilmesi” tanımını yapıyor. Notta maksimum istihdam seviyesinin genelde “iş piyasası ve dinamiklerini etkileyen parasal olmayan faktörlerin” belirlediği, bu faktörlerin zamanla değişkenlik göstermesinden dolayı doğrudan ölçülemediği vurgulanırken bu sebeplerle “Para Politikası Kurulunun maksimum istihdam için sabit bir oran belirlemeyeceği” ifade edilmişti. Dolayısıyla bundan sonra Fed’in para politikasını öngörmede işsizlik oranının nereye çıktığı veya indiğinden daha çok buna sebep olan iş piyasasına yönelik Fed’in yapacağı değerlendirmeleri dikkate alacağız.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: Güven endeksleri, kapasite kullanım oranı ve turizm

24 Ağustos 2020, Pazartesi

Temmuz ayı turizm verileri açıklanacak. 2019 yılında Türkiye’yi ziyaret eden turist sayısı aylık ortalama 3 milyon 755 bin seviyesindeyken pandemi sebebiyle Haziran 2020’de 215 bin kişi olarak kaydedildi.

25 Ağustos 2020, Salı

TCMB Ağustos ayı imalat sektörü kapasite kullanım oranı (KKO) açıklanacak. Pandemi kaynaklı kapatmaların etkisiyle Nisan ayında 61,6 seviyesine kadar gerileyen KKO, sonrasında izolasyonun esnetilmeye başlamasıyla en son Temmuz ayında 70,7 seviyesine kadar yükseldi. KKO’nun 2019 yılı genel ortalaması 75,9 olarak gerçekleşmişti.

TCMB Ağustos ayı Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) açıklanacak. Mevsimsellikten arındırılmış RKGE, Nisan ayında 62,3 seviyesine geriledikten sonra Temmuz ayında 99,4 seviyesine yükselmişti. Endeksin 100 seviyesinin üzerindeki değerler sektörde büyümeye, altındaki değerler ise daralmaya işaret ediyor. Ağustos ayı RKGE tahmininde Ağustos ayı verilerinin güncel olduğu iki veriye odaklanacağım. Bunlardan ilki talep tarafını gösteren bankacılık sektörü kredi hacmi verileri. Kredi hacmi, Temmuz ayında düşük faiz oranlarının etkisiyle hızlanma kaydetmiş, Ağustos ayının ilk yarısında ise TCMB hamlelerine bağlı olarak yavaşlama göstermişti. Dolayısıyla Ağustos ayında kredi talebinde önceki aya göre yavaşlayarak da olsa artış olduğunu görüyoruz. Bir diğer öncü ipucu da IHS Markit satın alma müdürleri endeksi (PMI) verilerinden geliyor. Geçen hafta açıklanan en büyük ticaret ortağımız olan Almanya’ya ait Ağustos ayı öncü PMI verileri imalat sektöründe özellikle Çin ve Türkiye’den gelen siparişlerdeki artışa bağlı olarak üretim ve ihracatında artış olduğu kaydedildi. Dolayısıyla imalat sektörü üretiminde aktivitenin Ağustos ayında da sürdüğünü anlıyoruz. Bu iki ipucuna göre Ağustos ayında RKGE’de iyileşme ihtimali var.

TÜİK Ağustos ayı sektörel güven endeksleri açıklanacak. Mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet sektörü güven endeksi önceki aya göre %20 artışla 66,7, perakende ticaret sektörü güven endeksi önceki aya göre %10 artışla 94,6, inşaat sektörü güven endeksi önceki aya göre %12 artışla 87,0 seviyesine yükselmişti. Endeksin 100’den büyük olması sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir.

