Makro-ekonomi gündemi: İşsizlik, cari açık, sanayi üretimi, perakende satış, dış ticaret, TCMB beklenti anketi

10 Kasım, 2020, Salı

AĞUSTOS DÖNEMİ İŞGÜCÜ VERİLERİ

2020 yılı Temmuz döneminde toplam işsiz sayısı 4 milyon 227 bin kişi, işsizlik oranı %13,42, tarım dışı işsizlik oranı %15,92, genç işsizlik oranı %25,87 olmuştu.

11 Kasım 2020, Çarşamba

EYLÜL AYI CARİ İŞLEMLER DENGESİ VERİLERİ

Ağustos ayında cari işlemler dengesi 4,6 milyar dolar açık vermişti. Bunda dış ticaret dengesinin 5,3 milyar dolar açık vermesi, hizmetler dengesinin ise 1,2 milyar dolar fazla vermesinin etkisi oldu. Hizmetler dengesindeki artışa en önemli katkı ise 1,1 milyar dolarlık net turizm gelirlerinden geldi. Eylül ayında dış ticaret açığı önceki aya göre 0,2 milyar, turizm gelirleri de 0,2 milyar dolar artış yaşandı. Söz konusu iki faktör Eylül ayında cari işlemler açığında önceki aya göre değişikliğe işaret etmiyor.

EYLÜL AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi Ağustos ayında önceki aya göre %8,8 azalmış, ithalat miktar endeksi ise önceki aya göre %6,6 artış kaydetmişti. Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanan dış ticaret verileri ihracat ve ithalatın Eylül ve Ekim aylarında yükseldiğine işaret etmişti. Benzer eğilim, dış ticaret endekslerinde de görülecek.

12 Kasım 2020, Perşembe

TCMB VE BDDK, 6 KASIM 2020 TARİHLİ HAFTALIK PARA VE BANKA VERİLERİ 30 Ekim 2020 tarihli para ve banka verileri aşağıdaki gibidir:

13 Kasım 2020, Cuma

TCMB KASIM AYI BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARI

Ekim ayı Beklenti Anketi’nde yıl sonu beklentileri; enflasyonda %11,76, dolar/TL kurunda 7,90, cari işlemler açığında 28,2 milyar dolar, GSYH büyüme beklentisinde %0,8 daralma olarak sonuçlanmıştı.

EYLÜL AYI SANAYİ ÜRETİMİ ENDEKSİ VERİLERİ

Ağustos ayında sanayi üretimi önceki aya göre %3,4, önceki yılın aynı ayına göre %10,4 artış kaydetmişti. Böylece sanayi sektörü 2020 yılı 3. çeyreğinin ilk iki ayında aylık bazda ortalama %5,9 artış göstermiş oldu. Sanayi sektöründeki aktivitenin önemli göstergelerinden olan ihracatta Eylül ve Ekim aylarında kaydedilen artışlar hem sanayi üretimini hem de GSYH büyümesini olumlu yönde destekleyecektir.  

EYLÜL AYI PERAKENDE SATIŞ ENDEKSİ VERİLERİ

Ağustos ayında perakende satışlar önceki aya göre %1,9, önceki yılın aynı ayına göre %18,2 artış kaydetmişti. Böylece sanayi sektörü 2020 yılı 3. çeyreğinin ilk iki ayında aylık bazda ortalama %6,2 artış göstermiş oldu. Kovid-19 kaynaklı kapatmalarda gevşetmelerin başladığı Mayıs ayından itibaren bireysel ihtiyaç kredileri ve kredi kartı harcamalarındaki aylık artış hızının Eylül ve Ekim aylarında yavaşladığını görüyoruz. Türk lirasındaki değer kaybının hızlandığı ve enflasyonda yukarı yönlü baskıların artmaya devam ettiği Eylül ve Ekim aylarında perakende satışlarda zayıflama görme ihtimali yüksek gibi duruyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed “Ekonominin seyri virüse bağlı” dedi, politika faizini değiştirmedi

ABD Merkez Bankası (Fed) 5 Kasım’da gerçekleştirdiği para politikası toplantısında politika faizi olan federal fon faiz oranı hedef aralığını değiştirmeyerek %0,0-0,25 seviyesinde sabit tuttu. Söz konusu hedef aralığı bankaların gecelik (O/N) olarak birbirlerine borç verme faiz aralığını ifade ediyor. Fed, bankaları iskonto penceresinden iskonto faiz oranı ile O/N fonluyor. Fed, iskonto faiz oranını farklı bir toplantı ile kararlaştırıyor.