27 Ağustos 2020, Perşembe

TCMB ve BDDK 21 Ağustos 2020 tarihli haftalık para ve banka verilerini açıklayacak. Toplam döviz tevdiat hesapları 14 Ağustos’ta önceki aya göre 873 milyon dolar azalışla 214,7 milyar dolara gerilemiş, gerçek kişilerin yurtiçi döviz tevdiat hesapları önceki aya göre 645 milyon dolar azalışla 105,6 milyar dolar olmuştu. Bankacılık sistemi yabancı para net genel pozisyon açığı 14 Ağustos’ta önceki aya göre 4 milyar dolar azalışla 4,3 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Bu düşüşte kamu bankalarının yabancı para net genel pozisyon açığının 3,7 milyar dolar azalarak 8,5 milyar dolara gerilemesi etkili oldu. TCMB uluslararası rezervleri ise aynı dönemde 3,6 milyar dolar azalışla 88,2 milyar dolar seviyesine geriledi. Bu düşüşte altın rezervlerinin önceki haftaya göre 2,4 milyar dolar azalışla 42,8 milyar dolar, brüt döviz rezervlerinin ise 1,2 milyar dolar azalışla 45,4 milyar dolar seviyesine gerilemesi etkili oldu. 14 Ağustos 2020 para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

28 Ağustos 2020, Cuma

TÜİK Ağustos ayı Ekonomik Güven Endeksi verilerini açıklayacak. Temmuz ayında endeks 82,2 seviyesine gerilemişti. Ekonomik Güven Endeksi’nin alt endekslerini Tüketici Güven Endeksi, Reel Kesim Güven Endeksi ve Sektörel Güven Endeksleri oluşturmaktadır. Geçen hafta açıklandığı üzere Tüketici Güven Endeksi Ağustos ayında aylık 1,3 puan azalışla 59,6 seviyesine geriledi. Bu verinin etkisinin endeks üzerinde sınırlı olacağını düşünüyorum zira Ekonomik Güven Endeksi, alt endekslerine bakıldığında Hizmet Sektörü Güven Endeksi ile görece olarak daha yakın hareket etmektedir. Dolayısıyla Salı günü açıklanacak olan Sektörel Güven Endeksleri verilerindeki seyir önemli olacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Yoğun veri akışında gözler Merkez Bankası faiz kararında olacak

17 Ağustos 2020, Pazartesi

Temmuz ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak. Nakit dengesi bütçe açığındaki artışın sürdüğüne işaret etmişti. 

Temmuz ayı konut satışları açıklanacak. Haziran ayında konut satışları önceki aya göre 3,7 kat artışla 190 bin 12 adet olmuştu. Bunda Haziran ayında konut kredi faiz oranlarının önceki ay ortalaması olan %11,2’den %9,3’e düşmesi, konut kredi hacminin de Haziran ayında önceki aya göre ortalama %4,1 artış kaydetmesi etkili oldu. Temmuz ayında da benzer seyir görüldü. Kredi faiz oranları Temmuz ayında %9,1’e gerilerken, kredi hacmindeki artış %13,4’e hızlandı. Dolayısıyla Temmuz ayında da konut satışlarındaki artış sürecek.

Kaynak: Turkey Data Monitor

19 Ağustos 2020, Çarşamba

Haziran ayı özel sektör uzun vadeli kredi borcu açıklanacak. Şubat 2018’de 226,1 milyar dolara kadar yükselen özel sektörün uzun vadeli kredi borcu Mayıs 2020 itibariyle 162,3 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Merkez Bankası Haziran ayı konut fiyat endeksini açıklayacak. Mayıs ayında endeks, önceki aya göre %6,4 artış ile tarihi en yüksek artışını kaydederek 135,7 seviyesine yükselmişti. Haziran ve Temmuz aylarında artan konut talebinin etkisiyle konut fiyatlarında da artış göreceğiz.

Kaynak: Turkey Data Monitor

20 Ağustos 2020, Perşembe

Merkez Bankası, Para Politikası Kurulu Ağustos ayı olağan toplantısını gerçekleştirecek. Merkez Bankasının politika faizi Mayıs toplantısındaki indirimle %8,25 seviyesinde bulunuyor. Şu soruları cevaplayarak Merkez Bankasının faiz kararı hakkında bir tahminde bulunalım:

. Bankaların Merkez Bankasından ortalama borçlanma maliyeti nedir? 13 Ağustos itibariyle %9,06 seviyesinde. Hep mi böyleydi? Hayır, politika faizinin %8,25’e indiği Haziran ayında ortalama fonlama maliyeti %7,68, Temmuz ayında ise %7,76 seviyesindeydi.

. Haziran-Temmuz döneminde bankalar yüzde kaç faizle mevduat topladılar? Ortalama %7,4.

. Haziran-Temmuz döneminde bankalar yüzde kaç faizle kredi verdiler? Ticari kredilerde ortalama %9,3, tüketici kredilerinde %11,2 ortalamayla kredi kullandırıldı.

. Haziran-Temmuz döneminde Merkez Bankasının dikkate aldığı tüketici fiyat enflasyonu (TÜFE) ne oldu? Haziran ayında %12,6, Temmuz ayında %11,76 seviyesindeydi. Ancak, Türk lirasındaki değer kaybı hem üretici hem de tüketici fiyatlarındaki artışı ateşlemeye devam ediyor.

. Merkez Bankasının yıl sonu TÜFE tahmini nedir? Merkez Bankasının 3. çeyrek Enflasyon Raporunda yer aldığı üzere yıl sonu TÜFE tahmini %8,9.

Bu soruların cevaplarının ne anlama geldiğini sıralayayım. Bankalar mudilerinden düşük faizle mevduat toplayarak tasarruf sahiplerine enflasyonun altında getiri sunuyor. Buna negatif reel getiri deniyor. Dolayısıyla tasarruf sahipleri enflasyon üzerinde getiri sağlayabilecek altın, döviz ve hisse senetlerine yatırım yapmayı tercih ederken düşük kredi faizlerinin etkisiyle konut ve otomobil satışlarında sert yükselişler yaşandı. Bütçe açığı büyürken tüketimi artırarak vergi geliri sağlamak amacıyla özellikle kamu bankalarının düşük faizlerle kredi dağıtması, ekonomik aktivitenin pandemi öncesi seviyelerinin hayli aşağısında olması sebebiyle gelir kaybındaki azalmaya bağlı olarak kredilerin ödenmesine yönelik artan riskler, dahası BDDK’nın bankaların aktif kalitesini aşağı çekmesine olanak tanıyan kararlarını da eklediğimizde bankacılık sektörüne yönelik risklerin artması Türkiye hane halkının bankalardaki döviz tevdiat hesaplarının (yabancı para cinsinden mevduatlarının) artışını sürdürmesine sebep oluyor. 7 Ağustos itibariyle döviz mevduatları tarihi rekor kırarak 215,5 milyar dolar seviyesine yükseldi. Artan döviz talebi sebebiyle Merkez Bankasının geçen hafta bankaların likidite imkan limitlerini sıfırlaması ile ortalama fonlama maliyeti %9,06’ya yükseldi. Artan likidite ihtiyacı sebebiyle TL karşılığı döviz satışları dolar ve Euro kurlarında düşüşe, altın fiyatlarında da gerilemeye sebep oldu. Tüm bu sıraladıklarımın Merkez Bankasının Perşembe günü açıklayacağı politika faizi kararıyla ne ilgisi var derseniz öncelikle Merkez Bankasının temel amacı fiyat istikrarını korumaktır. Bunun, fiyat artışlarının devamlı aynı seviyede kalması anlamına gelmediğini, dar bir aralıkta hareket etmesini sağlamak olduğunu söylüyor Merkez Bankası. Fiyat artışlarındaki dalgalanmalarda Türk lirasındaki sert dalgalanmaların ve petrol fiyatlarındaki yükselişin etkili olmaya devam etmesi, bu sert dalgalanmalara güven kaybındaki artışın sebep olduğunu, güven kaybındaki artışta Merkez Bankasının eriyen döviz rezervlerinin ve bankacılık sektörüne yönelik risklerin artması, bunların yanında istihdamdaki düşüşün, turizm sektörünün durmasının, artan gelir kaybının, hane halkının ödeme kabiliyetindeki bozulmanın, artan finansman ihtiyacının, bütçe açığındaki artışın da faizler üzerinde baskı yaratarak faizleri yukarı çekmesinin etkisi var. Merkez Bankasının, bağımsızlığı konusunda güven artırıcı bir hamle olarak politika faizini %9-10 aralığına yükseltmesi gerektiğini düşünüyorum. 