Fed, toplantı sonrası yayınladığı basın duyurusunda, ekonomik aktivite ve istihdamda toparlanma yaşansa da 2020 yılı başındaki seviyelerin henüz yakalanmadığını, zayıf talep ve petrol fiyatlarındaki düşüşün tüketici fiyat enflasyonunu aşağı çektiğini belirtti. Ekonominin gidişatının büyük ölçüde virüsün seyrine bağlı olduğuna dikkat çekiyor Fed.

ABD’de işsizlik oranı Covid-19’un pandemi ilan edildiği Mart 2020 öncesinde %3,5 seviyesinde seyrederken, kapatmaların etkisiyle Nisan ayında %14,7 seviyesine yükselmiş; parasal genişleme, makro-ihtiyati tedbirler ve iş yerlerinin açılmaya başlanmasıyla birlikte işsizlik oranı düşüşünü sürdürerek en son Ekim ayında %6,9 seviyesine gerilemiştir. Enflasyona yönelik ön göstergelerden olan ortalama saatlik kazançlar ise Ekim ayında bir önceki aya göre %0,1, bir önceki yılın aynı ayına göre %4,5 artış kaydetti. Aşağıdaki grafik 2008 Finansal Kriz’den bu yana ABD’de enflasyon, işsizlik ve politika faizi gelişmelerini gösteriyor:

Basın duyurusunda yer alan bir diğer ayrıntı da Fed’in önümüzdeki aylarda Hazine tahvilleri ve ipoteğe dayalı menkul kıymet (mortgage backed securities-MBS) alımında artışa gideceğini duyurmuş olması.

2008 krizinden 2014 yılı sonuna kadar Fed, tahvil alımları yoluyla bilançosunu 1 trilyon dolar seviyesinden 4,5 trilyon dolar seviyesine çıkarmış, ekonomik aktivitede hedeflerin ulaşılmasıyla birlikte Fed, 2018 yılı başından itibaren varlık alımlarını azaltarak Ağustos 2019’da 3,76 trilyon dolar seviyesine kadar düşürmüştü. Mart 2020’de 4,3 trilyon dolarlık bilanço büyüklüğü 12 Ağustos’ta 7,0 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor. Aşağıdaki grafik 2008 Finansal Kriz sonrası Fed bilançosu ve politika faizi hamlelerinin seyrini gösteriyor:

Fed’in 12 Ağustos tarihli bilançosunda, toplam varlıklarının 6,3 trilyon doları satın almış olduğu menkul kıymetlerden (Hazine tahvilleri ve ipoteğe dayalı menkul kıymetler) oluşuyor. Fed, 11 Mart 2020’den 12 Ağustos 2020 tarihine kadar 1,8 trilyon dolarlık Hazine tahvili, 0,6 trilyon dolarlık ipoteğe dayalı menkul kıymet satın aldı. Varlıklarının finansmanı yani yükümlülükler tarafında ise, Fed aynı dönemde 0,2 trilyon dolar ek banknot bastı; bankaların mevduatı 1,1 trilyon dolar, Hazine hesabı ise 1,3 trilyon dolar artış kaydetti. Hazine ayrıca kredi tesisi için 0,1 trilyon dolar katkı yaptı.

Dr. Fulya Gürbüz

İmalat sektörü ve maliyetleri büyürken Merkez Bankası sadece muslukları kapatmamalı

Küresel imalat sektörleri Ekim ayında ortalamada büyümeyi sürdürdü

JP Morgan PMI verilerine göre küresel imalat sektörü son dört aydır yükselişini sürdürerek Ekim ayında 53,0 seviyesine yükseldi. Endeks Eylül ayında 52,4 değerini almıştı. Endeksin 50 üzeri aldığı değerler sektörde büyümeye işaret ediyor. Aşağıdaki grafik 2011 yılından bu yana JP Morgan İmalat Sektörü PMI endeksinin seyrini gösteriyor. Grafikte, Covid-19 kaynaklı küresel bazda kapatmaların yaşandığı Nisan ayında imalat sektöründeki sert düşüşü, ardından da gevşetilmelerin başladığı Mayıs ayı ile birlikte toparlanmanın devam ettiğini gösteriyor.