Temmuz ayı merkezi yönetim borç stoku açıklanacak. Haziran ayında stok 1.641 milyar TL (1,6 trilyon TL) seviyesindeydi. Stokun 984 milyar TL’si iç borç stokunu (%60’ı), 657 milyar TL’sini (%40’ı) dış borç stoku oluşturuyor. 

Haziran ayı kısa vadeli dış borç stoku açıklanacak. Nisan 2020’de 115,2 milyar dolar olan stok, Mayıs 2020 itibariyle 123,5 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bu yükselişte Merkez Bankasının kısa vadeli dış borcunu Nisan ayına göre 10 milyar dolar artırarak 19,4 milyar dolara yükseltmesi, bankacılık sektörünün aylık 1,5 milyar dolar artırması, banka dışı sektörün ise borcunu aylık 3,3 milyar dolar azaltması etkili oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor

İkinci çeyrek işgücü girdi endeksleri açıklanacak. 2018 yılının ikinci çeyreğinden itibaren mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış İnşaat Sektörü istihdam endeksi 2019 yılının 3. çeyreği sonuna kadar hızla düşerken 2019 yılı son çeyreği ve 2020 yılının ilk çeyreğinde düşüş hızında yavaşlama olmuştur. Öte yandan inşaat hariç Sanayi Sektörü istihdamı ile Toptan ve Perakende Ticaret, Motorlu Kara Taşıtlarının ve Motosikletlerin Onarımı sektörlerinde istihdam endeksleri paralel bir eğilim gösteriyor. İmalat sektörü istihdamındaki değişimin aynı dönemde toptan ve perakende sektörü istihdamı endekslerine de olumlu yansıması şaşırtıcı değildir. 2019 yılının son çeyreğinden pandemiye kadarki süreçte işsizlik oranındaki iyileşmeye rağmen saatlik işgücü maliyetlerindeki hızlanma, işverenin üzerindeki yükün de giderek arttığını gösterdi. İkinci çeyrek verileri pandeminin işveren üzerindeki yüküne dair daha net bir görünüm ortaya koyacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Dış ticaret endeksleri, sanayi ve perakende satışlarda iyileşme işareti verdi

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; ihracat miktar endeksi Haziran 2020’de önceki aya göre %18,8 artışla 147,0, ithalat miktar endeksi de %7,6 artışla 121,9 seviyelerine yükseldi.

Kaynak: TÜİK

TÜİK’in yayınladığı dış ticaret endeksleri sadece mal ticaretini kapsamakta, hizmet ticaretini hariç tutmaktadır. Endekslerin baz yılı 2010 yılıdır ve başlangıç değeri 100’dür. Dolayısıyla, ihracat ve ithalat miktar endekslerinin Haziran ayında 100 değerinin üzerinde olması ihracat ve ithalat miktarlarının 2010 yılı değerlerinin üzerinde olduğunu gösteriyor. Ancak bu değerler ortalama değerler. Tüm mal grubunda aynı tablo var mı inceleyelim.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış tüketim, hammadde ve yatırım ihracatı endeksleri Haziran ayında sırasıyla 147,1, 146,6 ve 153,0 değerlerini aldı. Endeksler 2010 yılı başlangıcından bugüne 100 seviyesinin üzerinde seyrediyor. Bunun anlamı, ihracat malları miktar endeksi baz yılı olan 2010 seviyesinin altına gerilememiştir.

İthalat tarafında ise tüketim, yatırım ve hammadde ithalat miktar endeksleri Haziran ayında 78,5, 88,0 ve 134,7 seviyelerinde bulunuyor. İhracat malları üretiminin ana girdisi olan hammadde malları ithalatı Temmuz 2010’dan bu yana 2010 seviyesinin üzerinde seyrediyor. Öte yandan tüketim malları ithalatı Ağustos 2018’den bu yana, yatırım malları ithalatı da Nisan 2020’den bu yana aralıksız 100 seviyesinin altında seyrediyor. Bunun da anlamı tüketim ve yatırım malları ithalatı miktar olarak 2010 yılının gerisinde seyrediyor.

İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünüp çıkan sonucun 100 ile çarpılmasıyla elde edilen dış ticaret haddi ise Haziran ayında 109,95 seviyesinde bulunuyor. Aralık 2018’den bu yana endeks 100 seviyesinin üzerinde bulunuyor. Dış ticaret haddinin 100 seviyesinin üzerinde olması birim başına ihracat fiyatının birim başına ithalat fiyatından fazla olması demektir.

Kaynak: TÜİK

Yarın Haziran ayı sanayi üretimi ve perakende satış endeksleri açıklanacak. Dış ticaret endekslerindeki artışa benzer olarak reel kesim güveni ve SAMEKS sanayi endeksleri de Haziran ayında önceki aya göre artış kaydetmişti. Bu öncü veriler, sanayi üretimi endeksinin de Haziran ayında önceki aya göre yükseleceğine işaret ediyor. Sanayi üretimiyle yakın eğilim gösteren perakende satış endeksinde de Haziran ayında önceki aya göre iyileşme ihtimali var.

Dr. Fulya Gürbüz

Signs of increasing pressure on interest rates in the Treasury’s cash balance data

Being a leading indicator for Central government budget data, Treasury’s cash balance gave a deficit of TRY 30.8 billion (USD 4.5 billion) in July up TRY 4 billion from June figures. Cash balance has been in a row of negative territory since February 2020.

Revenues rose by 42% m/m to TRY 87 billion in July while expenditures rose by 32% to TRY 118,2 billion.

Year-to-date aggregate cash deficit hit to top to TRY 140 billion in the first seven months of 2020 alone while total cash deficit recorded TRY 131 billion in 2019 and TRY 70 billion in 2018.

Source: Turkey Data Monitor, Ministry of Treasury and Finance

Another importance of cash balance is that it provides information about the sources of financing of cash deficit. Budget deficit of TRY 30,8 in July was financed with net borrowing of TRY 48.9 billion and the change in exchange rate of TRY 1.2 billion in the Cash/Bank item, and lastly the excess amount of TRY 18.2 billion was transferred to the deposit account of Treasury in the Central Bank of Turkey (CBT).

The main financing source of the cash deficit is the borrowing item. Let’s focus on borrowing strategy of the Treasury in July:

. The Treasury being a net payer in foreign borrowing since March 2020 did not borrow from abroad while paying its foreign debt of TRY 0.4 billion in July. For sure, this is due to the lower level of foreign debt payments. The first higher foreign debt payment of USD 4.6 billion is due on March 2021 while USD 1.3 billion of foreign debt is due on June 2021.

. The Treasury borrowed a debt of TRY 64.2 billion from domestic markets July while paying domestic debt of TRY 14.9 billion. Thus, net domestic borrowing amounted to TL 49.3 billion in July.

Source: Turkey Data Monitor, Ministry of Treasury and Finance

As it is understood, the Treasury concentrated on domestic borrowing in a current time of decreasing revenues, soaring expenditures, and depreciation of Turkish lira due to pandemic. It is quite reasonable that the Treasury concentrates on domestic borrowing to decrease the currency risk in a time of CBT melting its foreign exchange reserves so that Turkish lira not to depreciate.

What are the costs of CBT melting its foreign exchange reserves?

. Opening the credit taps mainly through public banks at lower interest rates to increase domestic demand,

. Returns on deposits and government bonds being under inflation rate (which is called as negative real rates)

. CBT financing the banks at the rates below policy rate (which makes the deposit rates being under inflation rate),

. Latest implementations jeopardizing asset quality of banking sector, and lastly

. All of the factors counted above combined with concerns on second wave of pandemic resulted in

.. interest rate of 2-year government bond increased above 14% on August 11th from the levels of 9% seen in the beginning of July,

.. USD/TRY increased above 6% and EUR/TRY increased above 5% compared to the levels at the end of July, and

.. Turkey’s 10-year CDS premium surged above 600.