Kaynak: JP Morgan, IHS Markit

IHS Markit PMI Ekim ayı verilerine göre pandemide yeni dalgaların kısıtlamalara sebep olduğu başta Avrupa olmak üzere Avustralya, Endonezya, Filipinler, Hong Kong, İrlanda, Malezya, Meksika ve Myanmar’da üretim gerilerken kısıtlamaların gevşetildiği ülkelerde imalat sektörü büyümeye devam ediyor. Şaşırtıcı değil, kısıtlamaların devam etmesi küresel bazda talep zincirinde kırılmalara ve fiyat artışlarına sebep oluyor.

Öte yandan kısıtlamaların etkisiyle pandemiyle savaşında bir anlamda zafer ilan eden Çin’de artan iç talep etkisiyle imalat sektörü büyümesini sürdürüyor. Çin imalat sektörü PMI endeksi Ekim ayında önceki aya göre 0,6 puan artışla 53,6 seviyesine yükseldi. Çin’de pandeminin ilk patlak verdiği dönemde üretim kesintileri tüm dünyayı etkisi altına almıştı; Ekim ayına geldiğimizde özellikle Avrupa ve ABD kaynaklı üretim daralmalarının Çin ekonomisinin performansını aşağı çektiğini söylemek yanlış olmaz. ABD imalat sektörü PMI raporunda da özellikle Avrupa kaynaklı talep daralmasının ABD ihracatını olumsuz etkilediği belirtiliyor.

Çin’deki üretim artışının özellikle Almanya’nın Çin’e ihracatını artırdığını, bunun bir sonucu olarak Almanya imalat sektörü PMI endeksinin Eylül ayındaki 56,4 seviyesinden Ekim ayında 58,2 seviyesine yükseldiğini eklemekte fayda var.

Almanya imalat sektöründeki hızlanma Türkiye’yi de olumlu etkiledi

Elbette en büyük ticaret ortağımız olan Almanya imalat sektöründeki hızlanma Türkiye imalat sektörünü de olumlu etkilemeye devam ediyor. ISO ve IHS Markit iş birliğiyle hazırlanan Türkiye imalat sektörü PMI endeksi Ekim ayında önceki aya göre 1,1 puan artışla Ekim ayında 53,9 seviyesine yükseldi; üretimde, yurt içi ve yurt dışı yeni siparişler ile istihdamda artış kaydedildi. IHS Markit-İSO verilerine göre “Giyim ve gıda ürünleri gibi daha çok tüketiciye yönelik çalışan sektörlerdeki firmalar, Ekim’de de yeni sipariş almakta zorlanmaya devam etti. Buna karşılık, ana metal sanayi ve kimyasal, plastik ve kauçuk gibi sektörler güçlenmeyi sürdürdü.”. ISO Türkiye PMI raporunda ihracat siparişlerindeki artış sinyalini Ekim ayı Ticaret Bakanlığı verileri de doğruladı: Türkiye’nin ihracatı Ekim ayında önceki aya göre %5,6 artışla 17,3 milyar dolara, ithalatı ise %8,5 artışla 19,7 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Öte yandan, Türkiye PMI raporunda da dikkat çekildiği üzere, özellikle yurt dışından temin edilen girdilerde tedarik zincirindeki sorunlar sebebiyle Ekim ayında gecikmeler yaşandı. Firmaların satın alımları Ekim ayında hızlansa da söz konusu girdiler üretim süreçlerinde kullanılmak zorunda kalındı. Dolayısıyla hem kurdaki artış hem de küresel tedarik zincirindeki sorunlar önümüzdeki aylarda da Türkiye’nin üretim maliyetleri üzerinde baskı oluşturmaya devam edecek.