CBT responded all these developments above as

. reducing liquidity limits of primary banks to half of their current limits on August 7th,

. increasing funding rate of banks to 8.25%,

. reducing liquidity limits of primary banks to zero on August 11th.

Besides, in its announcement dated August 6th, BDDK (Banking Regulation and Supervision Agency) announced that international development banks are exempted from the limitations of accessing TRY in case of fulfilling specified conditions.

CBT will convene for monetary policy meeting on August 20th. Bank’s policy rate, which is 1-week repo rate, is at 8.25%. CBT has been holding policy rate since May 2020 when CBT decreased the policy rate by 50 bps to 8.25%. Considering latest liquidity tightening measures, any rate hike seems uncertain as for now. Even if CBT decides to hold the policy rate next week, steps should be taken to restore confidence in the current environment where the budget deficit continues to increase. Otherwise, even if not in September, the pressure on bond yields may increase in October, when the Treasury’s redemptions will increase twice compared to September, as the Treasury tries to roll over its increasing domestic debt by issuing bonds. This may force the CBRT to raise interest rates drastically sooner or later. We witnessed drastic rate hikes when CBT raised policy rate from 4.5% to 10.0% in January 2014, from 8.0% to 16.5% in June 2018, from 17.75% to 24,0% in September 2018.

Source: Turkey Data Monitor

Fulya Gürbüz, Ph.D.

Nakit bütçe verilerinde artan faiz baskısı sinyalleri

Merkezi yönetim bütçe verileri için ön gösterge olan Hazine nakit dengesi Temmuz ayında 30,8 milyar TL açık verdi. Şubat ayından itibaren aralıksız açık veren nakit dengesi en son Haziran ayında 26,8 milyar TL açık vermişti. Nakit bütçe gelirleri Temmuz ayında aylık %42 artışla 87,0 milyar TL’ye yükselirken, 118,2 milyar TL’ye yükselen bütçe giderlerindeki artış %32 oldu.

2020 yılı başından bu yana nakit bütçe açığı toplamı 140 milyar TL’ye ulaştı ki 2019 yılının tümünde kaydedilen açık 131 milyar TL idi. 2018 yılında nakit bütçe açığı 70 milyar TL seviyesindeydi.

Kaynak: Turkey Data Monitor, Hazine ve Maliye Bakanlığı

Nakit dengesi verilerinin bir diğer önemi de bütçenin finansman kaynakları hakkında bilgi vermesi. Temmuz ayında 30,8 milyar TL’lik nakit bütçe açığının 48,9 milyar TL’si net borçlanmayla, 1,2 milyar TL’si Kasa/Banka kaleminde ortaya çıkan kur farkından kaynaklanırken, aradaki fark olan 18,2 milyar TL’lik fazlalık Hazine’nin Merkez Bankası’nda bulunan mevduat hesabına aktarıldı.

Nakit bütçe açığının finansmanında ana kalemi borçlanma bacağı oluşturuyor. Hazine’nin Temmuz ayındaki borçlanma stratejisine bakalım:

. Mart 2020’den beri yurt dışından borçlanmaya gitmeyerek net dış borç ödeyicisi konumunda olan Hazine, Temmuz ayında da dış borçlanmaya gitmedi, 379 milyon TL tutarında vadesi gelen dış borç ödemesini gerçekleştirdi. Elbette dış borç itfalarının düşük olmasının bunda etkisi var. Hazine’nin ilk yüklü dış borç ödemesi 4,6 milyar dolar olarak Mart 2021’de gerçekleştirilecek. Haziran 2021’de ise dış borç ödemesi 1,3 milyar dolar olacak.

. Temmuz ayında 14,9 milyar TL iç borç ödemesi yapan Hazine, 64,2 milyar TL iç borçlanma gerçekleştirdi. Böylece yurt içinden net borçlanma tutarı 49,3 milyar TL oldu.

Kaynak: Turkey Data Monitor, Hazine ve Maliye Bakanlığı

Anlaşıldığı üzere pandemi kaynaklı olarak gelirlerin azaldığı, giderlerin hızla arttığı, Türk lirasının değer kaybettiği mevcut dönemde Hazine yurt içi borçlanmaya ağırlık verdi. TL’nin yabancı para birimleri karşısında değerinin düşmemesi amacıyla TCMB döviz rezervlerinin eridiği bir ortamda, Hazine’nin kur riskini azaltmak adına iç borca yönelmesi elbette makul bir çözüm.

Peki, Türk lirası değer kaybetmesin diye Merkez Bankasının döviz rezervlerini eritmesinin maliyeti ne oldu?

İç talebi artırmak adına ağırlıklı olarak kamu bankaları aracılığıyla düşük faizle kredi musluklarının açılması, öte yandan da mevduat ve tahvil getirilerinin enflasyonun altında kalması (Merkez Bankasının bankalara politika faizinin altında borç vererek mevduat faizlerinin enflasyonun aşağısında kalmasına sebep olması -ki buna negatif reel faiz deniyor) ve son olarak da bankacılık sisteminin aktif kalitesini zedeleyici uygulamalar pandemide ikinci dalga endişeleriyle birleşince 2-yıllık devlet tahvilinin bileşik faizi Temmuz ayı başındaki %9,1 seviyesinden 11 Ağustos itibariyle %14 seviyesinin üzerine çıktı. Dolar/TL kuru ise Temmuz sonuna göre %6, Euro/TL kuru ise %5’in üzerinde yükseldi (yani TL, Dolar ve Euro karşısında değer kaybetti). Bu gelişmeler beraberinde ülke risk primini gösteren 10 yıl vadeli CDS primlerinin 600 seviyesinin üzerine çıkmasına sebep oldu.

Merkez Bankası bu gelişmelere,

. 7 Ağustos tarihli duyurusunda bankaların likidite imkanlarını azaltarak,

. gecelik fonlama maliyetini politika faizi olan %8,25 seviyesine yükselterek,

. 11 Ağustos’ta da likidite imkanını sıfırlayarak karşılık verdi.

BDDK ise 6 Ağustos tarihli duyurusunda belirli şartları sağlamaları halinde uluslararası kalkınma bankalarının TL’ye erişim sınırlamalarından muaf tutulduklarını duyurdu.

Merkez Bankası gelecek hafta 20 Ağustos tarihinde olağan para politikası toplantısını gerçekleştirecek. Merkez Bankasının 1 hafta vadeli borç verme faizi olan politika faizi %8,25 seviyesinde bulunuyor. Mayıs ayı toplantısında politika faizini %0,50 puan indirerek %8,25’e düşüren Merkez Bankası Haziran ve Temmuz ayları toplantılarında faiz değişikliğine gitmedi. Gelecek haftaki toplantıdan faiz artırım kararının gelmesi şimdilik belirsiz.

TCMB gelecek hafta faiz artırmazsa bile, bütçe açığının artmaya devam ettiği mevcut ortamda, güven tazeleyici adımların gelmesi gerekiyor. Aksi takdirde, Eylül ayında olmasa bile, artan iç borcunu tahvil ihraç ederek çevirmeye çalışan Hazine’nin itfalarının Eylül ayına göre 2 kat artacağı Ekim ayında tahvil faizleri üzerindeki baskı artabilir. Bu da TCMB’yi sert bir şekilde faiz yükseltmek zorunda bırakabilir. TCMB’nin sert faiz artışlarına, politika faizini Ocak 2014’te %4,5’ten %10,0’a, Haziran 2018’de %8,0’den %16,5’e, Eylül 2018’de %17,75’ten %24,0’e yükselttiğinde tanık olmuştuk.

Kaynak: Turkey Data Monitor

Dr. Fulya Gürbüz