Enflasyon TL’de değer kaybına, TL’deki değer kaybı enflasyonda artışa sebep oluyor

TÜİK verilerine göre yurt içi üretici fiyat enflasyonu (Yİ-ÜFE) Ekim ayında önceki aya göre %3,55, önceki yılın aynı ayına göre %18,2 artış kaydetmişti.

Merkez Bankasının rezervlerini azaltmak pahasına TL sıkışıklığı yaratarak TL’de değer kaybını düşük tutmaya çalışmasının ardından Hükumetin 29 Eylül 2020’de duyurduğu 2021-2023 Yeni Ekonomi Programında yüksek kur işareti verilmesiyle birlikte TL’deki değer kaybı durmuyor. TL değer kaybettikçe enflasyon yükselmeye, enflasyon yükseldikçe TL’de değer kaybı sürüyor.

TL ve enflasyondaki gelişmelere karşılık Merkez Bankası ne yapıyor?

Merkez Bankası 6 Ağustos’ta iktisadi toparlanmanın güç kazandığına işaret ederek bankalara likidite imkanını kademeli olarak azaltarak sıfırlamış, repo ihale miktarlarını düşürmüş ve vadelerini uzatmış, bankaların Türk lirası ve yabancı para zorunlu karşılık oranları artırılmış, 2 Kasım’daki duyurusuyla Bankalararası Para Piyasası’nda bankaların borç alabilme limitleri sıfırlanmıştı. Merkez Bankası 19 Kasım’da olağan para politikası toplantısını gerçekleştirecek. 22 Ekim tarihli toplantısında Banka, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını artan enflasyonist baskılara rağmen %10,25 düzeyinde sabit tutmuş, buna karşın Geç Likidite Penceresi işlemlerinde uygulanan gecelik borç verme faiz oranını %14,75 seviyesine yükseltmişti. Merkez Bankasının faiz kararını duyurmasıyla birlikte Türk lirası üzerindeki baskı artmaya başladı. Paralelinde, 22 Ekim toplantısı öncesinde %12,52 olan Merkez Bankasının bankaları ortalama fonlama maliyeti 4 Kasım itibariyle %13,99 seviyesine yükseldi. Aşağıdaki grafikte mavi taralı alan sol eksendeki Merkez Bankasının bankaları fonlama miktarını, siyah çizgi ise sağ eksendeki ortalama fonlama maliyetini gösteriyor.

Kaynak: Merkez Bankası

Merkez Bankasının açık piyasa işlemleriyle hem vade hem de miktarsal kısıtlamaların Türk lirasındaki kaybı geri döndüremediğini, bankaların finansmana ulaşımı kısıtlandıkça Türk lirasındaki değer kaybının da sürdüğünü görüyoruz. Başka bir deyişle Merkez Bankasının geç likidite penceresi hamlesinin Türk lirasına güven artışını sağlamaya yetmedi.

Parasal sıkılaştırma kredi maliyetlerini yukarı çekiyor

Sadece girdi maliyetleri değil kredi maliyetleri de artıyor. 23 Ekim itibariyle tüketici kredi faizleri ortalama %18,6, ticari kredi faizleri ortalama %15,8 seviyesindeyken, bankaların TL mevduat maliyeti ortalama %12,4 seviyesinde bulunuyor.

Enflasyon baskısı Merkez Bankası enflasyon tahminlerini yükseltti

28 Ekim’de yayınlanan 4. çeyrek Enflasyon Raporunda Merkez Bankası 2020 yıl sonu enflasyon tahminini ortalamada %12,1 seviyesine yükseltirken 2021 yıl sonu enflasyon tahmini ortalamada %9,4 oldu. Türk lirasında yaşanan değer kaybı ve tedarik zincirindeki bozulmalar girdi maliyetlerini artırırken çıktı fiyatları artışındaki hızlanma hem üretici hem de tüketici fiyatlarını yukarıya çekmeye devam edecek.

Merkez Bankası 19 Kasım toplantısında nasıl bir politika izlemeli?

Mevcut şartlar, 19 Kasım toplantısında Merkez Bankasının para politikasını sadeleştirmek ve dolayısıyla güven artırmak adına 1 hafta vadeli borç verme faizi olan politika faizini %10,25 seviyesinden Merkez Bankası ortalama fonlama maliyeti olan %14 seviyesine yaklaştırması gerekiyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomi gündemi: İhracat, ithalat, küresel imalat ve hizmet sektörü PMI, enflasyon, Fed ve BoE faiz kararları, nakit bütçe, ABD işsizlik oranı

2 Kasım 2020, Pazartesi

TÜRKİYE VE KÜRESEL İMALAT SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ

IHS MARKIT tarafından 23 Ekim’de açıklanan ilk tahminlere göre en büyük ticaret ortağımız olan Almanya imalat sektörü PMI verisi 58 değeri ile son 30 ayın, üretim PMI ise 62,4 değeri ile son 116 ayın en yüksek değerlerine ulaştı. Endeksin 50 seviyesi üzerindeki değerler sektörde önceki aya göre büyüme olduğuna işaret ediyor. Söz konusu yükselişte, başta Çin olmak üzere Asya, ABD ve Avrupa’dan gelen siparişlerdeki artış etkili oldu. Benzer şekilde öncü ticaret ortaklarımızdan İngiltere imalat sektörünü de Ekim ayında Asya, ABD ve Avrupa kaynaklı ihracat siparişleri destekledi. Öte yandan ABD imalat sektörü Ekim ayında büyüme eğilimini korusa da diğerlerinden farklı olarak ihracat siparişlerinde daralma yaşandı. Almanya ve İngiltere imalat sektörlerinde üretim ve ihracat taleplerinde Ekim ayında kaydedilen artış Türkiye imalat sektörü üretimi, ithalatı ve ihracatı açısından da iyimser bir görünüm ortaya koyuyor. Geçen hafta açıklanan mevsimsellikten arındırılmış Ekim ayı imalat sektörü kapasite kullanım oranı daha yavaş bir hızla olsa da Mayıs ayından beri yükselişini sürdürürken; reel kesim güven endeksi (RKGE), yatırım harcamalarında Şubat 2020’den bu yana ilk kez büyüme kaydedildiğini, stoklarda ise artışın sürdüğüne işaret etti. SAMEKS Sanayi Endeksi ise imalat sektöründen farklı olarak yeni siparişlerde bozulmanın önceki aya göre hızlandığına işaret etti. Krediler tarafında ise BDDK verilerine göre Ekim ayının ilk 3 haftasında kredi artış hızında yavaşlama eğiliminin sürdüğünü görüyoruz. Pazartesi açıklanacak olan İSO Türkiye İmalat Sektörü PMI endeksinde ihracat ve yurt içi talep tarafındaki işaretleri alacağız. TİM ve Ticaret Bakanlığının yayınlayacağı Ekim ayı dış ticaret verileri de söz konusu gelişmeyi teyit edip etmediğini gösterecek.

3 Kasım, 2020, Salı

EKİM AYI ENFLASYON VERİLERİ

AA Finans anketine göre Ekim ayı TÜFE beklentisi ortalaması aylık %2,01 artış ve yıllık %11,76 artışa işaret ediyor. Türk lirası ortalama olarak Ekim ayında önceki aya göre %4,81 değer kaybetti. Eylül ayındaki değer kaybı %3,51 iken Ekim ayında yılbaşına göre değer kaybı %34,94 oldu.

4 Kasım 2020, Çarşamba

KÜRESEL HİZMET SEKTÖRÜ PMI VERİLERİ

23 Ekim’de açıklanan IHS MARKIT Hizmet Sektörü PMI verileri ABD dışında Japonya, Euro Bölgesi ve İngiltere hizmet sektörlerinde Eylül ayına göre bozulma işaretleri vermişti. Yeni verilerle dünyanın geri kalan ülkelerindeki eğilimi anlayacağız.   

5 Kasım 2020, Perşembe

ABD MERKEZ BANKASI (FED) FAİZ KARARI

ABD ekonomisi pandeminin patlak verdiği 2020 yılı 2. çeyreğinde, önceki çeyreğe göre yıllıklandırılmış olarak %31,4 daralmasının ardından 3. çeyrekte %33,1 büyüme kaydetti. ABD, GSYH büyüme verilerini çeyrek bazda yıllıklandırılmış olarak yayınlıyor. Kafa karışıklığını önlemek adına ABD ekonomisinin ilk çeyrekte önceki çeyreğe göre %1,3 daraldığını, 2. çeyrekte önceki çeyreğe göre %9,0 daraldığını, 3. çeyrekte ise önceki çeyreğe göre %7,4 büyüdüğünü dikkatinize sunayım. ABD ekonomisi son çeyreğe ise olumlu başladı. IHS Markit PMI verilerine göre Ekim ayında hem hizmet hem de imalat sektörü üçüncü çeyrekteki büyüme eğilimini sürdürdüğünü gösterdi. Covid vaka sayılarının hızlanarak devam ettiği ABD’de 3 Kasım’daki seçimleri sonuçlarının ardından covid kaynaklı tedbirler ve teşvik paketleri ekonominin seyrine yön verecek. Böyle bir süreçte 5 Kasım tarihli toplantıda her ne kadar faizde değişiklik beklenmese de riskler ve beklentiler konusunda Fed’den gelecek mesajlar önemli olacak. Fed’in politika faiz hedef aralığı %0,0-0,25 seviyesinde bulunuyor. 16 Eylül tarihli toplantı kararında Fed söz konusu politika faizinin maksimum istihdam ve %2’lik enflasyon hedeflerine ulaşılana kadar mevcut seviyesinde tutulacağı, hanehalkı ve şirketlerin kredi ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla önümüzdeki aylarda satın alınacak devlet tahvil ve ipoteğe dayalı menkul kıymetlerin (MBS) miktarında artışa gidileceği ifade edilmişti.

İNGİLTERE MERKEZ BANKASI (BOE) FAİZ KARARI

Dünyanın altıncı büyük ekonomisi olan İngiltere’de Merkez Bankası (BoE) ekonomide hızlanma işaretlerine rağmen pandemi ve Brexit risklerine istinaden 17 Eylül tarihli para politikası toplantısında %0,1 seviyesindeki politika faizini korumuş, ek teşvik paketleri ve negatif faiz konusunda kapıyı aralamıştı. İngiltere ekonomisi 2020 yılı ilk çeyreğinde önceki çeyreğe göre %2,5, ikinci çeyreğinde ise önceki çeyreğe göre %19,8 daralma kaydetmişti. 20 Ekim’de BoE Para Politikası Kurulu Harici Üyesi olan Gertjan Vlieghe, İngiltere ekonomisini değerlendirdiği konuşmasında pandemi krizine yönelik olarak maliye politikasının para politikasına kıyasla ekonomiye daha fazla katkıda bulunduğunu, son aylarda ekonomide kaydedilen hızlanmaya rağmen artan covid tehlikesine bağlı olarak ekonomiyi rayda tutmak adına ek teşviklere ve negatif faize vurgu yaptı. Vlieghe, negatif faiz uygulayan ülkelerde talep ve enflasyonda canlanmaya ilişkin olarak bir dizi kanıt topladıklarına dikkat çekiyor. 5 Kasım tarihli toplantıda negatif faiz olmasa bile toplam 745 milyar pound hedefli devlet tahvilleri ve yatırım yapılabilir notuna sahip finans dışı şirket tahvilleri satın alımı miktarında artırım görme ihtimali yüksek. Zira Vlieghe konuşmasında negatif faiz için üç koşulun sağlanması gerektiğini savunuyor: Uygulanabilirlik, etkililik ve uygunluk.

6 Kasım 2020, Cuma

EKİM AYI NAKİT BÜTÇE VERİLERİ

Eylül ayında Hazine nakit bütçesi 30,8 milyar TL açık vermiş böylece 2019 yılında toplam 130,5 milyar TL açık veren nakit dengesi 2020 yılı ilk dokuz ayında toplam 140,7 milyar TL açık vermiş oldu.

ABD İŞGÜCÜ VERİLERİ

ABD’de işsizlik oranı Eylül ayında %7,9’a gerilerken (Nisan ayında %14,7 seviyesine yükselmişti), ortalama saatlik kazançlar yıllık %4,65 oldu.

Dr. Fulya Gürbüz